Yenişehir Belediyesi tarafından yürütülen proje; Değirmençay, Turunçlu, Karahacılı ve Uzunkaş mahallelerini kapsayan doğal yapısıyla dikkat çeken bölgede uygulanıyor. Çanak vadi özelliği taşıyan havzada, arıların nektar ve polen ihtiyacını karşılamak amacıyla düşük su tüketen tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimi destekleniyor.
Projede züfa, tıbbi ada çayı, tıbbi nane ve ıtır gibi bitkiler öne çıkıyor. Bu bitkiler hem ekolojik tarım açısından değerlendirilirken hem de arılar için doğal bir besin kaynağı oluşturuyor.
Kovanlar taşınmıyor, şeker takviyesi yapılmıyor
Manavşa’daki çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri ise arıcılıkta yaygın olarak tartışılan besleme ve taşıma uygulamalarına alternatif bir model geliştirilmesi.
Yenişehir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Yardımcısı Şamil Beştoy, proje kapsamında kovanların taşınmadığını ve arılara şeker takviyesi yapılmadığını belirtti.
Yaklaşık 1,5 yıldır sürdürülen çalışmayla iklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki etkilerinin de araştırıldığını aktaran Beştoy, değişen çiçeklenme dönemleri ve iklim koşullarında kovanların nasıl yönetilebileceği konusunda uygulamalı çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Bu yıl bölgede bulunan kovanlardan kovan başına yaklaşık 10 kilogram bal elde edilmesi hedefleniyor. İlk sağımın ise ağustos ayının son günleri veya eylül ayının başında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Arıların sofrası tıbbi bitkilerle zenginleştirildi
Yenişehir Belediyesi AR-GE Müdürü Eylem Parlak Emre, projenin yalnızca arıcılığa yönelik bir çalışma olmadığını, iklim değişikliğine uyum, biyolojik çeşitliliğin korunması ve kırsal kalkınmayı birlikte hedefleyen bir üretim modeli olduğunu söyledi.
Havzada yetiştirilen bitkilerin düşük su ihtiyacının yanı sıra arılar açısından önemli nektar ve polen kaynakları oluşturduğunu belirten Emre, üreticilere fide desteğinin yanı sıra ekim, bakım, hasat ve ürün yönetimi konularında da destek verildiğini aktardı.
Projenin önemli bileşenlerinden biri olan Manavşa Arı Merası ile arıcılığın ekosistemdeki rolüne dikkat çekilirken, arıların doğal ve zengin bir besin kaynağına ulaşması amaçlanıyor.
Özyiğit: “Arıların izini sürerek geleceği inşa ediyoruz”
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise projenin iklim krizine karşı yerel ölçekte geliştirilen önemli çalışmalardan biri olduğunu belirtti.
Küresel ısınma, kuraklık ve değişen çiçeklenme dönemlerinin arı popülasyonunu da tehdit ettiğine dikkat çeken Özyiğit, arıların ekolojik sistemdeki kritik rolüne vurgu yaptı.
Özyiğit, Manavşa’da geleneksel arıcılık anlayışını modern ve ekolojik yöntemlerle buluşturduklarını ifade ederek, bölgede arılar için zengin nektar ve polen kaynakları oluşturulduğunu belirtti.
Projenin uzun vadede yalnızca doğal bal üretimine değil, ekolojik ve ekonomik değerin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor.
Yenişehir Belediyesi, Manavşa’da elde edilecek bilgi ve deneyimin bölgedeki diğer üreticilerle paylaşılması ve doğal üretim anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlıyor.
İlk bal sağımının ardından projenin ortaya koyacağı üretim sonuçları, iklim krizinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği Mersin’de sürdürülebilir arıcılık açısından da önemli bir uygulama örneği oluşturacak.




