Çernobil Nükleer Santrali felaketinin yıl dönümünde Mersin’den nükleer enerjiye karşı güçlü bir çağrı yükseldi. Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri ve Mersin Çevre Platformu, ortak yaptıkları yazılı açıklamada Türkiye’deki nükleer santral projelerinin çevresel, ekonomik ve toplumsal riskleriyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, Çernobil’in insanlık tarihinin en ağır nükleer felaketlerinden biri olduğu hatırlatıldı. Kazanın ardından yayılan radyasyonun yalnızca patlamanın yaşandığı bölgeyle sınırlı kalmadığı, geniş coğrafyalarda çevresel tahribata ve sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. Platformlar, nükleer felaketlerin etkilerinin yıllar hatta kuşaklar boyunca sürebileceğine dikkat çekti.
Fukuşima kazasının da nükleer enerji tartışmalarında unutulmaması gereken bir başka acı örnek olduğu vurgulanan açıklamada, nükleer kazaların sınır tanımadığı ve uzun vadeli sonuçlar doğurduğu belirtildi. Bu nedenle nükleer enerji projelerinin yalnızca bugünün enerji ihtiyacı üzerinden değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı ve ekosistem güvenliği açısından da ele alınması gerektiği savunuldu.
Platformların eleştirilerinin odağında ise Türkiye’deki nükleer santral projeleri yer aldı. Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin yanı sıra Sinop ve İğneada’da planlanan projelerin de ciddi çevresel riskler taşıdığı ileri sürüldü. Açıklamada, halkın itirazlarına rağmen sürdürülen projelerin doğa, deniz yaşamı, tarım alanları ve insan sağlığı açısından geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
DAÇE ve Mersin Çevre Platformu, nükleer enerjinin yüksek maliyeti ve güvenlik tartışmaları nedeniyle sürdürülebilir bir seçenek olmadığını savundu. Enerji politikalarında yönün nükleer santraller yerine yenilenebilir, temiz ve halkın katılımına açık modellere çevrilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, geçmişte Çernobil sonrası süreçte yeterli önlemlerin alınmadığına yönelik tartışmaların hâlâ hafızalarda olduğu hatırlatıldı. Platformlar, benzer risklerin yeniden yaşanmaması için bugünden sorumluluk alınması gerektiğini vurguladı.





