Ekmen, Türkiye'deki hukuk düzeni ve yargı süreçlerine dair önemli reform çağrıları yaparak, yargı bağımsızlığı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ve savunma hakkı gibi temel hukuk devleti ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yargı Bağımsızlığı ve Hukukun Üstünlüğü
Ekmen, yeni adli yılın sadece takvimsel bir başlangıçtan daha fazla anlam taşıdığını belirterek, "Yeni adli yıl, yargı düzeninin kurumsal işleyişi, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri, adaletin erişilebilirliği ve etkinliği açısından toplumsal beklentilerin yeniden şekillendiği kritik bir dönemeçtir" dedi. Türkiye’nin Anayasası'nda yer alan 9. ve 138. maddelere atıfta bulunarak, yargının bağımsızlığının ve hâkimlerin sadece Anayasa ve vicdani kanaatlerine bağlı olduklarının güvence altına alındığını ifade etti.
Ekmen, bu güvencelerin sadece kağıt üzerinde değil, pratikte de geçerli olması gerektiğini belirterek, bağımsızlığını kaybeden bir yargının toplumsal güveni zedeleyeceğini ve güven bunalımı üreteceğini söyledi. Yargının adalet dağıtmak yerine toplumu daha fazla kutuplaştırmaması gerektiğini vurguladı.
Adalet İçin Köklü Reformlar Zorunludur
Ekmen, adli yılın başlangıcında yapılacak açıklamaların sembolik söylemlerle sınırlı kalmaması gerektiğini, aksine köklü reformlarla anılması gerektiğini ifade etti. Bu reformlar arasında tutukluluğun istisnai bir tedbir olarak uygulanması, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının gecikmeksizin uygulanması, hâkim ve savcıların mesleki bağımsızlıklarını güçlendiren objektif ölçütlerin hayata geçirilmesi gibi bir dizi önemli adım yer alıyor.
Yargıda Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik
Ekmen, yargı süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamunun denetimi gibi temel ilkelerin kurumsallaştırılmasının gerekliliğine dikkat çekerek, savunma hakkı ile ilgili düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, ifade ve basın özgürlüğü konularında alınacak yargı kararlarının, demokratik toplum gereklerine uygun bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Avukatların Mesleki Güvenliği
Ekmen, savunma hakkının ayrılmaz bir parçası olan avukatların mesleki güvenliğini teminat altına alacak düzenlemelerin güçlendirilmesinin önemini de dile getirdi. Hukukun ve adaletin sadece yargı mercileriyle sınırlı kalmayıp, avukatlar ve tüm savunma mekanizmalarının da güven içinde çalışabileceği bir ortamın sağlanması gerektiğini vurguladı.
Toplumsal Güven İçin Adım Atılmalı
Ekmen, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Bu yeni dönemin, toplumsal güveni yeniden tesis edecek adımların atıldığı, adaletin gecikmediği ve herkes için eşit şekilde işlediği bir yıl olmasını temenni ediyorum.” Ekmen’in açıklamaları, sadece yargının değil, Türkiye’nin hukuk sisteminin de köklü değişimlere ve reformlara ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.





