Hasat mevsimiyle birlikte su yüzeyini kaplayan yağ tabakası ve bölgeyi saran yoğun zeytin posası kokusu, vatandaşlar arasında büyük bir endişe yaratmış durumda.
Yerel halk, nehrin kenarında yürüyüş yaparken su yüzeyinde her geçen gün artan yağlı tabakanın yanı sıra keskin kokunun yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Bölge halkı, kirliliğin kaynağını zeytin işleme tesislerine bağlıyor. Zeytinlerin işlenmesi sırasında ortaya çıkan bu kirliliğin, nehrin ekosistemini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurgulayan çevre gönüllüleri, konuyla ilgili harekete geçilmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor.
"Bu Doğa Hepimizin, Sahip Çıkmazsak Geç Olabilir!"
Çevre gönüllüleri ve duyarlı vatandaşlar, zeytin posası ve yağ tabakalarının Göksu Nehri üzerindeki etkisini daha fazla görmezden gelmenin, doğanın dengesini bozacağını ifade ediyor. “Bu doğa hepimizin. Sahip çıkmazsak ilerde çok geç olabilir,” diyerek, bölgedeki doğal kaynakların korunması gerektiği mesajını veriyorlar. Ayrıca, kirliliğe neden olan işletmelere karşı denetimlerin artırılması ve caydırıcı cezaların uygulanması talep ediliyor.
Acil Önlem Alınması Gerekiyor
Vatandaşlar, nehrin temizliği ve ekosisteminin korunması adına acil önlemler alınmasını istiyor. Özellikle zeytin işleme tesislerinin denetlenmesi ve atıklarının doğru şekilde yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Göksu Nehri, sadece bölge halkı için değil, aynı zamanda bölgedeki flora ve fauna için de büyük önem taşıyor. Bu nedenle, kirliliğin artarak devam etmesi, bölgenin ekosistemine kalıcı zararlar verebilir.




