Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan basın açıklamasında, maaşların açlık ve yoksulluk sınırının çok altında kaldığı vurgulandı.

Basın açıklamasını okuyan Eğitim Gücü Sendikası Mersin İl Temsilcisi Ali Keskin, eylemin yalnızca bir maaş artışı talebinden ibaret olmadığını belirterek, “Bu kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yıllardır süren ekonomik çöküşe karşı yükselen bir çığlığıdır. Türkiye’nin dört bir yanındaki iş bırakma eylemlerimiz, iktidarın dayattığı yoksulluk politikalarına karşı onurlu bir duruştur” dedi.

Keskin, toplu sözleşme görüşmelerini “baştan sona bir oyun” olarak nitelendirdi ve hükümetin sunduğu zam tekliflerinin milyonlarca kamu çalışanının yaşam koşullarını hiçe saydığını söyledi. Hakem Heyeti sürecinin de “trajediye dönüştüğünü” dile getiren Keskin, yetkili sendikanın kamu çalışanlarının hakkını savunmak yerine iktidarın yanında saf tuttuğunu iddia etti.

“Yoksulluk sınırının çok altındayız”
Keskin, TÜRK-İŞ ve BİSAM verilerine göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 86 bin lirayı, açlık sınırının ise 26 bin lirayı geçtiğini hatırlatarak, “Ne yazık ki en yüksek kadroda çalışan kamu personelinin maaşı bile bu rakamların çok altında. Bu tablo, kamu emekçilerini sefalet içinde yaşamaya mahkûm ediyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Uğur Ersoy memleketi Mersin’de son yolculuğuna uğurlandı
Prof. Dr. Uğur Ersoy memleketi Mersin’de son yolculuğuna uğurlandı
İçeriği Görüntüle

Eğitim Gücü-Sen’in talepleri arasında taban aylıkların artırılması, kira yardımı, bayram ikramiyesi, eş ve çocuk yardımlarının güncellenmesi, öğretmenlerin ek ödemelerinin yükseltilmesi ve emeklilik haklarında iyileştirme yapılması yer aldı. Keskin, ayrıca Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın kaldırılarak bu personelin Genel İdari Hizmetler kadrosuna geçirilmesini de istedi.

Basın açıklamasını, “Haklarımızı alıncaya, onurumuzu koruyuncaya kadar mücadele sürecektir” sözleriyle bitiren Keskin, yetkili sendikaların hükümetin yanında değil, kamu çalışanlarının yanında saf tutması gerektiğini vurguladı.