Devletin yatırım taahhüdü karşılığında BYD'ye sağladığı devasa ÖTV ve Gümrük Vergisi muafiyetlerinin ardından gelen bu "askıya alma" kararı, çok ağır yaptırımları beraberinde getirdi. Piyasadan sızan son bilgilere göre, gümrük kapıları BYD modellerine tamamen kapatıldı ve markanın ticari hayatı adeta felç oldu.
Ancak madalyonun diğer yüzü, halihazırda BYD modellerini (Atto 3, Seal U, Dolphin) satın almış olan binlerce Türk tüketiciyi çok daha yakından ilgilendiriyor. BYD Marka aracı olanlarda ilan sitelerinde panik satışları başlarken öte yandan BYD bayilerinde ise satış temsilci sayısında azalmaya gitmeye başladı. Bazı bayilerde işten çıkarılmalar yaşanırken, bayilerin yön bulmakta zorlanmasının yanı sıra süreci nasıl götürecekleri ise şimdiden bir belirsizlik içerisine girmiş durumda. İşte BYD sahiplerini bekleyen büyük tehlikeler:
Gümrük Kilidi Yedek Parçayı Vurabilir!
BYD araçlarının ülkeye girişi yaptırımlar ve gümrük blokajı nedeniyle tamamen durduruldu. Sektör temsilcileri, bu krizin sadece yeni araç satışını değil, yedek parça tedarik zincirini de vurabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor. Olası bir kaza, arıza veya periyodik bakım durumunda, Çin'den gelecek kritik parçaların gümrüklere takılması veya distribütörün parça akışını sağlayamaması riski masada.
Uluslararası Mahkeme Resti İlişkileri Tamamen Koparabilir
BYD Global'in, Türkiye'nin uyguladığı gümrük kısıtlamalarına karşı "Eşit rekabet şartlarımız engelleniyor" gerekçesiyle Türkiye'yi uluslararası mahkemeye şikayet etmeye hazırlandığı iddiası kulislere bomba gibi düştü. Devlet ile marka arasındaki hukuki savaşın resmiyete dökülmesi durumunda, markanın Türkiye'deki geleceği tamamen karanlığa gömülebilir.
İkinci El Pazarında Sert Değer Kaybı Riski
Yatırımın durması, devletin cezai müeyyideleri devreye sokması ve gümrüklerin kapanması, BYD marka araçların ikinci el piyasasındaki güvenilirliğini derinden sarsabilir. Tüketicilerin "Yarın öbür gün muhatap bulamam, parça el hissetmem" endişesi, araçların piyasa değerinde ani düşüşleri tetikleyebilir. Öte yandan Sahibinden gibi satış sitelerinde satıcılar araçlarının elinde patlama riskini düşünerek indirimlere başladı.
Milyarlık Vergi Cezasını Kim Ödeyecek?
Yatırım şartı yerine getirilmediği için devletin BYD'ye sağladığı vergi muafiyetlerini faiziyle geri istemesi ve teminat mektuplarını nakde çevirmesi kesinleşti. Bu milyarlık cezai yaptırımların ardından, Türkiye distribütörünün satış sonrası hizmetleri ve garanti taahhütlerini ne kadar sürdürebileceği ise büyük bir soru işareti.
Parasını ödeyip son teknoloji elektrikli araç aldığını düşünen binlerce vatandaş, şimdi devlet ile Çinli dev arasındaki bu devasa hesaplaşmanın ortasında kalmış durumda.
Öte yandan 67 binden fazla takipçisi bulunan, BYD Türkiye Topluluğu olarak da nitelendirilen “bydauto.tr” tarafından bugün yapılan paylaşımda büyük hayal kırıklığı ve aldatılmış hissi yaşadıklarını belirtti. Markaya güvenen binlerce kullanıcının sadakatinin ve güveninin kolay bir şekilde gözden çıkarıldığı belirtilirken markaya “potansiyle alıcıların ve mevcut sahiplerin yüzüne nasıl bakacakları?” soruldu. Açıklamanın tamamı şöyle:
"*Dün ve bugün Reuters başta olmak üzere tüm küresel ekonomi basınına düşen resmi açıklamayla sarsıldık. BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Londra’da yaptığı açıklamada Türkiye’de kurulması planlanan 1 milyar dolarlık Manisa fabrikası projesinin durdurulduğunu ve üretime başlamak için hiçbir takvim bulunmadığını resmen ilan etti! Li, şirketin yeni önceliğinin Macaristan ve Avrupa’da başka bir yer bulmak olduğunu açıkça söyledi. Bizler bu markaya inanan, güvenen, evindeki konforunu bırakıp BYD teknolojisine şans veren ve yollarda binlerce araçla bu markanın gönüllü elçiliğini yapan dev bir aileyiz. WhatsApp ve Telegram kanallarımızda, Instagram topluluğumuzda her gün BYD’yi büyütmek için emek veriyoruz. Ancak bugün geldiğimiz noktada büyük bir hayal kırıklığı ve aldatılmışlık hissi yaşıyoruz! Türk tüketicisi BYD’yi sadece bir “ithal araç” olduğu için değil; ülkemize yatırım yapacağı, istihdam sağlayacağı ve Türkiye’yi küresel bir üretim üssü haline getireceği sözünü verdiği için bağrına bastı. Görüyoruz ki, o büyük imzalar atılıp, gümrük avantajları ve teşvikler alındıktan, binlerce araç satıldıktan sonra Türkiye yatırımı “belirsiz bir rafa” kaldırılmış!
Soruyoruz:
Bizleri sadece Avrupa kapılarını zorlarken kullandığınız geçici bir basamak ve pazar olarak mı gördünüz?
Bu markaya güvenip parasını yatıran binlerce Türk kullanıcısının sadakati ve güveni bu kadar kolay mı gözden çıkarıldı?
Araç alırken “Fabrikası kuruluyor, arkası sağlam” diyen potansiyel alıcıların ve mevcut sahiplerinin yüzüne nasıl bakacaksınız? Biz araçlarımızdan, teknolojimizden son derece memnunuz ve kullanmaya devam edeceğiz. Biz sözümüzün ve araçlarımızın arkasındayız. Ama BYD Global’in Türk tüketicisine verdiği yatırım sözünün arkasında durmaması, küresel vizyonuna yakışmamıştır!"*