8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyeleri Mersin Adliyesi önünde bir araya gelerek kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı ses yükseltti. Basın açıklamasını ÖHD Yönetim Kurulu Üyesi Sebahat Gençtarih okudu.
Gençtarih, Türkiye’de kadınların yaşam güvencesinin her geçen gün daha fazla tehdit altında olduğunu belirterek, şiddetin “erkek egemen, feodal ve militer değerlerle” beslendiğini savundu. Özellikle aile içi şiddetin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Gençtarih, kadın cinayetlerinin son yıllarda artış gösterdiğini söyledi.
“Rakamlar alarm veriyor”
Açıklamada paylaşılan verilere göre;
2021’de 280 kadın öldürüldü, 217 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.
2022’de 334 kadın öldürüldü.
2023’te 315 kadın öldürüldü.
2024’te 394 kadın öldürüldü.
2025’te 294 kadın öldürüldü; şüpheli ölümler ise 297 olarak kayda geçti.
Gençtarih, cinayetlerde en yüksek oranın kadınların evli oldukları erkekler tarafından işlendiğini, ardından eski partnerler ve akrabaların geldiğini belirterek, “Erkek egemen aile yapısı kadınları öldürüyor. Bu gerçekle yüzleşmeden şiddeti ortadan kaldırmak mümkün değil” dedi.
“Şiddet bireysel değil, politik”
Kadına yönelik şiddetin sadece bireysel vakalarla açıklanamayacağını söyleyen Gençtarih, bunun toplumsal ve politik bir mesele olduğunun altını çizdi. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin siyasal gündemden çıkarıldığını savunan Gençtarih, şiddeti önleyecek etkili politikaların geliştirilmediğini ileri sürdü.
İstanbul Sözleşmesi vurgusu
Gençtarih, İstanbul Sözleşmesi’nin 11 Mayıs 2011’de Türkiye tarafından imzalandığını hatırlatarak, sözleşmenin kadınların yaşam hakkını korumaya dönük kapsamlı sorumluluklar yüklediğini söyledi. 20 Mart 2021’de sözleşmeden çekilme kararının ise toplumda şiddete dair “tehlikeli bir meşruiyet algısı” yarattığını dile getirdi.
Açıklama, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır; bu boş bir slogan değil” vurgusuyla tamamlanırken, ÖHD üyeleri sözleşmenin yeniden yürürlüğe konması çağrısını yineledi.




