Anamur Çevre Platformundan Yusuf Yavuz, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı öncesinde yürürlüğe giren yeni enerji düzenlemelerini gündeme taşıdı.

3 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan üç ayrı ilke kararıyla belirli doğal koruma alanlarında hidroelektrik santrali (HES) ve rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinin önünün açıldığını belirten Yavuz, düzenlemelerin doğal alanların korunmasına ilişkin hedeflerle çeliştiğini savundu.

YUSUF YAVUZ KORUNAN ALANLARLA İLGİLİ KARARLARI GÜNDEME TAŞIDI

Anamur Çevre Platformundan Yusuf Yavuz, korunan alanlarda enerji yatırımlarına ilişkin yeni düzenlemeleri değerlendirdi.

Yavuz'un paylaştığı bilgilere göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan üç ayrı ilke kararı, 3 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

26 Ekim 2026 tarihinde alınan kararlar, nitelikli doğal koruma alanları ile sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarındaki enerji yatırımlarına ilişkin yeni koşullar getiriyor.

RES PROJELERİNDE 50 MEGAVATLIK SINIR KALDIRILDI

Yusuf Yavuz'un dikkat çektiği düzenlemelerden biri, nitelikli doğal koruma alanlarında rüzgâr enerji santrali kurulmasına ilişkin oldu.

5 Ocak 2017 tarihli ve 98 sayılı ilke kararında bulunan 20 türbin ve 50 MWm kurulu güç sınırı yeni düzenlemeyle değiştirildi.

Yeni kararda türbin sayısı en fazla 18 olarak belirlenirken, önceki düzenlemede bulunan 50 MWm kurulu güç üst sınırına yer verilmedi.

RES projelerinin değerlendirilmesinde alanın doğal kaynak değerlerinin, ekolojik bütünlüğünün ve çevresel etkilerinin dikkate alınması öngörülüyor.

Projeler için ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının değerlendirmesi ve koruma amaçlı imar planlarına uygunluk koşulları bulunuyor.

NİTELİKLİ DOĞAL KORUMA ALANLARINDA HES DÜZENLEMESİ

Yavuz'un değerlendirmesinde yer verdiği ikinci karar, nitelikli doğal koruma alanlarında hidroelektrik santrali projelerine ilişkin düzenlemeyi kapsıyor.

Kararda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması, enerji arz güvenliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve Türkiye'nin 2053 karbon nötr hedefi gerekçeler arasında gösteriliyor.

Bu alanlardaki HES projeleri için üniversitelerin ilgili bölümlerine ekosistem değerlendirme raporu hazırlatılması öngörülüyor.

Raporun yatırımcı idare tarafından uygun bulunması, gerekli taahhütlerin alınması ve koruma amaçlı imar planlarına uyulması koşullarıyla projelere izin verilebilecek.

SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA ALANLARINDA DA HES İZNİ

Resmî Gazete'de yayımlanan üçüncü ilke kararı ise sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarındaki HES projelerini kapsıyor.

Bu alanlarda da ekosistem değerlendirme raporu hazırlanması ve koruma amaçlı imar planlarına uygunluk koşuluyla hidroelektrik santrali projelerinin değerlendirilmesine olanak sağlandı.

YUSUF YAVUZ'DAN KORUMA HEDEFLERİNE İLİŞKİN ELEŞTİRİ

Anamur Çevre Platformundan Yusuf Yavuz, doğal koruma alanlarının iklim değişikliğiyle mücadelede ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde önemli işlevleri bulunduğunu belirtti.

Korunan alanların aynı zamanda karbon yutak alanları olduğunu hatırlatan Yavuz, enerji yatırımlarının bu alanlar üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

Yavuz, Türkiye'nin korunan alan oranını artırma hedefi bulunmasına rağmen yeni düzenlemelerin enerji yatırımlarına olanak sağlamasını eleştirdi.

TÜRKİYE'NİN 2030 HEDEFİ YÜZDE 30 KORUNAN ALAN

Yusuf Yavuz'un değerlendirmesinde, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında benimsenen 30x30 hedefine de yer verildi.

Bu hedef doğrultusunda kara, iç su ve deniz alanlarının en az yüzde 30'unun 2030 yılına kadar korunması amaçlanıyor.

Mersin Büyükşehirden İşitme Engellilere Görüntülü Tercüman Hizmeti
Mersin Büyükşehirden İşitme Engellilere Görüntülü Tercüman Hizmeti
İçeriği Görüntüle

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da Türkiye'de korunan alanların oranını 2030'a kadar yüzde 30'a çıkarmayı hedeflediğini açıklamıştı.

Yavuz, 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye'deki korunan kara ve deniz alanlarının toplamının ülke yüzölçümüne oranının yüzde 13,73 olarak açıklandığını hatırlattı.

COP31'E 6 GÜN KALA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Konferansı, 9 Kasım 2026 tarihinde başlayacak.

Korunan alanlardaki enerji yatırımlarına ilişkin yeni kararların konferansa 6 gün kala yürürlüğe girmesi, Yusuf Yavuz'un değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Yavuz, iklim değişikliğiyle mücadelede karbon yutak alanlarının korunmasının önemine dikkat çekerek düzenlemelerin Türkiye'nin iklim ve doğa koruma hedefleri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

HES PROJELERİNİN DOĞAL YAŞAM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Anamur Çevre Platformundan Yusuf Yavuz, Türkiye'deki hidroelektrik santrallerinin nehir ve dere ekosistemleri üzerindeki etkilerine de değindi.

HES yatırımlarının bazı bölgelerde vadilerin doğal yapısında değişikliklere ve ekolojik kayıplara neden olduğunu belirten Yavuz, geçmişte hazırlanan bilimsel raporlar ile yargı kararlarında bu etkilerin yer aldığını ifade etti.

Yavuz, Türkiye'de hidroelektrik santrali yatırımları devam ederken ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde ekonomik ömrünü tamamlayan barajların kaldırılarak nehirlerin restore edilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti.

KORUNAN ALANLARIN GELECEĞİ GÜNDEMDE

Anamur Çevre Platformundan Yusuf Yavuz'un değerlendirmesiyle gündeme gelen üç yeni ilke kararı, korunan alanlarda enerji yatırımlarının hangi koşullarda gerçekleştirilebileceğine ilişkin düzenlemeler içeriyor.

Yeni kararlar, belirli koruma statüsündeki alanlarda HES ve RES projelerinin teknik raporlar, planlama koşulları ve ilgili komisyonların değerlendirmesiyle ele alınmasına olanak tanıyor.

Yavuz ise düzenlemelerin doğal alanların ekolojik bütünlüğü, biyolojik çeşitlilik ve Türkiye'nin 2030 koruma hedefleri üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi-Özel Haber