Mersin Milletvekili Talat Dinçer, 1 Kasım 2025’te yürürlüğe giren ve 3,5 ton ve altındaki kamyonetler için kantar zorunluluğunu eleştirerek, bu uygulamanın küçük nakliye işletmeleri ve esnaf üzerinde yaratacağı mağduriyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Dinçer, özellikle küçük ölçekli nakliyecilerin ekonomik ve operasyonel açıdan ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
"Esnaf İçin Ekstra Yük"
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından alınan yeni karara göre, 3.500 kg ve altındaki araçlar artık kantar kontrolüne tabi tutulacak. Bu araçlara, azami yük limitinin aşılması durumunda yaklaşık 16.800 TL ceza kesilecek. Talat Dinçer, bu kararın küçük işletmeler için hem ekonomik hem de operasyonel açıdan büyük bir yük oluşturduğunu söyledi. Dinçer, küçük nakliyecilerin zaten mazot, lastik, sigorta ve bakım gibi yüksek maliyetlerle mücadele ettiğine dikkat çekerek, kantar uygulamasının onlara ek bir finansal yük getireceğini ifade etti.
"300 Kilo Yükle Ticaret Yapmak Mümkün Değil"
Dinçer, yeni düzenleme ile birlikte boş ağırlığı 3.200 kg olan bir kamyonetin yalnızca 300 kg yük taşıyabileceğine işaret etti. “Bu durumda kamyonetin ticari işlevi neredeyse tamamen ortadan kalkıyor. Bu, hem teknik hem de adil açıdan kabul edilemez bir sınırlamadır,” diyen Dinçer, küçük araçların ticari faaliyetlerini sürdürmelerinin neredeyse imkansız hale geldiğini belirtti.
“Ağır Araçlar ve Küçük Kamyonetler Arasındaki Fark Göz Ardı Edilmemeli”
Ağır tonajlı araçların yol ve altyapıya verdiği zararın dikkate alınması gerektiğini belirten Dinçer, küçük kamyonetlerin bu sınırlamaya dahil edilmesinin haksızlık oluşturduğunu savundu. "Ağır tonajlı araçlar yol yapısına zarar verirken, küçük kamyonetlerin yük taşıma kapasitesi sınırlı, bu yüzden bu kısıtlamaların geçerli olması için somut bir gerekçe bulunmamaktadır," dedi.
“Kantar Uygulaması Gözden Geçirilmeli”
Talat Dinçer, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na, kararın tekrar gözden geçirilmesi çağrısında bulunarak, sektör temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. "Nakliyeci esnafımızın maliyet yükü zaten yüksek. Kantar zorunluluğu, hem zaman kaybına hem de cezai yaptırımlara neden olacak. Bu karar sektörü zor durumda bırakacak,” diyen Dinçer, bakanlığın esnafın mağduriyetini engellemek için bu kararı yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
“TBMM'ye Soru Önergesi ve Araştırma Komisyonu Talebi”
Dinçer, bu konuda hem yazılı soru önergesi hem de Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talebini TBMM’ye sundu. Talat Dinçer, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'na şu soruları yöneltti:
Küçük ölçekli nakliye şirketlerinin yüksek maliyetlerle mücadele ettiği bir dönemde, kantar uygulaması getirerek esnafa ek mali yük bindirmenin gerekçesi nedir?
Kantar noktalarında oluşacak uzun kuyruklar ve bekleme süreleri, şehir içi ve şehirler arası taşımacılığı aksatacak. Bakanlık bu yoğunluğu nasıl önlemeyi planlıyor?
Boş ağırlığı 3.200 kg olan bir kamyonetin yalnızca 300 kg yük taşımasına izin verilmesi, aracın ticari işlevini neredeyse ortadan kaldırıyor. Bu sınırlamanın teknik gerekçesi nedir?
Ağır tonajlı araçların yol ve altyapıya verdiği zarar göz önünde bulundurulurken, küçük kamyonetler üzerindeki kısıtlamalar nasıl haklı gösterilebilir?
Bakanlık, küçük nakliye şirketlerinin ve esnafın ekonomik faaliyetlerinin sekteye uğramasını nasıl önlemeyi planlıyor?
Karar alınırken sektörün görüşleri ve mevcut taşıma kapasite koşulları göz önünde bulunduruldu mu?
Bu uygulamanın geri çekilmesi veya sınırlarının esnek hâle getirilmesi gündemde midir?
Uygulama nedeniyle oluşacak mağduriyetler ve istihdam kayıpları için somut bir çözüm önerisi var mıdır?
Talat Dinçer, esnafın karşı karşıya kaldığı bu mağduriyetlerin giderilmesi için hükümetin harekete geçmesini ve bu konuda sektörden gelen görüşlerin dikkate alınarak daha adil bir çözüm üretilmesini talep etti.





