Mersin’de gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar ile medya kuruluşlarına uygulanan yaptırımlar protesto edildi. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde 24 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilen basın açıklamasında, gazetecilerin haber yapma özgürlüğünün korunması ve basına yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısı yapıldı.
Platform adına konuşan Mustafa Özbay, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün giderek daraldığını savunarak gazetecilerin yürüttükleri mesleki faaliyetler nedeniyle baskıya maruz bırakılmaması gerektiğini söyledi.
MERSİN’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN EYLEM
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, kentte düzenledikleri basın açıklamasında gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklama kararlarına tepki gösterdi.
Açıklamada, gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirebilmeleri gerektiği vurgulandı.
Platform adına açıklama yapan Mustafa Özbay, Türkiye’de gazeteciliğin uzun süredir çeşitli baskılarla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.
Özbay, gazetecilerin haberleri, araştırmaları ve kamuoyuna yönelttikleri sorular nedeniyle cezalandırılmaması gerektiğini belirtti.
“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”
Konuşmasında basının demokratik toplumdaki yerine dikkat çeken Özbay, gazeteciliğin yalnızca bir meslek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Gazetecilerin halkın haber alma hakkı için çalıştığını belirten Özbay, basın kuruluşlarının ve gazetecilerin susturulmasına yönelik uygulamalara karşı mücadele edeceklerini söyledi.
Özbay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Gazetecilik suç değildir, artık elinizi üzerimizden çekin diyoruz. Onurlu gazetecileri baskılarınızla susturamayacaksınız, gerçeklerin üzerini örtemeyeceksiniz.”
GAZETECİLERE YÖNELİK TUTUKLAMALARI GÜNDEME TAŞIDI
Mustafa Özbay, konuşmasında gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Son bir yılda 22 gazetecinin tutuklandığını ileri süren Özbay, Merdan Yanardağ, Murat Ağırel, Tuğba Tekerek, Fatih Ergin, Şaban Sevinç, Selahattin Günday ve Derya Okatan'ın isimlerini gündeme getirdi.
BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında verilen tutuklama kararını da eleştiren Özbay, gazetecilerin kamuoyunu ilgilendiren konuları araştırmalarının ve haberleştirmelerinin engellenmemesi gerektiğini savundu.
TELEVİZYON KANALLARI VE HABER SİTELERİNE YÖNELİK UYGULAMALARA TEPKİ
Mersin Emek ve Demokrasi Platformunun açıklamasında televizyon kanalları, internet haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına yönelik uygulamalar da gündeme getirildi.
Özbay, TELE 1 ve Halk TV’ye yönelik uygulamalar ile T24, Evrensel, Mezopotamya Ajansı ve Jin Dergisi hakkında verilen erişim engeli kararlarını eleştirdi.
Sosyal medya hesaplarına yönelik erişim kısıtlamalarının da ifade özgürlüğünü etkilediğini savunan Özbay, bağımsız gazeteciliğin sürdürülebilmesinin önemine dikkat çekti.
“GAZETECİLİK HALKIN SESİ OLMA MÜCADELESİDİR”
Basının toplumsal sorunları görünür kılma sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Mustafa Özbay, gazetecilerin yolsuzluk iddiaları, hak ihlalleri ve eşitsizlikler gibi kamuoyunu ilgilendiren konuları araştırmaya devam etmesi gerektiğini söyledi.
Özbay, gazeteciliğin yalnızca haber üretmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumun bilgi edinme hakkını savunma görevi taşıdığını belirtti.
Basın özgürlüğü mücadelesinin sosyal medya paylaşımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Özbay, ortak dayanışma ve demokratik protestoların önemine vurgu yaptı.
“HİÇBİR GAZETECİ BASKIYA MARUZ BIRAKILAMAZ”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, gazetecilerin haber konuları veya savundukları haklar nedeniyle sansür, tehdit ve baskıya maruz bırakılmaması gerektiğini açıkladı.
Platform, ifade özgürlüğünün yanı sıra ayrımcılık ve hak ihlallerine ilişkin haberlerin engellenmesine de karşı olduklarını belirtti.
Özbay, basın özgürlüğünün korunabilmesi için demokratik kurumların ve toplumun farklı kesimlerinin dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
MERSİN’DEN ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Platform tarafından yapılan açıklamada, basın özgürlüğü ve demokrasi taleplerinin birlikte savunulması gerektiği vurgulandı.
Mersin'deki protestoda gazetecilere yönelik baskıların sona erdirilmesi, ifade özgürlüğünün güvence altına alınması ve halkın haber alma hakkının korunması istendi.
24 Ekim'de Türkiye'nin farklı kentlerinde düzenlenen basın özgürlüğü eylemlerinde de gazetecilere yönelik tutuklamalar, sansür ve medya kuruluşlarına yapılan müdahaleler protesto edildi.




