GÜNDEM

Davultepe’de yeni plan gerilimi: Tarım arazisi için yeniden itiraz yükseldi

Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Davultepe’de, mahkeme kararıyla iptal edilen sanayi sitesi planının ardından bu kez “Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgesi” düzenlemesi tartışma yarattı. Bölge halkı ve çevreciler, verimli tarım arazilerinin farklı planlarla dönüştürülmesine karşı yeniden harekete geçti.

Mersin’in Mezitli ilçesindeki Davultepe Mahallesi’nde uzun süredir tartışma konusu olan arazi planlaması, yeni bir kriz başlığıyla yeniden gündeme geldi. Daha önce küçük sanayi sitesi yapılmak istenen ve yargı kararıyla bu girişim durdurulan bölge için bu kez “Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgesi” planı hazırlandı. Ancak alınan bu karar, bölge sakinleri ve çevre örgütlerinin tepkisini dindirmek yerine daha da büyüttü.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni planın askıya çıkarılmasıyla birlikte Mersin Çevre Platformu bileşenleri ve hak sahipleri, Mersin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir araya geldi. Toplanan grup, hazırladıkları itiraz dilekçelerini yetkililere teslim ederek bölgenin tarımsal niteliğinin korunmasını istedi.

Tartışmanın merkezinde yer alan alanın, daha önce küçük sanayi sitesi projesi için planlandığı, ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 18 Aralık 2025 tarihli kararıyla bu planın iptal edildiği hatırlatıldı. Mahkeme kararında söz konusu bölgenin “sulu dikili tarım arazisi” niteliği taşıdığına dikkat çekilmiş, tarımsal bütünlüğün bozulmaması gerektiği açıkça vurgulanmıştı.

Çevreciler ve bölge halkı, şimdi gündeme gelen yeni düzenlemenin de fiilen aynı alan üzerinde başka bir müdahale zemini oluşturduğunu savunuyor. Onlara göre mahkemenin iptal gerekçesi ortadayken, alanın farklı bir planlama adı altında yeniden düzenlenmek istenmesi hukuki kararın etkisini dolaylı biçimde zayıflatıyor.

Mersin Çevre Platformu adına açıklama yapan Avukat Semra Kabasakal, bölgenin birinci derece tarım arazisi niteliği taşıdığını ve burada çok sayıda narenciye ile zeytin ağacının bulunduğunu vurguladı. Yaklaşık 200 kişiye ait bahçelerin yer aldığı alanın korunması gerektiğini belirten Kabasakal, planın uygulanması halinde bölge insanının yerinden olabileceğini ve ciddi ekonomik kayıplarla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Bölge sakinleri, söz konusu alanın yalnızca toprak parçası olmadığını, aynı zamanda geçim kaynağı ve yaşam alanı olduğunu ifade ediyor. Tarım yapılan, üretimin sürdüğü ve bütünlüğünü kaybetmemiş bir arazide yeni plan değişiklikleri yapılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığını savunan yurttaşlar, alanın açık biçimde tarım arazisi olarak işaretlenmesini talep ediyor.