Tahliyeleri sürekli ertelenen mahpuslarla ilgili tartışmalar yeniden gündeme geldi. DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iki ayrı soru önergesi sundu.
Bozan, cezaevlerinde koşullu salıverilme hakkını kazanmalarına rağmen tahliyeleri çeşitli gerekçelerle ertelenen mahpusların sayısının giderek arttığını belirterek, uygulamanın hukuki boyutunun kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olduğunu ifade etti.
34 Yıllık Mahpuslukta Dokuzuncu Erteleme
Bozan’ın verdiği bilgilere göre, yaklaşık 34 yıldır cezaevinde bulunan Nurettin Ataman’ın tahliyesi dokuz kez ertelendi. Nedime Yaklav’ın ise koşullu salıverilme sürecinin yedi kez ertelendiği belirtildi.
Bu örneklerin münferit olmadığını savunan Bozan, İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararların artık sistematik bir uygulamaya dönüştüğü yönünde eleştiriler bulunduğunu dile getirdi.
“Pişmanlık Göstermedi” Gerekçesi Tartışma Yaratıyor
Tahliye erteleme kararlarında sıkça kullanılan gerekçelere dikkat çeken Bozan, "pişmanlık göstermeme", "örgütten ayrıldığına dair kanaat oluşmaması" ve "iyi halli olmama" gibi ifadelerin öznel değerlendirmeler içerdiğini savundu.
Bu tür kriterlerin kişiden kişiye değişebileceğini belirten Bozan, uygulamanın koşullu salıverme hakkını fiilen işlevsiz hale getirdiği yönündeki eleştirilerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Bakanlığa Kritik Sorular
Bozan, Adalet Bakanlığı’ndan son yıllarda tahliyesi birden fazla kez ertelenen mahpus sayısının açıklanmasını talep etti.
Ayrıca İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararların hangi mekanizmalarla denetlendiğini, kararların objektif kriterlere dayanıp dayanmadığını ve keyfi uygulamaların önüne geçmek için yeni bir düzenleme planlanıp planlanmadığını da sordu.
Tartışma Büyüyor
Son dönemde cezaevlerinde koşullu salıverme süreçlerine ilişkin tartışmalar sık sık kamuoyunun gündemine gelirken, insan hakları örgütleri ve hukuk çevreleri de İdare ve Gözlem Kurullarının kararlarının daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Adalet Bakanlığı’nın soru önergelerine vereceği yanıtın, kamuoyunda süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.