Eylemde, "Alevi kadınların yanındayız! Soykırım ve patriyarkaya karşı isyandayız!" şeklinde güçlü bir mesaj verildi. Pozcu’da bir mağaza önünde toplanan kadınlar, “Suriye’de HTŞ Alevi kadınları soykırıma maruz bırakıyor, susmuyoruz” yazılı pankartlar açarak, farkındalık yaratmaya çalıştılar.
Kadınların Bedeni Savaş Alanı Değildir!
Eylemde, Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi ve Mersin Kadın Platformu adına açıklama yapan Zübeyde Akpınar, savaşların ve iktidar kavgasının her zaman kadınların bedenini savaş alanına dönüştürdüğünü ifade etti. Akpınar, Suriye’deki cihatçı grupların özellikle Alevi kadınlara yönelik uyguladığı şiddet, cinsel saldırılar ve soykırım uygulamalarına dikkat çekerek, "Kadınların bedensel bütünlüğünü ihlal etmek, sistematik cinsel şiddet, bir tür ele geçirme, aşağılama, işgal ve tahakküm aracı haline geliyor" dedi.
Alevi Kadınları Hedef Alan Soykırım Süreci
Açıklamada, Suriye’deki HTŞ öncülüğündeki cihatçı çetelerin, Alevi, Dürzi, Kürt, Arap Hristiyanları, Şii, Ermeni ve Süryani gibi birçok etnik ve inanç grubuna yönelik gerçekleştirdiği saldırılara da değinildi. Akpınar, bu grupların 8 Aralık 2024’ten itibaren Alevilere yönelik kitlesel katliamlar gerçekleştirdiğini ve bu saldırıların devam ettiğini belirtti. Binlerce Alevi'nin öldüğünü, evlerin bombalandığını ve cesetlerin deniz kıyılarına vurduğunu ifade etti.
Alevi Kadınları Hedef Alan Tecavüz ve Satış Ağları
Alevi kadınlarının bu süreçte büyük bir mağduriyet yaşadığı vurgulandı. Akpınar, 12 bini aşkın Alevi kadın ve kız çocuğunun, toplu tecavüzlere, cinsel işkencelere ve zorla evlendirilmelere maruz bırakıldığını söyledi. Ayrıca, cihatçı grupların, fidye ödenmesi karşılığında Alevi kadınları kaçırarak, onlara satmayı amaçladığına dikkat çekti. Alevi kadınlarının ailelerine yönelik şantaj ve fidye talepleriyle ilgili belgelerin bulunduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye üzerinden yapılan kadın ticaretinin de gündeme getirildiği aktarıldı.
Mersin Kadınları: Soykırım ve Cinsel Şiddete Karşı Sessiz Kalmamalıyız
Kadın Platformu, kadınlara yönelik suçlara karşı dünya çapında seslerini yükseltmeye çağırarak, şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın ve bu coğrafyanın her yanındaki kadınlar olarak sessiz kalmamalıyız. Suriye’deki kadınlar, LGBTİ+’lar, Alevi ve Dürzi kadınlar tüm bu baskılara rağmen direnmeye devam ediyorlar. Biz de onlarla dayanışma içerisinde olacağız. Alevi kadınlarına yönelik soykırım ve kadınlara yönelik suçlara karşı hep birlikte mücadelemizi yükselteceğiz.”
Türkiye'nin Sorumluluğu
Suriye'deki soykırım sürecinde Türkiye'nin rolü de eleştirilerek, “Türkiye’nin de desteklediği HTŞ ve yönlendirdiği cihatçılar tarafından bu suçlar işleniyor. Bu suçların Türkiye ile bağlantısı olduğu belgelenmiş durumda. Hükümet, Alevi soykırımına karşı herhangi bir adım atacak mı? Yoksa bu suça ortak olmaya devam mı edecek?” şeklinde sorular gündeme getirildi.
Kadın platformu, tüm kadınları Alevi kadınlarına ve diğer kadınlara yönelik işlenen suçlara karşı daha fazla mücadele etmeye ve sesi duyurmaya çağırarak, "Kadınların bedenleri savaş alanı olamaz, tüm kadınları bu suçu durdurmak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz" dedi.





