POLİTİKA

CHP'li Ali Bozan'dan TBMM'ye işkence iddiaları önergesi!

CHP Mersin Milletvekili Ali Bozan, Mersin'de NATO protestosu sonrası gözaltına alınan Enes Deniz Pazar hakkında ortaya atılan işkence ve kötü muamele iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıdı.

Mersin'de düzenlenen NATO protestolarının ardından gözaltına alınan Enes Deniz Pazar'a yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları siyasi gündeme taşındı. CHP Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, kamuoyuna yansıyan iddiaların aydınlatılması amacıyla Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sundu.

Baronun suç duyurusuna dikkat çekti

Bozan, önergesinde Mersin Barosu'nun açıklamalarına ve İnsan Hakları Merkezi'nin hazırladığı rapora atıfta bulunarak, gözaltı sürecinde orantısız güç kullanıldığı, ters kelepçe uygulandığı ve kötü muamele yaşandığı yönündeki iddiaların soruşturulması gerektiğini belirtti.

Milletvekili Bozan ayrıca, söz konusu iddialarla ilgili bazı kolluk görevlileri ile bir hekim hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu hatırlattı.

Cezaevi süreciyle ilgili iddialar da önergede yer aldı

Soru önergesinde, Enes Deniz Pazar'ın cezaevine sevki sırasında yaralanmaları nedeniyle ilk aşamada kuruma kabul edilmediği, daha sonra doktor raporunun sunulmasının ardından teslim alındığı, düzenli kullanması gereken ilaçlara zamanında ulaşamadığı ve kapasitesinin üzerinde tutuklunun bulunduğu bir koğuşta tutulduğu yönündeki iddialara da yer verildi.

Bozan, bu iddiaların kamuoyunda ciddi endişe yarattığını ifade etti.

Bakanlığa 7 kritik soru

CHP'li Bozan, Adalet Bakanlığı'ndan; Mersin Barosu'nun suç duyurusu üzerine soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, kamera kayıtlarının koruma altına alınıp alınmadığı, adli muayene raporlarında hangi bulguların yer aldığı, cezaevine kabul süreci ve ilaçlara erişim konusunda inceleme yapılıp yapılmadığı dahil yedi ayrı konuda açıklama istedi.

Bozan, önergesinin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işkence ve kötü muameleyi kesin olarak yasakladığını hatırlatarak, iddiaların bağımsız, etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu savundu.