GÜNDEM

16 Yaşındaki Hiranur İçin Adliye Önünde Tek Ses: “Bu Dava Kapatılamaz”

Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Aygar’ın erkek arkadaşı tarafından silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması, adalet arayışının gölgesinde görüldü.

Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma yalnızca bir yargılama değil; çocukların yaşam hakkı, kadınlara yönelik şiddet ve cezasızlık tartışmalarının da merkezine dönüştü.

Duruşmaya baro yöneticileri, kadın ve çocuk hakları alanında çalışan dernekler, gönüllü avukatlar ile Hiranur’un ailesi ve arkadaşları katıldı. Üç sanık, tutuklu bulundukları cezaevlerinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı. Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. HTS kayıtlarında adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesi kabul edilirken, davanın kapsamının genişletilmesine yönelik talepler reddedildi. Dava 13 Mart tarihine ertelendi.

Adliye Önünde Sert Mesajlar: “Bu Bir Yönetim ve Koruma Sorunu”
Duruşma sonrası Mersin Adliyesi önünde yapılan açıklamalar, davanın kamuoyundaki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, baronun müdahillik talebinin reddedilmesine rağmen süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Hiranur için adalet sağlanana kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız” dedi.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği gönüllü avukatı Av. Derya Demir ise dosyada ciddi çelişkiler bulunduğuna dikkat çekti. Sanık beyanları ile HTS kayıtlarının örtüşmediğini belirten Demir, olayın arka planına dair şüphelerin arttığını söyledi. Demir, kamuoyunun davaya gösterdiği ilginin yargı sürecinin sağlıklı işlemesi açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.

“Bu Dosya Sadece Bir Cinayet Dosyası Değil”
Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale, davanın yalnızca bir adli vaka olarak görülmemesi gerektiğini belirterek sert konuştu. Özkale, “Burada savunduğumuz şey bir çocuğun yaşam hakkıdır. Bu hak ne pazarlık konusudur ne de zamana bırakılabilir. Faillerin indirim uygulanmaksızın en ağır şekilde cezalandırılması için sürecin her aşamasında buradayız” dedi.

Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar ise dosyanın toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve eril şiddetin acı bir sonucu olduğunu vurguladı. Çavdar, toplumun duruşmalara gösterdiği ilginin kamuoyu baskısı yarattığını ve bunun adalet için belirleyici olduğunu ifade ederek 13 Mart’taki duruşmaya çağrı yaptı.

“Hiranur’un Sesi Susmayacak”
Adliye önünde yapılan açıklamalarda ortak vurgu netti: Hiranur’un ölümü istatistiklere eklenip unutulmayacak. Hukukçular, sivil toplum temsilcileri ve kadın örgütleri, bu davanın çocukların ve kadınların yaşam hakkı açısından emsal olması gerektiğini belirterek sürecin takipçisi olacaklarını ilan etti.

Hiranur için istenen adalet, yalnızca bir dosyanın sonucu değil; çocukların güvende olduğu bir toplum talebinin de sembolü olarak yankı bulmaya devam ediyor.