Mersin’in Erdemli ilçesinde kıyıya dev bir otel ve yat limanı inşa edilmesi için kritik bir süreç başladı. Kürk Gayrimenkul Yatırımları tarafından hayata geçirilmek istenen “Kürk Resort ve Kongre Merkezi” projesi için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun son hali kamuoyuna sunuldu. Ancak projenin geçtiği güzergâh, hem doğal hem de kültürel miras açısından ciddi soru işaretleri barındırıyor.
Yeşil Alan ve Sit Statüsü Değiştirildi
Güney Gazetesinden Abidin Yağmur'un haberine göre; Projenin kamuoyunda gündem olmasıyla birlikte dikkat çekici bir gelişme yaşandı: ÇED raporunun ilan edilmesinden yalnızca üç gün önce, otelin yapılacağı yaklaşık 14 hektarlık alanın Çevre Düzeni Planı değiştirildi. Önceki planda “Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı” ile “1. derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tanımlanan bölge, yeni planla “Turizm Alanı”na dönüştürüldü.
Arkeolojik Kalıntılar Göz Ardı Mı Ediliyor?
Projeye ayrılan arazide tescilli kültürel varlıklar bulunuyor. Akkale harabeleri, su kemerleri, sarnıçlar ve tarihi işliklerin bulunduğu alanda herhangi bir arkeolojik kazı yapılmadan ÇED raporuna olumlu görüş verildi. Şirket, tarihi yapılara zarar vermeyeceğini beyan etti; bu beyan da Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından yeterli görüldü.
Deniz Doldurulacak, 6 Katlı Otel ve Yat Limanı Geliyor
ÇED raporuna göre tesis; 513 odalı, 1516 yatak kapasiteli bir otel ve 1200 metrekarelik göl evlerinden oluşacak. Yapının inşaat alanı toplam 133 bin metrekareyi bulacak. Bununla da kalmayacak: Projeye entegre bir yat limanı ve mendirek inşa edilecek. Bu da deniz dolgusu anlamına geliyor.
Atıksu Belirsizliği: Akdeniz Tehlikede Mi?
En büyük endişe ise atıksu arıtmasıyla ilgili. MESKİ, bölgede mevcut bir arıtma altyapısının olmadığını belirterek firmaya kendi biyolojik arıtma tesisini kurma şartı koştu. Ancak ÇED raporunda, denize deşarj yapılacağı belirtilmesine rağmen bilimsel detay ve teknik altyapı sunulmadı.
“Kalkınma” Vurgusu, Ekoloji Kaygısını Bastırıyor
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, plan değişikliğini “turizmi canlandırmak ve istihdamı artırmak” gerekçesiyle savunuyor. Bakanlık, plan notunda; bölgesel kalkınma, altyapı yatırımları ve sosyal donatı ihtiyacının karşılanması gibi gerekçelere yer verdi. Ancak uzmanlar, kıyı tahribatının ve kültürel mirasın görmezden gelinmesinin uzun vadede geri döndürülemez sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.



