Mersin’de narenciye hasat sezonu yaklaşırken ürünlerin dış pazarlara ulaştırılmasında yaşanabilecek olası lojistik sorunlar gündeme geldi.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Karadeniz güzergâhlarında meydana gelebilecek aksaklıkların Rusya ve Ukrayna’ya yapılan yaş meyve-sebze ihracatını etkileyebileceğini belirterek, kamu kurumlarına sezon başlamadan alternatif taşıma planları oluşturma çağrısında bulundu. Ekmen’in Yeni Yol Partisi Grup Başkanlığı görevi TBMM’nin güncel kayıtlarında da yer alıyor.
Rusya narenciye ihracatında ilk sırada
Ekmen’in gündeme getirdiği Rusya pazarı, Türkiye’nin narenciye ihracatı açısından önemli bir konumda bulunuyor.
Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin 2026 verilerine göre Rusya Federasyonu 208,9 milyon dolarlık narenciye ihracatıyla ilk sıradaki pazar konumunu koruyor. AKİB ayrıca Ukrayna’yı da Türkiye’nin önemli yaş meyve-sebze ihracat pazarlarından biri olarak gösteriyor.
2025 yılının Ocak-Kasım döneminde yalnızca mandalina ihracatında Rusya’ya yaklaşık 237 milyon dolar, Ukrayna’ya ise 48 milyon doların üzerinde satış gerçekleştirilmişti.
“Sorun ihracatçıyla sınırlı kalmaz”
Ekmen, ihracat yollarında meydana gelebilecek bir kesintinin yalnızca ihracatçı firmaları değil, ürününü hasat eden çiftçiyi de doğrudan etkileyebileceğini savundu.
Mersin ve Çukurova’da narenciyenin binlerce üreticinin gelir kaynağı olduğunu belirten Ekmen, ürünün zamanında dış pazara ulaştırılamaması halinde iç piyasadaki arzın artabileceğini ve bunun üretici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti.
Bu değerlendirme Ekmen’in siyasi ve ekonomik öngörüsü niteliğinde; olası bir fiyat düşüşünün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ihracat hacmi, üretim miktarı, lojistik kapasite ve piyasa koşullarına bağlı olacak.
Alternatif güzergâh önerisi
Ekmen, olası taşıma sorunlarına karşı farklı seçeneklerin şimdiden değerlendirilmesini istedi.
Karayolu taşımacılığı kapasitesinin artırılması, alternatif güzergâhların devreye alınması ve artabilecek nakliye maliyetlerine yönelik geçici destek mekanizmalarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ekmen, hazırlıkların hasat sonrasına bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında benzer lojistik ve pazar riskleri daha önce de yaş meyve-sebze sektörünün gündemine gelmişti. AKİB, savaşın başladığı 2022 yılında sektörün Rusya ve Ukrayna’daki risklere karşı alternatif pazar arayışına yöneldiğini açıklamıştı.
Mersin ihracatta kritik merkezlerden biri
Mersin, Türkiye’nin yaş meyve-sebze üretim ve ihracat zincirindeki önemli merkezlerden biri.
AKİB verilerinde geçmiş yıllarda Mersin, Türkiye genelinde en fazla yaş meyve-sebze ihracatı yapan iller arasında ilk sırada yer aldı. Birliğin sorumluluk alanı da Türkiye’nin toplam narenciye ihracatının büyük bölümünü gerçekleştiriyor.
Bu nedenle taşıma maliyetleri veya ihracat rotalarında yaşanabilecek sorunların Mersin’de üretici, paketleme tesisi, lojistik firması ve ihracatçıdan oluşan geniş bir ekonomik zinciri etkileme potansiyeli bulunuyor.
Üretim maliyetlerine de dikkat çekti
Ekmen açıklamasında çiftçinin gübre, ilaç, enerji, sulama ve işçilik giderlerinin yüksekliğine de değindi.
İhracatta yaşanabilecek ilave bir daralmanın bu maliyetlerle üretim yapan çiftçinin gelirini daha fazla baskılayabileceğini savunan Ekmen, kamu kurumlarının sezon başlamadan risk senaryolarına göre hazırlık yapması gerektiğini ifade etti.
Organize Tarım Bölgeleri önerisi
Ekmen ayrıca Mersin’de gündemde bulunan Organize Tarım Bölgeleri modelinin de tarımsal üretim ve pazarlama altyapısına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Fide üretimi, tarım makineleri, gübre, soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinin aynı sistem içerisinde planlanmasının özellikle hasat sonrası süreçte avantaj sağlayabileceğini savundu.
Bu modelin narenciye ürünlerinin depolanması, işlenmesi ve pazara daha hızlı ulaştırılması açısından değerlendirilebileceğini belirtti.
Sezon öncesi iki başlık öne çıkıyor
Narenciye sezonu yaklaşırken Mersin açısından iki konu öne çıkıyor:
Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere mevcut ihracat pazarlarına ulaşımın kesintisiz sürdürülmesi ve olası bir aksama durumunda alternatif taşıma ve pazar seçeneklerinin hazır tutulması.
Ekmen, bu hazırlıkların sezon başlamadan yapılmasının üreticinin olası fiyat kaybına karşı korunması açısından önemli olduğunu savunuyor.




