Mersin’in geleneksel lezzetlerinin coğrafi işaretle korunmasının işletmelere ve ürünlerin kent dışındaki tanınırlığına etkisi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın yeni paylaşımıyla yeniden gündeme geldi.

MTSO’nun “MTSO ile Mümkün” çalışmasında deneyimlerini paylaşan Has Künefe Kurucusu Ali Yiğit, coğrafi işaret sürecinde verilen eğitimlerin üretim standartlarını geliştirmelerine katkı sunduğunu belirtti.

Yaklaşık 30-35 yıldır sektörde faaliyet gösterdiklerini, üç şubeye ulaştıklarını ve yeni bir üretim tesisi kurduklarını anlatan Yiğit, özellikle Mersin Kerebici ve Mersin Cezeryesi’nde coğrafi işaret standartlarının kalite ve tüketici güveni açısından önem taşıdığını ifade etti.

Akdeniz’de tek imar planına 125 itiraz geldi.
Akdeniz’de tek imar planına 125 itiraz geldi.
İçeriği Görüntüle

Mersin Kerebici 2019’da tescillendi

Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre Mersin Kerebici, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın başvurusu sonucu 11 Nisan 2019 tarihinde 426 tescil numarasıyla mahreç işareti aldı.

Tescil belgesinde Mersin Kerebici’nin üretim yöntemi, kullanılan malzemeler ve sunum şekli ayrıntılı olarak tanımlanıyor. Ürünün irmikli hamurdan hazırlanması, ceviz veya coğrafi işaretli Antep fıstığı kullanılması, odun fırınında pişirilmesi ve çöven kökünden elde edilen köpükle servis edilmesi temel ayırt edici özellikler arasında bulunuyor.

Cezeryenin tescili daha eski

Mersin’in bir diğer tanınmış ürünü Mersin Cezeryesi ise çok daha önce coğrafi işaret korumasına alındı.

TÜRKPATENT kayıtlarına göre Mersin Cezeryesi için başvuru 2001 yılında yapıldı ve ürün 15 Ocak 2003 tarihinde 44 tescil numarasıyla mahreç işareti olarak kayıtlara geçti.

Bu tescilin sahibi de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası. Tescil şartnamesinde ürünün üretim özelliklerinden ambalaj kullanımına kadar belirli standartlar tanımlanıyor.

Ali Yiğit: “Diğer şehirlerden çok talep oldu”

Has Künefe Kurucusu Ali Yiğit, MTSO tarafından paylaşılan açıklamasında coğrafi işaret sürecinde üniversite ve oda temsilcilerinden oluşan ekiplerin işletmelere yönelik çalışmalar yürüttüğünü anlattı.

Ürünlerin belirlenen standartları sağlamasının hem kalite hem de güven açısından önemli olduğunu belirten Yiğit, coğrafi işaretli ürünlerine farklı şehirlerden yoğun talep geldiğini ve ürünlerin beğenildiğini söyledi.

Yiğit, Mersin Kerebici ve Mersin Cezeryesi’ni kentin vazgeçilmez gastronomik değerleri arasında gördüklerini ifade etti.

Coğrafi işaret yalnızca isim koruması değil

Coğrafi işaret sistemi, bir ürünün yalnızca belirli bir yöreyle ilişkilendirilmesini sağlamıyor; ürünün hangi özelliklerle ve hangi üretim standartlarıyla piyasaya sunulacağını da kayıt altına alıyor.

Örneğin Mersin Kerebici’nin tescil şartnamesinde kullanılacak malzemelerden pişirme yöntemine kadar ayrıntılı üretim kriterleri yer alıyor. Mersin Cezeryesi için de ürünün fiziksel, kimyasal ve üretim özelliklerine ilişkin standartlar bulunuyor.

Bu nedenle coğrafi işaret, üretici açısından belirli standartlara uyma yükümlülüğü getirirken tüketici açısından da ürünün tanımlanmış niteliklere göre üretilmesine yönelik bir referans oluşturuyor.

Mersin’in gastronomi ürünleri tanıtılıyor

MTSO, Mersin’in coğrafi işaretli ürünlerinin tanıtımına yönelik çalışmalarını farklı etkinliklerle de sürdürüyor.

2025 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulu’nda açılan Mersin standında kerebiçten cezeryeye, tantuniden Anamur muzuna kadar çok sayıda yöresel ve coğrafi işaretli ürün katılımcılara tanıtılmıştı.

Mersin’in coğrafi işaretli ürünleri aynı zamanda kültür ve sanat etkinliklerinde de tanıtılıyor; MTSO Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergilerde kentin yöresel ürünleri sanat eserlerine konu edildi.

Has Künefe örneği ise coğrafi işaret sisteminin üretici tarafındaki karşılığını ortaya koyuyor: standartlaşma, ürün güveni ve kent dışındaki tüketiciye ulaşma potansiyeli.

Kaynak: Haber Merkezi