Mersin’in Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) ilk ünitenin devreye alınmasına yönelik hazırlıklar sürerken, projenin ortaklık yapısını değiştirebilecek kritik bir gelişme yaşandı. Santralin Rus yatırımcısı ve ana yüklenicisi Rosatom, projedeki yüzde 49’a kadar hissenin dış yatırımcılara devredilmesi seçeneğinin hâlâ masada olduğunu duyurdu.

Rusya merkezli İzvestiya gazetesine yapılan açıklamada, olası hisse satışı için görüşmelerin devam ettiği belirtildi. Buna göre Rus tarafı, yüzde 49'a kadar olan payı Türk tarafıyla koordinasyon içinde tek bir yatırımcıya ya da birden fazla yatırımcıya satabilecek. Bu gelişme, milyarlarca dolarlık Akkuyu projesinde yalnızca teknik çalışmaların değil, yatırım ve ortaklık yapısının da yeniden şekillenebileceği anlamına geliyor.

Akkuyu’da ilk ünite için kritik aşama

Rosatom'un açıklamasına göre Akkuyu NGS'nin ilk ünitesinde devreye alma çalışmaları devam ediyor. Haziran ayında reaktöre, gerçek nükleer yakıt demetlerini taklit eden simülatörlerin yüklendiği belirtildi. Bu işlemin, reaktör ekipmanlarının gerçek yakıtla çalışmaya hazır olup olmadığının kontrol edilmesi açısından önemli bir aşama olduğu aktarıldı.

Santralde uzmanların temel sistemler üzerindeki testleri sürdürdüğü, reaktör ekipmanlarının tek bir teknolojik sistem halinde çalıştırılmasına yönelik çalışmaların da devam ettiği bildirildi. İlk ünitenin sonbaharda devreye alınmasının beklenmesi, Akkuyu projesini Türkiye'nin enerji gündeminin en kritik başlıklarından biri haline getiriyor.

Alman Siemens çıktı, Çin devreye girdi

Akkuyu'nun inşasında yaptırımlar nedeniyle ekipman tedariki konusunda da çeşitli sorunlar yaşandı. Rosatom, Alman Siemens'in projeden çekilmesinin ardından ihtiyaç duyulan bazı ekipmanların Çinli bir tedarikçiden temin edildiğini açıkladı.

Çin'den getirilen ekipmanların santrale ulaştığı, montajlarının tamamlandığı ve ilk ünitenin devreye alınması için gerekli kapasitede çalışmaya hazır hale getirildiği belirtildi. Rosatom'a göre Türk ortaklarla birlikte alternatif tedarik kaynakları konusunda gerekli adımlar atılarak yaşanan sorunların aşılması sağlandı.

2 milyar dolarlık finansman da gündeme gelmişti

Akkuyu'da yalnızca ekipman tedarikinde değil, finansmanda da önemli sorunlar yaşandı. Haberde, ABD Adalet Bakanlığının santralin inşası için ayrılan ve JPMorgan Chase üzerinden transfer edilmesi planlanan 2 milyar dolarlık Rus fonunu bloke ettiği belirtildi.

Rosatom ise bu gelişmenin Akkuyu'daki çalışmaları durdurmadığını, Türk tarafıyla birlikte finansmanın devamlılığını sağlayacak çözüm bulunduğunu açıkladı. Şirket, finansmanın güvence altına alındığını ve önceliğin ilk güç ünitesinin mümkün olan en kısa sürede devreye alınmasına verildiğini bildirdi.

Cezaevinde Tutuklu Olan MTSO Başkanı Çakır Yeniden Aday Oldu.
Cezaevinde Tutuklu Olan MTSO Başkanı Çakır Yeniden Aday Oldu.
İçeriği Görüntüle

Yüzde 49'un satışı daha önce de gündeme gelmişti

Akkuyu'da Rus tarafının proje üzerindeki kontrolünü korumasını sağlayan önemli bir sınır bulunuyor. Türkiye ile Rusya arasında 2010 yılında imzalanan hükümetler arası anlaşmaya göre Rus tarafının projedeki payı yüzde 51'in altına düşemiyor. Buna karşılık kalan yüzde 49'a kadar olan bölümün farklı yatırımcılara satılması mümkün.

Bu seçenek daha önce de gündeme gelmişti. 2017-2018 döneminde Cengiz-Kolin-Kalyon konsorsiyumunun Akkuyu NGS'nin yüzde 49 hissesini satın alması planlanmış, ancak ticari şartlarda anlaşma sağlanamayınca işlem gerçekleşmemişti. Şimdi ise Rosatom, bu seçeneğin yeniden değerlendirildiğini açıkça duyuruyor.

24-25 milyar dolarlık dev yatırım

Akkuyu NGS, Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali olarak enerji politikası açısından stratejik önem taşıyor. Projenin toplam maliyeti daha önce yapılan açıklamalarda 24-25 milyar dolar seviyesinde ifade edilmişti.

Santralin işletme ömrünün 60 yıl olması, bu sürenin daha da uzatılabilmesi öngörülüyor. Akkuyu 2018 yılında Türkiye tarafından stratejik yatırım statüsüne alınmış ve proje çeşitli vergi ve gümrük teşviklerinden yararlanmaya başlamıştı.

Dört ünite tam kapasiteye ulaştığında Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 10'undan fazlasını karşılayacak Akkuyu NGS'de dört güç ünitesinin tamamının devreye alınmasıyla yıllık yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretilmesi hedefleniyor. Bu üretim, Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 10'undan fazlasının karşılanması anlamına geliyor.

Santralin tam kapasiteyle çalışmaya başlamasıyla Türkiye'nin elektrik üretiminde nükleer enerjinin payının artması, doğal gaz, kömür ve petrol ithalatına bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Diğer üç ünitede de inşaat, montaj ve devreye alma çalışmalarının eş zamanlı sürdüğü bildiriliyor.

Rusya milyarlarca dolarlık yatırımın geri dönüşünü bekliyor

Akkuyu'nun finansman modeli projeyi diğer nükleer santral yatırımlarından ayıran önemli unsurlardan biri. Projenin inşaat finansmanının Rus tarafınca karşılandığı belirtilirken, enerji uzmanları yatırımın geri dönüşünün santralin elektrik üretip piyasaya satış yapmasına bağlı olduğuna dikkat çekiyor.

Ulusal Enerji Güvenliği Fonu Başanalisti Igor Yushkov, Türkiye'nin projeye doğrudan bütçe kaynağı aktarmamasının Ankara açısından avantaj olduğunu ancak Rusya açısından yatırımın uzun vadeli geri dönüş riskleri taşıdığını savundu. Yushkov'a göre Rusya'nın projeye aktardığı milyarlarca dolarlık kaynağın geri dönüşü onlarca yıla yayılabilir.

Akkuyu'da yeni dönem mi başlıyor?

Rosatom'un yüzde 49'a kadar hisse satışı için görüşmelerin sürdüğünü açıklaması, Akkuyu'da ilk ünitenin devreye alınmasına yaklaşılırken projenin ortaklık yapısında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Bir tarafta Türkiye'nin ilk nükleer santralinin devreye alınması için teknik çalışmalar hızla ilerlerken, diğer tarafta Rusya'nın projedeki önemli bir payı dış yatırımcılara açma ihtimali bulunuyor. Şimdilik ortada tamamlanmış bir satış bulunmuyor. Ancak Rosatom'un açıklaması, Akkuyu'nun yüzde 49'u için yatırımcı arayışının yeniden ciddi biçimde gündeme geldiğini gösteriyor.