Kış, Türkiye’nin kalkınma modeli olarak borçlanma rejiminin benimsendiğini belirterek, mevcut ekonomik tabloyu "devletin değil, bankaların planı" olarak tanımladı. Bu bütçeyi bir kalkınma programı değil, bir borç yönetim planı olarak eleştiren Kış, “Harita başkalarının elinde, bedeli milletin cebinde” dedi.

“Borçla Yaşayan Yeni Vatandaş Tipi”

Kış, Türkiye’deki ekonomik modelin sessizce değiştiğini vurguladı. Üretim, inovasyon ve istihdamın yerini borç yükünün aldığını ifade etti. Kredi kartı limitlerinin, maaşların yerini aldığı bir döneme girildiğini belirten Kış, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 5,8 trilyon TL’yi geçtiğini söyledi. Bu durumun sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir olgu haline geldiğini de sözlerine ekledi. Kış, Türkiye'de artık meslek yerine kredi skoru ile değerlendirilen bir vatandaş tipi yaratıldığını ifade ederek, “Eskiden insanın mesleği sorulurdu, şimdi kredi skoruna bakılıyor. AKP’nin yarattığı yeni vatandaş tipi bellidir: Borçla yaşayan, geleceği bankaya ipotekli insan” dedi.

Faiz Ekonomisi: Bankalar Rekor Kırarken, Vatandaş Zorluk Çekiyor

Kış, Türkiye’deki ekonomik denetimin artık bankaların elinde olduğunu belirtti. Sadece bu yılın ilk 10 ayında bankacılık sektörünün net kârının 751,6 milyar TL’ye ulaştığını, aynı dönemde vatandaşların bankalara ödediği faiz miktarının ise 992,4 milyar TL olduğunu vurguladı. Kış, hükümetin ekonomi yönetimini eleştirerek, bu bütçenin, vatandaşların ekonomik refahını artırmak yerine, sadece bankaların çıkarlarını gözettiğini dile getirdi: “Bütçe dediğiniz, ülkenin ne üreteceğini gösteren bir yol haritası olmalıydı. Oysa AKP, vatandaşın her sabah kur, faiz, kredi limiti ve icra tehdidiyle uyandığı bir düzen inşa etti. Ekonomi değil, borç psikolojisi yönetiliyor. Bu tabloya göre devlet, yurttaşına refah sunmuyor; bankaların tahsilat ajandasını uyguluyor.”

Tarımda Üretici Değil, Borç Büyütülüyor

Kış, Türkiye’nin tarım sektöründeki sorunlara da dikkat çekti. Çiftçilerin üretim maliyetlerinin altında ezildiğini ve bankalara olan borçlarının 1,1 trilyon TL’yi geçtiğini ifade etti. Ayrıca, batık tarım kredilerinin artış oranının %214’e çıktığını belirtti. “Bu ülkenin çiftçisi artık toprağı değil, borcu ekiyor” diyen Kış, tarımın stratejik değil, finansal bir krize dönüştüğünü vurguladı. Kış, AKP’nin tarım politikasını ise “Tohumun adı teminat, çiftçinin adı müşteri” şeklinde eleştirdi.

KOBİ’ler Borçla Ayakta Duruyor

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) de aynı borç yükü altında olduğunu belirten Kış, KOBİ’lerin bankalara olan toplam borcunun 6 trilyon TL’ye dayandığını söyledi. KOBİ’lerin artık üretim yapmaktan çok kredi ödeme takvimi hazırladıklarını belirten Kış, Türkiye’de teknoloji üretilemediğini ancak borçlandırma mekanizmasının mükemmel işlediğini söyledi. “Ekonominin aktörleri üretimden değil, batmama mücadelesinden sorumlu” diyen Kış, mevcut ekonomik sistemin kitlesel finansal tutsaklık yarattığını ifade etti.

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti.
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti.
İçeriği Görüntüle

Bütçe, Borçlandırma Talimatıdır

Gülcan Kış, 2025 yılı bütçesinin bir ekonomik yönetim belgesi değil, borçlandırma talimatı olduğunu söyledi. “Bu bütçede kalkınma yok, yatırım yok, üretim yok. Tek bir vizyon var: Borcu büyüt, faizi besle, bankayı koru. Vatandaşı icranın önünde yalnız bırak, sonra da adına ‘bütçe’ de” diyerek bütçenin içeriğini eleştirdi. Kış, “Bu bütçe bir pusula olsaydı, sapı bankalara bakardı” şeklinde konuştu.

15 Aralık: Bir Bütçeden Fazlası Görüşülecek

CHP’li Gülcan Kış, 15 Aralık’ta yapılacak bütçe görüşmelerinin teknik bir tartışmadan çok daha fazlası olacağına dikkat çekti. Kış, “O gün konuşacağımız yalnızca sayılar değil. Bu sayılar, milyonların yaşam standardını, çocukların geleceğini ve bu ülkenin kaderini belirliyor. Birileri için kâr hanesi dolarken, bir milletin ömrü faizle eksiliyor” dedi.

Kış, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin, Türkiye’nin içinde bulunduğu borç sarmalının ve hükümetin ekonomik tercihleri ile ülkenin geleceğine dair önemli bir gösterge olacağını belirterek, tartışmaların oldukça yüksek tempolu geçeceğini söyledi.