Mersin Eczacı Odası, Tabip Odası, Barosu, TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, Diş Hekimleri Odası ve Veteriner Hekimler Odası tarafından yapılan ortak açıklamada, orman yangınlarının yalnızca çevresel bir felaket değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdan sorunu olduğuna dikkat çekildi.
Son 10 Yılda 257 Bin 622 Hektar Orman Alanı Zarar Gördü
Meslek odalarının açıklamasında, Türkiye genelindeki orman yangınları ve bu yangınların yarattığı tahribatın büyüklüğüne vurgu yapıldı. 1937-2024 yılları arasında Türkiye'de 126.268 orman yangınının meydana geldiği belirtilerek, yaklaşık 1 milyon 907 bin 265 hektar orman alanının yok olduğu ifade edildi. Son 10 yılda ise 27 bin 332 orman yangını yaşandı ve 257 bin 622 hektar ormanlık alan zarar gördü. Bu istatistikler, orman yangınlarının Türkiye için ciddi bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
Ayrıca, Mersin’in Gülnar Pembecik yangınının Türkiye'de kaydedilen en büyük orman yangınları arasında 10. sırada yer aldığı da hatırlatıldı.
İklim Değişikliği ve İhmallerin Rolü
Açıklamada, orman yangınlarının artan sıklığının sadece küresel iklim değişikliğiyle ilgili olmadığı, aynı zamanda ihmal ve yetersiz politikaların da etkili olduğu vurgulandı. Doğayı korumaya yönelik bilimsel ve etik mücadelelerin önemine dikkat çekilirken, iklim krizinin etkilerinin görmezden gelinmemesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, "İklim Kanunu" ve "Maden Yasası" gibi düzenlemelerin sermaye odaklı yaklaşımına karşı durulması gerektiği belirtildi.
"Doğayı Korumak, Halk Sağlığını Korumakla Eşdeğerdir"
Mersin Akademik Odaları, doğanın korunmasının halk sağlığının korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, bu mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı. Ayrıca, Mersin’deki son meteorolojik verilere göre önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 6 ila 9 derece üzerine çıkmasının beklenmesi, yangın tehlikesinin arttığını gösteriyor. Özellikle sıcaklık ve nemin yüksek olduğu günlerde yangın riskinin daha da büyüyeceği hatırlatıldı.
Yangınlar ve Aşırı Hava Koşulları: Bir Uyarı
Gazipaşa'da başlayıp Anamur’a kadar ilerleyen orman yangınının, aşırı hava koşullarının yarattığı risklerin somut bir örneği olduğunun altı çizildi. Mersin Akademik Odaları, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması için yalnızca yas tutmanın değil, toplumsal mücadeleyi büyütmenin önemine dikkat çekti.
"Bu Felaketler Bir Daha Yaşanmasın"
Meslek odaları, hayatını kaybeden orman işçileri ve gönüllülere saygı duruşunda bulunarak, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması için tüm vatandaşları duyarlı olmaya çağırdı. Yanan sadece ormanların değil, aynı zamanda toplumun ortak vicdanının da olduğu vurgulandı.





