Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Adana ve Mersin Şubeleri, Seyhan, Ceyhan, Tarsus Çayı ve Deliçay’ın sanayi baskısı altında kalmasından endişe duyduklarını belirterek, bu önemli su kaynaklarının korunması için acil önlemler alınması çağrısında bulundu. Ortak açıklama, özellikle son dönemde sosyal medya ve haber sitelerinde yer alan, bu nehir ve çaylara deşarj edilen atık suların görüntülerinin ardından yapıldı.
Sanayi Baskısı ve Kirlenme Tehdidi: Su Kaynakları Tehlikede!
Adana ve Mersin illerinde önemli su kaynakları olan Seyhan, Ceyhan, Tarsus Çayı ve Deliçay, sanayi faaliyetlerinin baskısı altında ciddi kirlilik yüküne maruz kalıyor. ÇMO Adana Şube Başkanı Deniz Orhan ve ÇMO Mersin Şube Başkanı Sinan Can, bu su yollarının ekosistemleri ve su kalitesinin büyük zarar gördüğünü belirtti. Yaptıkları açıklamada, Çukurova’nın yaşam damarları olan bu nehirlerin, çeşitli müdahaleler nedeniyle doğal dengesini yitirdiği ve su yaşamı üzerinde ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çektiler.
Öne Çıkan Tespitler:
Sanayi Deşarjları: Sanayi bölgelerinden yapılan deşarjların çevresel standartların çok üzerinde olduğu, bu yüzden nehirlerin taşıma kapasitesinin aşıldığı belirtildi.
Tarım ve Hayvancılık Kirliliği: Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan gübre ve organik atıkların nehir kıyılarına bırakıldığı, bu durumun ötrofikasyona (su kirliliği ve oksijen azalma) yol açtığı vurgulandı.
Mikroplastik Kirliliği: Atık geri dönüşüm ve plastik işleme tesislerinin bulunduğu bölgelerde, altyapı eksiklikleri nedeniyle mikroplastik kirliliği önemli bir sorun haline geldiği ifade edildi.
Zeytinyağı Üretimi ve Balık Ölümleri: Ceyhan havzasındaki zeytinyağı üretimiyle ilişkilendirilen balık ölümleri, üretim sürecinin çevresel etkileri açısından hassasiyetle incelenmesi gerektiği belirtildi.
Acil Önlemler:
ÇMO, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin korunması ve su kalitesinin iyileştirilmesi için çeşitli önerilerde bulundu. Bunlar arasında:
Deşarj Standartlarının Sıkılaştırılması: Endüstriyel ve kentsel atık deşarjları için daha katı çevresel sınırların getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Havza Koruma Planları: Çevresel yönetim ve koruma planlarının güncellenmesi ve uygulanması çağrısı yapıldı.
Sürekli İzleme ve Erken Uyarı Sistemi: Su kalitesinin sürekli izlenmesi için online izleme istasyonlarının kurulması gerektiği vurgulandı.
Mikroplastik ve Geri Dönüşüm Yönetimi: Atıksu analizlerine mikroplastik parametrelerinin eklenmesi ve plastik atık geri dönüşüm tesislerine ileri arıtma sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi talep edildi.
Tarım ve Hayvancılık Kirliliği Kontrolü: Tarımda gübre yönetimi ve hayvansal atıkların kontrol altına alınması için çiftçilere eğitim verilmesi gerektiği ifade edildi.
Sanayi Altyapısının Güçlendirilmesi: Sanayi sitelerinin ortak arıtma tesisleri kurmaları için teşvik edilmesi gerektiği, küçük işletmelerin ise kademeli uyum destekleriyle desteklenmesi gerektiği belirtildi.
Zeytinyağı Üretimi ve Dönemsel Denetim: Zeytinyağı üretim dönemi gibi yüksek kirlilik riskli dönemlerde denetimlerin artırılması gerektiği vurgulandı.
Sonuç ve Çağrı:
ÇMO Adana ve Mersin şubeleri, bu önlemlerin hızla uygulanması gerektiğini belirterek, ilgili tüm kurum ve kuruluşları sorumluluk almaya davet etti. Aksi takdirde, ekosistem kayıpları, ekonomik ve sosyal maliyetler artacak ve geri dönülmesi imkansız zararlarla karşılaşılabileceği konusunda uyardılar. Bölgedeki su güvenliği, halk sağlığı, deniz kirliliği ve sürdürülebilir tarımsal üretimin korunması için bu adımların atılmasının kritik önemde olduğuna vurgu yapıldı.