POLİTİKA

Gülcan Kış’tan Vergi Çıkışı: Fatura Vatandaşa, Ayrıcalık Lükse

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasanın 12’nci maddesine sert tepki gösterdi. Artan hayat pahalılığına rağmen yeni vergi yüklerinin gündeme getirilmesini eleştiren Kış, iktidarın vatandaşı rahatlatmak yerine yükünü artırdığını savundu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa teklifinin 12’nci maddesi, ekonomi ve vergi politikaları üzerinden yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yaptığı konuşmada hem hayat pahalılığına hem de iktidarın vergi yaklaşımına sert sözlerle yüklendi.

Ekonomide tablonun giderek ağırlaştığını ifade eden Kış, mazot fiyatlarının 75 lirayı aştığını, gıda ve kira giderlerinin hızla yükseldiğini belirtti. Açlık sınırının 32 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 106 bin lirayı geçtiğini söyleyen Kış, yapılan maaş artışlarının daha yılın ikinci ayında eridiğini dile getirdi. Vatandaşın geçim mücadelesi verdiği bir dönemde Meclis’te yeni vergi başlıklarının konuşulmasını eleştiren Kış, iktidarın topluma nefes aldıracak politikalar üretmediğini savundu.

Konuşmasında, hükümetin ekonomi anlayışını “vatandaşı rahatlatmak değil, daha fazlasını almak” şeklinde değerlendiren Kış, milyonlarca insanın borçla yaşamaya çalıştığını, icra dosyalarının kabardığını ve buna rağmen iktidarın hâlâ yeni vergi kalemleri peşinde olduğunu söyledi. Faiz ödemelerine ayrılan devasa kaynağa dikkat çeken Kış, vatandaşa gelince “kaynak yok” denmesini de sert biçimde eleştirdi.

Gündemdeki düzenlemenin kıymetli ve yarı kıymetli taşları yüzde 20 ÖTV kapsamına almasına da değinen Kış, bu adımın sektörde ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. Ham maddeye vergi getirilmesinin üretimi düşürebileceğini, ihracatı zayıflatabileceğini ve kayıt dışılığı artırabileceğini söyleyen Kış, bu düzenlemenin yalnızca gelir toplama amacı taşımadığını, aynı zamanda ekonomik yapıya zarar verebilecek bir müdahale olduğunu savundu.

CHP’nin lüks tüketimin daha adil vergilendirilmesine yönelik önergesinin reddedildiğini de hatırlatan Kış, mevcut sistemin vergi adaleti sağlamadığını öne sürdü. Kullandığı çarpıcı ifadelerle, halkın sırtına yük bindirilirken lüks tüketim alanlarında koruyucu bir tutum sergilendiğini ileri sürdü.

Kış’ın eleştirdiği bir diğer başlık ise İşsizlik Sigortası Fonu oldu. Cumhurbaşkanına verilen yetkiyle fonun kullanım alanının daha merkezi bir yapıya bağlandığını belirten Kış, 628 milyar liralık bir kaynağın tek imzaya bağlanmasının emeğin güvencesi açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi. Bu düzenlemenin işçiyi korumaktan çok, gerektiğinde fondaki kaynaklara daha rahat erişim sağlama amacı taşıdığını savundu.

Deprem konutlarına ilişkin düzenleme de Kış’ın hedefindeydi. Depremzedelere sunulan modelin destek değil, ekonomik zorunlulukların sonucu olduğunu ileri süren Kış, bu yaklaşımın sosyal devlet anlayışıyla örtüşmediğini belirtti. CHP olarak ilk konutun depremzedelere bedelsiz verilmesini önerdiklerini, ancak bu teklifin kabul edilmediğini hatırlattı.

Kamu varlıklarının satışına yönelik düzenlemelere de tepki gösteren Kış, ekonomik darboğazın çözümünün kamuya ait taşınmazları elden çıkarmak olmadığını söyledi. Üniversitelerden kamu kurumlarına, sosyal güvenlik sisteminden sağlık alanlarına kadar çok sayıda taşınmazın Özelleştirme İdaresi’ne devrinin planlandığını belirten Kış, bunun kamu yararından çok bütçeyi kısa vadede toparlama çabası olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz hafta satışa çıkarılan 55 kamu sağlık alanından 3’ünün Mersin’de bulunduğunu söyleyerek, bu durumun kent açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.