Avrupa’da moda sektöründe kurallar değişiyor. Artık mesele yalnızca ne kadar üretildiği ve ne kadar satıldığı değil; satılamayan ürünün sonrasında ne olduğu da ihracatçı açısından kritik hale geliyor.

Avrupa Birliği’nin döngüsel ekonomi hedefleri kapsamında yürürlüğe koyduğu Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Tüzüğü (ESPR), hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı.

Düzenlemenin 19 Temmuz 2026 itibarıyla büyük ölçekli işletmeler açısından satılamayan tekstil ürünleri, giyim aksesuarları ve ayakkabıların imhasına yönelik yasağı uygulamaya sokmasıyla birlikte, AB pazarına ihracat yapan Türk firmalarının da üretim ve stok politikalarını yeniden gözden geçirmesi bekleniyor.

“Ürün satılmadı diye ekonomik değerini kaybetmez”
Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Aziz Aytek, yeni düzenlemenin sektör açısından yalnızca çevresel bir kural olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Aytek’e göre yeni dönemde yeniden satış, outlet, bağış, yeniden kullanım, onarım ve yenileme gibi seçenekler çok daha önemli hale gelecek.

Bir ürünün ilk satış kanalında alıcı bulamamasının o ürünün ekonomik değerinin sona erdiği anlamına gelmediğini belirten Aytek, hedefin ürünün yaşam süresini mümkün olduğunca uzatmak olduğunu vurguladı.

Bu yaklaşım, hazır giyim sektöründe “üret-sat” modelinin yerine “üret-kullan-yeniden değerlendir” anlayışının daha fazla öne çıkabileceğine işaret ediyor.

Türk ihracatçısı için yeni rekabet alanı
AB pazarı Türk hazır giyim sektörü açısından kritik öneme sahipken, Aytek artık rekabetin yalnızca fiyat üzerinden yürütülemeyeceğine dikkat çekti.

Yeni dönemde;

çevresel performans,
ürünlerin izlenebilirliği,
kaynak verimliliği,
stok yönetimi,
ürünlerin yaşam döngüsü,
yeniden kullanım ve onarım
gibi başlıkların da ihracatçıların rekabet gücünü belirlemesi bekleniyor.

Aytek, Türk sektörünün güçlü üretim altyapısını sürdürülebilirlik kapasitesiyle desteklemesi gerektiğini belirterek firmalara dönüşüme bugünden hazırlanma çağrısı yaptı.

Mersin merkezli ihracatta dikkat çeken artış
AHKİB’in temmuz ayı ihracat rakamları ise sektörün dönüşüm baskısı altında olmasına rağmen ihracat performansında güçlü bir tablo ortaya koydu.

Birliğin temmuz ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,3 artarak 68,4 milyon dolara ulaştı.

Ürün gruplarında kadın dış giyim 22,4 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, erkek dış giyim ihracatı 21,7 milyon dolar oldu.

Dikkat çeken artışlardan biri ise giyim aksesuarlarında yaşandı. Bu ürün grubunun ihracatı yüzde 151 artışla 4,3 milyon dolara yükseldi.

Yeni pazarlar ihracatçıya nefes aldırıyor
Temmuz ayında AHKİB’in en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Kazakistan oldu. Bu ülkeye 11,5 milyon dolarlık ihracat yapıldı.

Kazakistan’ı 8,5 milyon dolarla Hollanda, 7,4 milyon dolarla Tacikistan takip etti.

Bazı pazarlardaki artışlar ise oldukça dikkat çekici seviyelere ulaştı. Verilere göre temmuz ayında ihracat;

Tacikistan’da yüzde 266, Irak’ta yüzde 61, Macaristan’da yüzde 1.377, Belarus’ta yüzde 4.113 ve Ukrayna’da yüzde 1.191 arttı.

Bu tablo, sektörün yalnızca geleneksel pazarlara bağlı kalmadan farklı coğrafyalara yöneldiğini gösteriyor.

7 ayda 357,4 milyon dolarlık ihracat
AHKİB’in Ocak-Temmuz 2026 dönemindeki toplam ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artarak 357,4 milyon dolara çıktı.

Yıllıklandırılmış ihracat hacmi de 628,1 milyon dolar seviyesine ulaştı.

Çukurova Havalimanı  Mersin'e ne kazandırdı?
Çukurova Havalimanı Mersin'e ne kazandırdı?
İçeriği Görüntüle

Ancak sektörün önündeki yeni denklem artık yalnızca ihracat rakamlarını büyütmekten ibaret değil.

Avrupa’nın yeni kuralları, Türk hazır giyimcisine “daha çok üret” kadar “daha akıllı üret, stokunu yönet, ürünün ömrünü uzat ve atığı azalt” mesajı veriyor.

AHKİB Başkanı Aziz Aytek’in çağrısı da bu nedenle sektör açısından kritik:

Sürdürülebilirlik artık ihracatın yanında duran bir tercih değil, AB pazarında rekabet edebilmenin temel şartlarından biri haline geliyor.