Türk Kızılay Mersin İl Merkezi Başkanı Lütfi Parıltı da tam bu noktaya dikkat çekerek Mersinlilere çağrıda bulundu:

“Kan bağışı tatil yapmaz; hayat beklemez.”

Yazın şehir yavaşlıyor, kan ihtiyacı yavaşlamıyor

Parıltı, yaz aylarında vatandaşların günlük alışkanlıklarının değiştiğini, tatil nedeniyle kan bağış noktalarına başvuruların etkilenebildiğini belirtti.

Ancak hastanelerdeki kan ihtiyacının yılın 365 günü sürdüğünü vurgulayan Parıltı, kan bağışının yalnızca büyük kazalar veya afetler olduğunda hatırlanan bir dayanışma biçimi olmaması gerektiğini söyledi.

Asıl ihtiyaç, acil durum ortaya çıkmadan önce düzenli bağışçıların kan stoklarının sürdürülebilmesine katkı sunması.

Bu nedenle Kızılay, “bir gün ihtiyaç olur” düşüncesi yerine düzenli bağış kültürünün toplumun geneline yayılmasını amaçlıyor.

Kızılay’ın yeni hedefi: Mahalle mahalle kan bağışı

Bu amaçla Türk Kızılay tarafından 2025 yılında hayata geçirilen “Mahallenin Gücü İyilikte Büyür” projesi, bu yıl Mersin’de de mahalleler üzerinden güçlendirilerek sürdürülüyor.

Projenin temelinde ise Türkiye’nin geleneksel mahalle kültürü bulunuyor.

Arslanköy’de boksit madeni genişlemesine ÇED itirazı
Arslanköy’de boksit madeni genişlemesine ÇED itirazı
İçeriği Görüntüle

Aynı sokakta yaşayan, birbirini tanıyan ve ortak bir dayanışma duygusunu paylaşan insanların bu kez kan bağışı için bir araya gelmesi hedefleniyor.

Parıltı, mahalle dayanışmasının kan bağışıyla birleştiğinde doğrudan hayat kurtaran bir iyilik hareketine dönüşebileceğini belirtiyor.

Muhtarlar da kan bağışının öncüsü olacak

Projede muhtarlara önemli bir rol düşüyor.

Muhtarların yalnızca kan bağışı organizasyonlarının yapılmasına yardımcı olan kişiler olarak değil, mahallelerde gönüllü bağış kültürünün temsilcileri olarak konumlandırılması hedefleniyor.

Kızılay’a göre muhtarların mahalle sakinleriyle kurduğu güven ilişkisi, düzenli kan bağışının yaygınlaştırılması açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

Mersin’de farklı mahallelerde gerçekleştirilecek etkinliklerle vatandaşların kan bağışına daha kolay ulaşması ve mahallelerin kendi içinde dayanışma oluşturması amaçlanıyor.

“Bir bağış, birden fazla hayata umut olabilir”

Kan bağışının en önemli özelliklerinden biri ise bağışlanan kanın uygun koşullarda farklı bileşenlere ayrılarak birden fazla hastanın tedavisinde kullanılabilmesi.

Parıltı, bağış yapan kişinin kanının kime ulaşacağını bilmediğini ancak hiç tanımadığı insanların hayatına dokunabileceğini belirterek bu dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Bir çocuk, ameliyat bekleyen bir hasta veya düzenli tedavi gören bir vatandaş...

Bağışçı açısından birkaç dakikalık bir işlem olan kan bağışı, karşı tarafta çok daha büyük bir anlam taşıyabiliyor.

Gençlere özel çağrı

Kızılay’ın Mersin’deki çalışmasında genç bağışçılar da önemli bir hedef grubu oluşturuyor.

Parıltı, sağlık şartları uygun olan gençlerin ilk kan bağışı için adım atmasını isterken, tek seferlik bağışın düzenli bir alışkanlığa dönüşmesinin geleceğin kan ihtiyacının karşılanması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Bugün ilk kez kan veren gençlerin, yarının düzenli bağışçıları olması hedefleniyor.

“Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır”

Parıltı’nın çağrısındaki temel mesaj ise kan bağışına bakış açısının değiştirilmesi.

“Bir ihtiyaç olursa kan veririm” anlayışı yerine, ihtiyacın ortaya çıkmasını beklemeden düzenli bağış yapılması gerektiğini belirten Parıltı, Mersin’in güçlü dayanışma kültürüne güvendiklerini söyledi.

Kızılay Başkanı Parıltı, sağlık şartları ve bağış koşulları uygun olan vatandaşları mahallelerde gerçekleştirilecek etkinliklere ve kan bağış noktalarına davet etti.

Çünkü tatil birkaç hafta sürebilir.

Mevsim değişebilir.

Şehir boşalabilir.

Ama hastanelerde kan ihtiyacı durmaz.

Mersin’de başlatılan mahalle odaklı kampanyanın vermek istediği mesaj da tam olarak bu:

Kan bağışı tatil yapmaz; hayat beklemez.