Bir yıl önce Çevre Bakanlığına verdiği soru önergesine “izliyoruz, denetliyoruz, takip ediyoruz” yanıtı geldiğini belirten Kış, “Bir yıldır neyi izliyorsunuz?” diye sordu. Kış ayrıca Türkiye’nin plastik atık ithalatındaki artışa dikkat çekerek, “Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Türkiye’nin denizlerini, toprağını ve suyunu feda edemezsiniz” dedi.

Mersin Körfezi’ndeki plastik ve mikroplastik kirliliği Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Mersin Körfezi’nden Seyhan Nehri’ne, geri dönüşüm tesislerinden plastik atık ithalatına kadar uzanan geniş bir çevre sorununa dikkat çekti.

Kış’ın konuşmasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yönelttiği sorular oldu.

“Bir yıldır neyi izliyorsunuz?”

Kış, 3 Haziran 2025 tarihinde Bakanlığa verdiği soru önergesinde Mersin Körfezi’ndeki deniz suyu kalitesini, sanayi ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliği, halk sağlığı risklerini ve Seyhan Nehri’nin körfeze taşıdığı kirletici yükü gündeme getirdiğini hatırlattı.

Bakanlığın soru önergesine verdiği yanıtı “İzliyoruz, denetliyoruz, takip ediyoruz” sözleriyle özetleyen Kış, aradan geçen bir yılda Mersin sahillerindeki tablonun değişmediğini savundu.

Kış, Meclis kürsüsünden şu soruları yöneltti:

“Bir yıldır neyi izliyorsunuz? Denetliyorsanız bu kirlilik nasıl bu noktaya geldi? Önlem aldıysanız sonucu nerede, Mersin sahilleri neden bu hâlde?”

“Sorunu biliyorsunuz ama çözüm planınız yok”

Kış, Bakanlığın resmi yanıtında Mersin Körfezi’ndeki çevresel bozulmayı durdurmaya veya geri çevirmeye yönelik ek bir ekosistem restorasyon planı bulunmadığının belirtildiğini söyledi.

Bu durumu eleştiren Kış, “Yani sorunu biliyorsunuz ama çözüm planınız yok” ifadelerini kullandı.

Milletvekili Kış’a göre körfezdeki sorun yalnızca kıyıya vuran plastik şişelerden veya poşetlerden ibaret değil. Kirliliğin karasal kaynaklardan su sistemlerine, oradan da denize taşınan daha geniş kapsamlı bir çevre problemine dönüştüğü savunuluyor.

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti.
Mansur Yavaş CHP’den istifa etti.
İçeriği Görüntüle

Plastik atık ithalatı üzerinden dikkat çeken rakam

Kış, konuşmasında Türkiye’nin plastik atık ithalatındaki artışa da dikkat çekti.

Çin’in plastik atık ithalatına yönelik kısıtlamalarının ardından Avrupa’daki plastik atıkların önemli bir bölümünün Türkiye’ye yöneldiğini belirten Kış, 2018 yılında 437 bin ton olan plastik atık ithalatının 2024 yılında yaklaşık 1 milyon 290 bin tona ulaştığını söyledi.

Bu rakamlar üzerinden Türkiye’nin Avrupa’nın önemli plastik atık varış noktalarından biri haline geldiğini savunan Kış, asıl sorunun ise ithal edilen atıkların Türkiye’ye girdikten sonra hangi süreçlerden geçtiği olduğunu dile getirdi.

“Bu atıklar ülkeye girdikten sonra ne oluyor?” sorusunu yönelten Kış, sürecin şeffaf biçimde takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Mikroplastik iddiası: “Saatte 5,3 milyardan fazla parçacık”

Kış, konuşmasında plastik geri dönüşüm tesislerinin çevresindeki su sistemlerine ilişkin bilimsel araştırmalarda yer alan sonuçlara da değindi.

Geri dönüşüm tesislerinin aşağı kesimlerindeki sulama kanallarında mikroplastik yoğunluğunun yukarıdaki noktalara göre 132 kata kadar artabildiğini, su sistemlerine ise saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik parçacığının karışabildiğini öne sürdü.

Kış, bu tür kirliliğin yalnızca tesislerin bulunduğu bölgede kalmadığını; drenaj kanalları ve tarımsal sulama sistemleri üzerinden Seyhan Nehri’ne, ardından Akdeniz’e ve Mersin Körfezi’ne ulaşabileceğini ifade etti.

“Plastiği denize ulaştıktan sonra toplamak çözüm değil”

Mersin Körfezi’ndeki mikroplastik kirliliğinin tek bir kaynağa bağlanamayacağını özellikle belirten Kış; liman faaliyetleri, tarım, balıkçılık ve seraların da kirlilik üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

Ancak karasal kaynaklı kirlilik yükünün araştırılması ve kaynağında engellenmesi gerektiğini savunan Kış, sorumluluğun ilgili kamu kurumlarında olduğunu belirtti.

“Denize ulaştıktan sonra plastik toplamak çözüm değildir. O plastiğin denize ulaşmasını engellemek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının asli görevidir.”

Kış ayrıca Devlet Su İşleri sorumluluğundaki kanalların ve geri dönüşüm tesislerinin denetlenmesini, filtre ve arıtma sistemlerinin kontrol edilmesini, mevzuata aykırı hareket edenlere yaptırım uygulanmasını ve ithal edilen plastik atıkların ülkeye girişinden sonraki sürecin kayıt altına alınmasını istedi.

Tehdit Mersin sınırlarını aşıyor

Kış, çevre sorununu yalnızca Mersin Körfezi ile sınırlı görmediğini de belirtti.

Adana’dan Mersin’e, Alanya’dan Antalya’ya uzanan Akdeniz kıyılarının benzer bir tehditle karşı karşıya olduğunu söyleyen Kış, deniz kirliliğinin çevresel boyutunun yanı sıra turizm ve bölge ekonomisi açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Akdeniz kıyılarının Türkiye turizminin vitrini olduğunu vurgulayan Kış, plastik atıkların sahillerde oluşturduğu görüntünün ülkenin turizm imajına zarar verebileceğini savundu.

Bakanlığa 4 kritik soru

Kış, konuşmasının sonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yanıtlanmasını istediği dört temel soru yöneltti:

Mersin Körfezi için somut önlemler alındı mı?
Seyhan Nehri ve drenaj kanallarındaki mikroplastik yükü ölçüldü mü?
Kaç geri dönüşüm tesisi denetlendi, kaçında uygunsuzluk tespit edildi?
Güncel mikroplastik analizleri nerede?

Bu verilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Kış, plastik atık ithalatının da yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

“Artık izlemeyi bırakıp somut adımlar atmalısınız”

Kış, Meclis Genel Kurulu’ndaki konuşmasını sert bir çağrıyla tamamladı.

“Avrupa kendi çöpünden kurtulacak diye Türkiye’nin denizlerini, toprağını ve suyunu feda edemezsiniz” diyen Kış, Akdeniz için bölgesel bir eylem planının hayata geçirilmesini istedi.

Kış, Mersin Körfezi’nin plastik ve mikroplastik kirliliğinden korunması, Akdeniz’in doğal yapısının ve halk sağlığının güvence altına alınması gerektiğini belirterek, Bakanlığa yönelik çağrısını “Artık izlemeyi bırakıp somut adımlar atmalısınız” sözleriyle noktaladı.