Mersin’in Silifke ilçesinde doğayı, tarımı ve insan sağlığını ilgilendiren kritik bir çevre tartışması büyüyor. Yeşilovacık Mahallesi’nde yapılması planlanan maden atık depolama tesisi, bölge halkının ve çevre örgütlerinin sert tepkisine neden oldu. Şişecam Grubu bünyesindeki Cam İş Maden Şirketi tarafından hazırlanan proje kapsamında, yılda yaklaşık 300 bin ton atığın bölgede depolanması öngörülüyor.

Silifke’de dev çevre yatırımı için yeni ihale: Yapım süresi 4 yıl
Silifke’de dev çevre yatırımı için yeni ihale: Yapım süresi 4 yıl
İçeriği Görüntüle

Projeye karşı çıkan vatandaşlar ve çevreciler, bilirkişi incelemesi sırasında bir araya gelerek itirazlarını yüksek sesle dile getirdi. Yapılacak tesisin yalnızca çevreyi değil, bölgedeki yaşamın tamamını tehdit ettiğini savunan mahalle sakinleri, doğalarının, tarım alanlarının ve çocuklarının geleceğinin risk altında olduğunu belirtti.

Çevrecilerin en büyük kaygısı, depolanması planlanan atıkların taşıma ve döküm sırasında çevreye yayılma ihtimali oldu. Özellikle açık alanda gerçekleştirilecek işlemler nedeniyle silis kumunun rüzgarla geniş alana taşınabileceği ifade edilirken, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği dile getirildi. Bölgedeki poyrazın etkisiyle atıkların yayılmasının kolaylaşacağına dikkat çekilirken, bunun başta solunum yolu hastalıkları olmak üzere önemli riskler doğurabileceği vurgulandı.

Mersin Çevre Platformu Başkanı Sabahat Aslan, mahkeme keşfi sırasında itirazlarını bir kez daha ortaya koyacaklarını belirterek, planlanan deponun eski maden ocağı alanına kurulmak istenmesinin bölge için büyük zarar oluşturacağını ifade etti. Aslan, projenin yalnızca insan sağlığını değil, tarımsal üretimi de doğrudan tehdit ettiğini söyledi.

Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can da süreçte halkın görüşünün göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. ÇED süreçlerinde yalnızca teknik raporların değil, yöre halkının, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmelerinin de belirleyici olması gerektiğini belirten Can, halkın tepkisinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.

Vatandaşlar ise bölgenin seraları, narenciye üretimi ve doğal dokusunun büyük tehlike altında olduğunu savundu. Yeşilovacık’ın yemyeşil yapısının korunmasını isteyen mahalle sakinleri, yaşam alanlarının sanayi atıklarıyla kuşatılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bilirkişi incelemesi boyunca sık sık slogan atan vatandaşlar, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.

Bölgede yükselen tepki, Yeşilovacık’taki mücadelenin yalnızca bir proje itirazı olmadığını, doğrudan yaşam alanlarını koruma çabası olarak görüldüğünü ortaya koydu. Şimdi gözler, bilirkişi raporunun ardından mahkemenin vereceği karara çevrildi.