CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, servis kullanan bir lise öğrencisinin okula başlangıç giderinin 81 bin 524 TL’yi aştığını belirterek, “Okullar açıldı ama parasız eğitim kâğıt üzerinde kaldı. Eğitim hakkı ailelerin ödeme gücüne bırakılamaz” dedi. Kış, devlet okullarında her öğrenciye ücretsiz sıcak yemek ve temiz içme suyu sağlanması çağrısında bulundu.
Yeni eğitim öğretim yılında milyonlarca öğrenci ders başı yaparken, okul masraflarındaki artış siyasetin de gündemine taşındı.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, kırtasiye ve okul kıyafetinden servis ve beslenmeye kadar ailelerin üstlendiği giderlere dikkat çekerek devlet okullarındaki “parasız eğitim” ilkesinin uygulamada karşılığını bulmadığını savundu.
Kış, “Çantasından defterine, kıyafetinden servisine, yemeğinden suyuna kadar eğitimin neredeyse her kaleminin faturası ailelere çıkarılıyor” dedi.
Bir öğrencinin başlangıç maliyeti 81 bin 524 TL
Kış'ın paylaştığı verilere göre okula başlangıç maliyetleri geçen yıla kıyasla yüzde 23 ile yüzde 29 arasında arttı.
Servis kullanan bir lise öğrencisinin başlangıç giderinin 81 bin 524 TL'yi, ilkokul öğrencisinin giderinin ise 77 bin 559 TL'yi aştığını belirten Kış, rakamları 28 bin 75 TL'lik asgari ücret üzerinden değerlendirdi.
Kış, “Bir lise öğrencisinin yalnızca okula başlangıç maliyeti yaklaşık üç aylık asgari ücrete ulaştı” diyerek ailelerin üzerindeki ekonomik yükün geldiği noktaya dikkat çekti.
Servis olmasa bile 26 bin lirayı geçiyor
Kış'ın açıkladığı rakamlara göre servis gideri hesaptan çıkarıldığında dahi kırtasiye ve giyim harcamaları önemli bir maliyet oluşturuyor.
Bu giderlerin ilkokul öğrencisinde 22 bin 566 TL, lise öğrencisinde ise 26 bin 228 TL'ye ulaştığını belirten Kış, şöyle konuştu:
“Defter paralı, kalem paralı, çanta paralı, kıyafet paralı, servis paralı, yemek paralı. Üstelik bazı okullarda velinin karşısına kayıt, bağış, temizlik ve materyal adı altında yeni giderler çıkıyor. O zaman soruyorum: Bu eğitimin neresi parasız?”
“Enflasyon artık okul sırasının başında”
Ekonomideki fiyat artışlarının doğrudan eğitim harcamalarına yansıdığını savunan Kış, ağustos ayı yıllık enflasyonunun yüzde 31,51 olduğunu belirtti.
Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışını yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut ve enerjide ise yüzde 39,77 olarak aktaran Kış, “Enflasyon yalnızca market rafında değil, artık okul sırasının başında” ifadelerini kullandı.
Kantinde bir tost ve ayran hesabı: Yılda 23 bin 400 TL
Kış'ın gündeme taşıdığı bir diğer başlık okul kantinlerindeki fiyatlar oldu.
Bazı tarifelerde tost fiyatının 100 TL'ye, karışık tostun ise 120 TL'ye kadar yükseldiğini belirten Kış, bir tost ve ayranın yaklaşık 130 TL'yi bulabildiğini söyledi.
Kış'ın hesabına göre bir öğrencinin 180 okul günü boyunca her gün yalnızca bir tost ve ayran tüketmesi halinde yıllık harcama 23 bin 400 TL'ye, iki çocuklu bir ailede ise 46 bin 800 TL'ye ulaşıyor.
Ancak Kış'a göre tartışılması gereken asıl konu kantindeki ürünlerin fiyatından çok, öğrencilerin okulda yemek için neden para ödemek zorunda olduğu.
“Devlet okulundaki çocuk neden öğle yemeğini satın almak zorunda?”
Devlet okullarında ücretsiz okul yemeği uygulamasına geçilmesini isteyen Kış, öğrencilerin beslenmesinin aile gelirine bağlı olmaması gerektiğini savundu.
“Bir çocuğun ailesinin geliri, o çocuğun okulda karnının doyup doymayacağını belirleyemez” diyen Kış, her öğrenciye günlük en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve sıcak yemek ile temiz içme suyu sağlanması gerektiğini söyledi.
Kış, ücretsiz yemek ve içme suyuna ilişkin kanun tekliflerinin TBMM komisyonlarında beklediğini de belirterek, “Bir çocuğun bir öğün sıcak yemeği ertelenemez. Bütçenin önceliği çocuk olmak zorundadır” çağrısında bulundu.
Okullardaki personel ve fiziki koşulları da gündeme getirdi
CHP'li Kış'ın eleştirileri yalnızca ailelerin ekonomik yüküyle sınırlı kalmadı.
Okullardaki temizlik personeli eksikliği, öğretmen ihtiyacı, kalabalık sınıflar, ikili eğitim ve binaların fiziki durumunun da çözüm beklediğini söyledi.
Deprem güvenliği kapsamında incelenen okullardan 396'sının riskli bulunarak yıkıldığına ilişkin verileri hatırlatan Kış, yıkılan veya güçlendirmeye alınan okulların yerine yeni yapıların zamanında tamamlanmamasının bazı bölgelerde kalabalık sınıf ve ikili eğitim sorununu artırdığını savundu.
“Zil aynı çaldı ama çocuklar sınıfa aynı şartlarda girmedi”
Gülcan Kış, açıklamasının sonunda eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekti.
“Bugün Türkiye'nin dört bir yanında okul zili her çocuk için aynı çaldı. Ama her çocuk o sınıfa aynı şartlarda girmedi” diyen Kış; öğrencinin alacağı eğitimin, beslenmesinin ve sahip olacağı imkânların ailesinin ekonomik durumuna göre şekillenmemesi gerektiğini söyledi.
Devlet okullarının gerçekten ücretsiz hale getirilmesi gerektiğini savunan Kış; sıcak yemek ve içme suyunun ücretsiz sağlanmasını, temizlik, güvenlik ve personel giderlerinin genel bütçeden karşılanmasını ve öğretmen ihtiyacının kadrolu atamalarla giderilmesini istedi.
Kış, “Bir ülkenin çocuklarına ayırdığı kaynak gider değil, geleceğine yaptığı yatırımdır. Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimde geride bırakılamaz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.





