CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı, yalnızca Ankara siyasetinde değil, Mersin ve Tarsus örgütlerinde de geniş yankı uyandırdı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay sürecine ilişkin verdiği kararın ardından, parti içindeki yönetim yapısı ve sonraki kurultaylarda seçilen isimlerin hukuki durumu tartışılmaya başlandı.
Kararın Mersin’e yansıyan en dikkat çekici başlığı ise Kasım 2025’te Parti Meclisi’ne seçilen Ozan Varal oldu. Siyasi kulislerde, 38. Olağan Kurultay’ın baştan itibaren geçersiz sayılması halinde, bu kurultayın ardından yapılan kongre ve kurultay süreçlerinde alınan kararların da etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Hukuki tartışmanın merkezinde, “kök işlem geçersizse, ondan doğan sonraki işlemler de geçersiz hale gelir” ilkesi yer alıyor. Bu değerlendirmeye göre, 38. Kurultay’ın yok hükmünde kabul edilmesi halinde, sonrasında yapılan 39. Olağan Kurultay ve bu kurultayda seçilen Parti Meclisi üyelikleri de tartışmalı hale geliyor.
Bu kapsamda, Kasım 2025’te CHP Parti Meclisi’ne seçilen Ozan Varal’ın PM üyeliğinin de “mutlak butlan” kararından etkilenebileceği ileri sürülüyor. Karar metninde yer alan, sonraki olağan ve olağanüstü kurultaylara ilişkin ifadeler, parti içinde yeni bir hukuki ve siyasi tartışmanın kapısını araladı.
Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda mevcut yönetimin görevden uzaklaştırılması ve önceki yönetime dönüş yolunun açılması, CHP’de yeni bir sürecin başlayabileceği yorumlarına neden oldu.
CHP Genel Merkezi’nin karara karşı üst yargı yollarına başvurması beklenirken, gözler Yargıtay ve Yüksek Seçim Kurulu sürecine çevrildi. Kararın kesinleşip kesinleşmeyeceği, CHP’nin olağanüstü kurultay takvimi ve mevcut parti organlarının durumu önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.




