Mersin’in geçmişine tanıklık eden yapılardan biri daha yeniden hayat buluyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu tamamlanan tarihi Taş Bina, şimdi kentin hafızasını yaşatacak modern bir müze olarak yeniden tasarlanıyor.
Özgün dokusu korunarak dönüştürülen yapı, tamamlandığında ziyaretçilerini Mersin’in geçmişinden geleceğine uzanan kapsamlı bir yolculuğa çıkaracak.
Taş Bina’nın tarihi yeniden anlatılacak
Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları 2024 yılında başlatıldı ve tarihi yapının restorasyonu tamamlandı.
Fen İşleri Dairesi Başkanı Serdar Gökpınar, Taş Bina’nın Mersinlilerin toplumsal hafızasında özel bir yere sahip olduğunu belirterek yapının tarih boyunca farklı amaçlarla kullanıldığını söyledi.
İlk döneminde tuz deposu olarak kullanılan Taş Bina, ilerleyen yıllarda ticari bir mekâna dönüştü. Ardından Mersin’in kültürel hayatında önemli bir yere sahip Akkahve olarak hizmet veren yapı, sonrasında belediye binası olarak da kullanıldı.
Gökpınar, binanın farklı dönemlerde farklı işlevler üstlense de Mersin’in kent belleğindeki yerini hiçbir zaman kaybetmediğini ifade etti.
Sadece gezilen değil, deneyimlenen müze olacak
Mersin Kent Müzesi projesinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise çağdaş müzecilik anlayışıyla hazırlanacak olması.
Müzede Mersin’in tarihini, kültürel mirasını, geleneklerini ve kent kimliğini anlatan sergi alanlarının yanı sıra dijital deneyim alanları, görsel ve işitsel uygulamalar ile etkileşimli sergileme teknikleri kullanılacak.
Serdar Gökpınar, projenin klasik bir müze anlayışının ötesine geçeceğini belirterek, “Mersin Kent Müzesi sadece gezilen değil, aynı zamanda deneyimlenen bir müze olacak” dedi.
Bu yönüyle müzenin Türkiye’deki örnek kent müzeleri arasında yer almasının hedeflendiği belirtildi.
Akkahve yeniden hayat bulacak
Projenin en nostaljik bölümlerinden biri ise Akkahve olacak.
Bir dönem Mersin’in sanatçılarını, edebiyatçılarını ve kentin önde gelen isimlerini bir araya getiren Akkahve, müze içerisinde temsili olarak yeniden canlandırılacak.
Böylece ziyaretçiler yalnızca geçmişteki bir mekânın hikâyesini okumakla kalmayacak, Akkahve’nin dönemine ait sosyal ve kültürel atmosferi de deneyimleme fırsatı bulacak.
Taş Bina’nın zemin katında oluşturulan tarihi sergi alanı da farklı sergilere ev sahipliği yapacak. Özgün mimari dokusunun korunacağı bu alanın, zaman içinde değişen sergilerle yaşayan bir kültür mekânına dönüştürülmesi planlanıyor.
Mersin’de tarihi yapılar birer birer yeniden kazanılıyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kent belleğini korumaya yönelik çalışmaları Taş Bina ile sınırlı değil.
Bu kapsamda Kırmızı Lacivert Kent Meydanı ve Karamancılar Konağının restorasyonları tamamlanırken, tarihi Kasaplar Çarşısında da restorasyon çalışmaları başlatıldı.
Projelerin yalnızca eski yapıların fiziksel olarak yenilenmesinden ibaret olmadığı, Mersin’in geçmişiyle bugünü arasında kültürel bir bağ kurulmasının amaçlandığı belirtildi.
2027 sonunda Mersin’in yeni buluşma noktası olacak
Mersin Kent Müzesi’nin 2027 yılının sonunda tamamlanması planlanıyor.
Serdar Gökpınar, yürütülen çalışmaların kent belleğini güçlendirdiğini belirterek, tarihi mirasın korunmasının yanı sıra gelecek kuşaklara aktarılabilecek yeni kültür ve yaşam alanları oluşturulduğunu ifade etti.
Taş Bina’nın Kent Müzesi olarak kapılarını açmasıyla birlikte Mersin, yalnızca tarihini anlatan değil, kendi hikâyesini ziyaretçilerine yaşatan yeni bir kültür merkezine kavuşmuş olacak.





