DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında ücretli öğretmenlerin yaşadığı mağduriyeti sert bir dille eleştirdi. Ekmen, mevcut ücret politikasının öğretmenleri yoksulluğa mahkûm ettiğini ve mesleğin itibarını zedelediğini vurguladı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kameraların karşısına geçerek eğitim sisteminin kanayan yarası haline gelen ücretli öğretmenlik sorununa dikkat çekti. Ekmen, binlerce öğretmenin güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırılmasına tepki gösterdi.
"Maaşlar Yol ve Yemek Parasına Yetmiyor"
Ekmen, fakültelerden büyük umutlarla mezun olan genç öğretmenlerin, atama fırsatı bulamadıkları için ücretli öğretmenlik yapmak zorunda kaldıklarını belirtti. Özellikle büyükşehirlerde yaşam koşullarının ağırlığına dikkat çeken Ekmen, verilen ücretlerin temel ihtiyaçları dahi karşılamadığını ifade etti.
Mehmet Emin Ekmen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ücretli öğretmenler için açıklanan maaş miktarının açlık sınırının altında olduğu bir gerçektir. Gencecik öğretmenler, hayalleriyle fakültelerden mezun olup öğretmenlik yapmaya fırsat bulamadıkları gibi verdikleri derslerin sigorta güvencesi olmadan, özellikle büyükşehirlerde yol parasına ve okulda yiyecek bir tostla çay parasına dahi yetmeyen bir ücretle çalıştırılmaktadır; bu emeği bu şekilde ücretlendirmek hangi vicdana uygundur?”
"Tatillerde Ücret Kesintisi Yapılıyor"
Ücretli öğretmenlerin yaşadığı bir diğer hak kaybı olan "tatillerde maaş kesintisi" uygulamasını da gündeme taşıyan Ekmen, resmi ve dini bayramlar ile ara tatillerde öğretmenlerin ücret alamadığını hatırlattı.
"Öğretmenlik Mesleğinin İtibarı Zedeleniyor"
Ekmen, düşük ücret politikasının sadece ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin toplumsal statüsünü de aşağı çektiğini savundu. Bu durumun nitelikli eğitimi engellediğini belirten Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Öğretmeni saygı duyulan, önünde ceket iliklenen bir profilden çıkarıp; karnı guruldayan, öğrencinin ve velinin dahi kolayca saldırabildiği bir profile dönüştüren imajın parçası bu düşük ücretler, yoksulluğa mahkûm eden sistem ve nitelikli, kaliteli bir profilden uzaklaştıran ücret politikası değil midir?”



