Geçtiğimiz yıl zirai donla ağır yara alan tarım sektörü, yaz aylarında kuraklık ve aşırı sıcakların neden olduğu ürün yanmalarını henüz atlatamadan bu kez de sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Kent genelinde etkili olan sağanak yağış, tarım arazilerini sular altında bırakırken, üreticiler için “acil destek” çağrıları yükselmeye başladı.
Merkez ilçelerle birlikte Tarsus, Erdemli, Silifke, Aydıncık, Anamur ve Bozyazı’da derelerin taşması sonucu çok sayıda tarım alanı zarar gördü. Özellikle Erdemli Deresi çevresindeki limon bahçeleri ile Akdeniz ilçesindeki seralarda su baskınları yaşandı. Sel yalnızca tarlaları değil, üreticinin umudunu da sürükledi.
Tarsus’ta motopomp sistemi felaketi hafifletti
Yağışların en etkili olduğu ilçelerden biri olan Tarsus’ta ise bazı bölgelerde alınan önlemler olası büyük kaybın önüne geçti. 2018 yılında devreye alınan motopomp sistemi sayesinde Yeşiltepe, Bahşiş ve Kulak mevkiilerindeki sera ve bahçelerde su tahliyesi sağlandı. Yaklaşık 25 bin dönümlük tarım alanında üretim yapan çiftçiler, sistem sayesinde geçmiş yıllara göre daha az zarar gördüklerini belirtti. Ancak bu durum, il genelindeki kaybın büyüklüğünü gölgelemeye yetmedi.
Afetler zinciri fiyatları da vuruyor
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaşanan aşırı hava olaylarının üretimde düşüşe yol açtığını ve bunun da fiyatlara yansıdığını ifade etti. Soğuk hava nedeniyle verimin azaldığını belirten Bayraktar, Mersin başta olmak üzere kıyı illerinde yaşanan sel, fırtına ve dolunun, sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın önemli nedenlerinden biri olduğunu dile getirdi.
“Hasar tespiti gecikmeden yapılmalı”
Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Okan Özkaya da selden etkilenen üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, tarımsal alanlardaki zararın hızla tespit edilmesi gerektiğini vurguladı. Özkaya, gerekli destek ve iyileştirme çalışmalarının vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesinin hem üreticinin ayakta kalması hem de tarımsal üretimin sürdürülebilmesi açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Can kaybı yaşanmamış olmasının en büyük teselli olduğunu da sözlerine ekledi.
Tarım işçilerinden dayanışma çağrısı
Mevsimlik ve güvencesiz tarım işçilerini temsil eden Güvencesiz İşçiler Derneği (GİŞDER) de yaşanan sel sonrası bir dayanışma çağrısı yaptı. Açıklamada, tarım arazilerindeki zararların üreticiyi zor durumda bıraktığı belirtilerek, çiftçilerin emeğinin karşılıksız kalmaması için kamu kurumlarının gerekli adımları atması istendi.
Mersin’de tarım, iklim krizinin etkileriyle her geçen yıl daha kırılgan hale gelirken; üreticiler bir yandan tarlalarını kurtarmaya, diğer yandan ayakta kalabilmek için destek beklemeye devam ediyor. Afetlerin peş peşe yaşandığı bu süreçte, gözler yapılacak hasar tespitlerine ve açıklanacak destek paketlerine çevrilmiş durumda.




