Türkiye’nin 2026 yılı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin rakamlar üzerinden hükümete sert eleştiriler yönelten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ekonomi yönetiminin “mali disiplin” ve “kamuda tasarruf” söylemlerinin bütçe tablosuyla örtüşmediğini savundu.
Kış’ın açıklamasına göre, yılın ilk 7 ayında genel bütçeli idarelerin toplam harcaması 10 trilyon 289 milyar lirayı aşarken, Hazine ve Maliye Bakanlığının kurumsal harcamaları 4 trilyon 917 milyar 551 milyon liraya ulaştı.
Bu rakam üzerinden değerlendirme yapan Kış, genel bütçeli idarelerin harcadığı her 100 liranın yaklaşık 48 lirasının Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi üzerinden gerçekleştiğini söyledi.
Temmuzda harcama bir ayda yüzde 50 arttı
Kış’ın dikkat çektiği bir diğer veri ise Hazine ve Maliye Bakanlığının aylık harcamasındaki yükseliş oldu.
Bakanlığın haziran ayındaki harcaması 577 milyar 506 milyon lira olurken, temmuz ayında bu rakam 866 milyar 377 milyon liraya çıktı.
Kış, yaklaşık yüzde 50’lik aylık artışa işaret ederek, “Güçlenen harcama disiplini” söyleminin bu tablo karşısında sorgulanması gerektiğini savundu.
CHP’li Kış, ekonomi yönetiminin vatandaşa tasarruf çağrısı yaptığı bir dönemde emekli, işçi, çiftçi ve asgari ücretlinin ekonomik yükünün ağırlaştığını ileri sürdü.
Bütçe açığı 1,3 trilyon lirayı aştı
Merkezi yönetim bütçesinin ocak-temmuz dönemindeki görünümü de Kış’ın eleştirilerinin merkezinde yer aldı.
İlk 7 ayda merkezi yönetim bütçe giderleri 10 trilyon 520 milyar 682 milyon lira, bütçe gelirleri ise 9 trilyon 199 milyar 742 milyon lira oldu.
Böylece merkezi yönetim bütçesi 1 trilyon 320 milyar 940 milyon lira açık verdi.
Faiz dışı bütçe dengesi ise 470 milyar 73 milyon lira fazla verdi.
Kış, faiz dışı fazla üzerinden yapılan değerlendirmelerin bütçenin genel görünümünü tek başına anlatamayacağını belirterek, asıl dikkat çekici rakamın faiz ödemeleri olduğunu söyledi.
Faiz gideri 1,79 trilyon liraya ulaştı
Türkiye’nin ocak-temmuz dönemindeki faiz giderleri 1 trilyon 791 milyar 13 milyon lira olarak gerçekleşti.
Geçen yılın aynı dönemine göre faiz giderlerindeki artışın yüzde 43,7 olduğunu belirten Kış, yılın henüz ilk 7 ayında 2026 yılı için ayrılan toplam faiz ödeneğinin yüzde 65,3’ünün kullanıldığını vurguladı.
Kış, “Mali disiplin” söylemine karşılık faiz yükünün büyüdüğünü savunarak, bütçe açığının önemli nedenlerinden birinin faiz giderleri olduğunu dile getirdi.
“Her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası”
Kış’ın açıklamasındaki en dikkat çekici hesaplardan biri de vergi gelirleri ile faiz giderleri arasındaki ilişki oldu.
Merkezi yönetim vergi gelirleri yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon liraya yükseldi.
Aynı dönemde 1 trilyon 791 milyar liralık faiz giderinin gerçekleştiğine dikkat çeken Kış, bu iki veri üzerinden toplanan her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirasına karşılık gelen bir tutarın faiz giderleri düzeyinde olduğunu söyledi.
Faiz ödemelerinin günlük ortalamasını da hesaplayan Kış, ilk 7 ayda faize giden tutarın günlük yaklaşık 8,4 milyar lira, saatlik yaklaşık 352 milyon lira, dakikalık ise yaklaşık 5,9 milyon lira düzeyinde olduğunu ifade etti.
“Vatandaştan daha fazla vergi toplamanın adı etkinlik oldu”
Kış, vergi gelirlerindeki yüksek artışın vatandaş üzerindeki yükü artırdığını savunarak hükümetin ekonomi politikalarına tepki gösterdi.
“Gelir politikalarında etkinlik” ifadesini eleştiren Kış, bu kavramın uygulamada vatandaştan daha fazla vergi toplanması anlamına geldiğini ileri sürdü.
Yüksek enflasyon ortamında özellikle dolaylı vergilerin vatandaşın harcamaları üzerinden tahsil edildiğini belirten Kış, ücretlilerin de vergilerinin maaşları ellerine geçmeden kesildiğine dikkat çekti.
Tasarruf tartışması: “Kime uygulanıyor?”
Kamuda tasarruf tedbirlerinin kapsamını da gündeme getiren Kış, tasarruf politikalarının kamu çalışanları, sosyal harcamalar ve yatırımlar üzerinde hissedildiğini; buna karşın faiz ödemeleri ve bazı kamu yükümlülüklerinde aynı yaklaşımın görülmediğini savundu.
Kış, Hazine ve Maliye Bakanlığının 7 ayda ulaştığı 4,9 trilyon liralık kurumsal harcamanın hangi kalemlerden oluştuğunun kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmasını istedi.
Bu kapsamda faiz ödemeleri, cari transferler, sosyal güvenlik sistemine aktarılan kaynaklar, borç verme işlemleri ve diğer merkezi yükümlülüklerin ayrı ayrı ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Kış’tan peş peşe sorular
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ekonomi yönetimine şu soruları yöneltti:
Hazine ve Maliye Bakanlığının 4 trilyon 917 milyar liralık harcamasının hangi kalemlere ne kadar ayrıldığı neden daha ayrıntılı açıklanmıyor?
Temmuz ayında Bakanlık harcaması neden hazirana göre yaklaşık yüzde 50 arttı?
Faiz giderleri neden yıllık bazda yüzde 43,7 yükseldi?
Kamuda tasarruf tedbirleri hangi harcama kalemlerinde ne kadar tasarruf sağladı?
“Mali alan” olarak ifade edilen kaynak hangi alanlara ve ne kadar aktarıldı?
“Sorun kaynak değil, tercih”
Kış, açıklamasının sonunda bütçe kaynaklarının kullanımında siyasi tercihlerin belirleyici olduğunu savundu.
Kış, “Her 100 liralık verginin yaklaşık 23 lirası faiz giderlerine karşılık geliyor. Yedi ayda 1,8 trilyon liraya yakın faiz ödendi, bütçe 1,3 trilyon liradan fazla açık verdi” diyerek ekonomi yönetimini eleştirdi.
CHP’li Kış, hükümetin kemer sıkma politikasının vatandaş üzerinde uygulandığını savunarak, “Kemer Hazine’ye değil, milletin boğazına sıkıldı” ifadesini kullandı.




