CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanması ve il binasının polis barikatlarıyla çevrilerek abluka altına alınması, Mersin’de sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekti. Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri, Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek “hukuksuzluğa ve halk iradesine müdahaleye” karşı ses yükseltti.

MHP Mersin 15. Olağan Kongresi’nde Ömer Gürsoy güven tazeledi
MHP Mersin 15. Olağan Kongresi’nde Ömer Gürsoy güven tazeledi
İçeriği Görüntüle

Platform adına basın açıklamasını okuyan Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. İzzet Çalış, kayyum uygulamasının ve polisin sert müdahalelerinin sadece bir partiye değil, doğrudan halkın iradesine yönelik olduğunu belirterek, “Bu tablo, Türkiye’de fiili bir OHAL rejiminin sürdüğünü açıkça ortaya koyuyor” dedi.

“Kayyum, halkın iradesine darbedir”
CHP İstanbul İl Başkanı ve yönetiminin “usulsüzlük” iddiasıyla görevden alınarak yerine kayyum atanmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Çalış, şu sözlerle tepki gösterdi:

“Demokratik siyaseti ve halkın doğrudan temsil hakkını hedef alan bu uygulama, sadece CHP’ye değil, tüm muhalefete ve tüm yurttaşlara gözdağıdır. Parti binasına girişlerin engellenmesi, toplantı ve gösteri yasakları ve ardından gelen gözaltılar anayasal hakların açıkça çiğnenmesidir.”

“Polis ablukası ve biber gazı insan hakkı ihlalidir”
Çalış, CHP İstanbul İl Başkanlığı çevresindeki yoğun polis ablukasına ve yurttaşlara yönelik müdahalelere de değinerek, güvenlik güçlerinin kullandığı biber gazının etkili bir kimyasal silaha dönüştüğünü vurguladı:

“Parti binasına gitmek isteyen yurttaşlara karşı biber gazı kullanmak, insan sağlığını tehdit eden bir şiddet biçimidir. Türkiye’nin tarafı olduğu Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne göre bu durum suç teşkil eder.”

“Yasak kararı anayasal hakları yok saymaktır”
Basın açıklamasında, İstanbul Valiliği’nin 7–10 Eylül tarihleri arasında altı ilçede toplantı ve gösteri yasağı getirmesi de eleştirildi. Çalış, valiliğin bu kararının Anayasa’nın 34. maddesine ve Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu hatırlattı:

“Toplantı ve gösteri hakkı anayasal bir güvencedir. Halkın ifade ve örgütlenme özgürlüğü, iktidarın keyfi yasaklarıyla engellenemez.”

“Demokrasiye ve özgürlüğe sahip çıkacağız”
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’nun açıklamasında son olarak, mücadele kararlılığı vurgulandı:

“Baskılar bizi yıldırmaz. Ablukalara, gözaltılara, kayyum politikalarına karşı halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. Demokrasi ve özgürlük ancak mücadeleyle kazanılır.”