Dinçer, hem Meclis Araştırma Önergesi sunarak hem de Gençlik ve Spor Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı’na yöneltilen soru önergeleriyle bu sorunun çözülmesi için çağrıda bulundu.

Kazalar ve Mağduriyetler Artıyor
Dinçer, 2024 yılı boyunca bir dizi olayın yaşandığını belirtti. Art arda meydana gelen asansör kazaları, yangınlar, gıda zehirlenmeleri ve hijyen sorunları yüzünden binlerce öğrencinin mağdur olduğunu ve bazı öğrencilerin hayatını kaybettiğini vurguladı. Özellikle Aydın’daki KYK yurdunda meydana gelen asansör kazasında, öğrencilerin kazadan önce defalarca asansör arızasını bildirdiği ancak hiçbir önlem alınmadığı ortaya çıktı.

Samsun’daki özel yurtta yangın merdiveni ve alarm sistemi bulunmadığına dikkat çeken Dinçer, ayrıca Konya, Kütahya ve Elazığ gibi illerde yemek kaynaklı toplu zehirlenmelerin yaşandığını belirtti. Bu kazaların öğrencilerin barınma hakkını kullanırken can güvenliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Dinçer, devletin anayasal yükümlülüğü olan **"gençlerin barınma, güvenlik ve sağlık hakkı"**nın açıkça ihlal edildiğini vurguladı.

Denetimsizlik ve Liyakatsizlik Sorunu
Dinçer, bu olayların temelinde denetimsizlik, liyakatsiz yönetim ve özel sektörün kâr odaklı yaklaşımının yattığını belirtti. “Devlet, gençlerden yüksek ücretler tahsil edilen bu yurtları ne fiziki yapı ne yemek hizmeti ne de teknik altyapı bakımından yeterince denetlemiyor. Bu eksiklikler, gençlerimizi her gün daha büyük bir tehlikenin içine itiyor” dedi.

TBMM'ye Araştırma Önergesi Sunuldu
Dinçer, Türkiye genelindeki tüm KYK ve özel yurtların güvenlik, hijyen, altyapı, gıda güvenliği ve personel yeterliliği açısından kapsamlı bir şekilde araştırılması için TBMM Başkanlığı’na bir Meclis Araştırma Önergesi sundu. Dinçer, “Geçmişte yaşanan kazaların nedenleri ortaya çıkarılmalı, sorumlular hakkında işlem yapılıp yapılmadığı kamuoyuna açıklanmalı ve yeni faciaların yaşanmaması için bağlayıcı önlemler alınmalıdır” dedi.

Bakanlara Yöneltilen Soru Önergeleri
Dinçer, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği soru önergeleriyle, yurtlar ile ilgili şu konularda açıklama talep etti:

2025 yılı içerisinde özel öğrenci yurtlarında kaç denetim yapılmıştır? Hangi yurtlarda eksiklik tespit edilmiştir?

2025–2026 eğitim-öğretim yılı başında kaç özel yurt denetimsiz şekilde eğitim-öğretime başlamıştır?

Yangın, zehirlenme, taciz ve güvenlik zafiyeti gibi olaylar ile ilgili olarak 2024 ve 2025 yıllarında Bakanlık ne tür işlemler yapmıştır?

Ortaöğretim öğrencilerine barınma hizmeti veren özel yurtlarda çalışan personelin pedagojik yeterliliği denetleniyor mu?

Yemek hizmeti veren firmalar nasıl belirleniyor? Son iki yılda gıda zehirlenmesi yaşanan özel yurt sayısı kaçtır?

Özel yurtlara ilişkin şikâyet mekanizması ne kadar erişilebilir ve etkin hale getirilmiştir?

Bakanlık, kamuya açık yıllık denetim raporu yayımlamakta mıdır? Yayımlanmıyorsa, neden?

KYK yurtlarında 2025 yılı başında yapılan yangın güvenliği denetimi sayısı kaçtır? Kaç yurtta eksiklik tespit edilmiştir?

KYK yurtlarında kullanılan asansörlerin yüzde kaçı bakımdan geçirilmiştir? Bakımı yapılmayan asansörler hâlâ kullanımda mıdır?

Yeni Parti Mersin’de Seçim Sonrası Tartışma: Kadın ve Gençlik Kotası İddiası
Yeni Parti Mersin’de Seçim Sonrası Tartışma: Kadın ve Gençlik Kotası İddiası
İçeriği Görüntüle

KYK yurtlarında yemek hizmeti veren firmalar hangi kriterlere göre seçilmiştir? Kaç ihaleye doğrudan alım yoluyla karar verilmiştir?

Yurtlara yerleşen öğrencilerden alınan ücretlerde geçen yıla göre ne kadar artış yapılmıştır? Bu artışa rağmen hangi iyileştirmeler sağlanmıştır?

KYK yurtlarında 2025-2026 dönemi için tahsis edilen güvenlik, temizlik ve bakım personeli sayısı nedir? Bu sayı ihtiyacın ne kadarını karşılamaktadır?

Yurtlarda yaşanan olaylara ilişkin öğrenci şikayetlerinin Bakanlık tarafından doğrudan alındığı bir sistem mevcut mudur? Bu yıl kaç başvuru alınmıştır?

2025-2026 dönemine ait yurt kapasitesi verileri nedir? Başvuruların yüzde kaçı karşılanabiliyor?

Yurtlar Güvenli Yaşam Alanı Olmalı
Dinçer, son olarak devletin yurtların yalnızca ticari bir alan olarak değil, güvenli yaşam alanları olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Gençlerin güvenliği, sağlıkları ve barınma hakları, devletin asli sorumluluğunda olmalı ve bu hakların ihlali asla kabul edilemez. Dinçer, yurtlardaki bu sorunların çözülmesi için denetimlerin arttırılması, sorumlular hakkında işlem yapılması ve yeni faciaların önlenmesi adına güçlü adımlar atılmasını talep etti.