Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik öngören teklif sırasında söz alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, kadınların görünmeyen emeğini gündeme taşıdı. Ekmen, özellikle hayatını çocuklarına, yaşlı yakınlarına ve bakıma muhtaç aile bireylerine adayan kadınların sosyal güvence sisteminin dışında bırakılmasının büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.

Yeni Parti Mersin’de Seçim Sonrası Tartışma: Kadın ve Gençlik Kotası İddiası
Yeni Parti Mersin’de Seçim Sonrası Tartışma: Kadın ve Gençlik Kotası İddiası
İçeriği Görüntüle

Konuşmasında, annelik ve kadın emeği konusunda siyaset dilinde sıkça övgü dolu ifadeler kullanıldığını hatırlatan Ekmen, uygulamada ise bu emeğin karşılığının verilmediğini savundu. Kadınların aile içinde üstlendiği bakım sorumluluğunun yalnızca duygusal bir fedakârlık değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal hizmet olduğunu belirten Ekmen, bu emeğin sosyal güvenlik sistemi içinde tanınması gerektiğini ifade etti.

Ekmen’e göre, evladını kendi elleriyle büyüten, yaşlı annesine ya da engelli yakınına yıllarca bakan kadınlar, devletin sosyal hizmet yükünü fiilen omuzluyor. Buna rağmen bu kadınların çoğu, emeklilik hakkı ve bireysel sosyal güvence bakımından korumasız bırakılıyor. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Ekmen, bakım veren kadınların sigortalanmasını ve primlerinin gelir durumuna göre devlet tarafından karşılanmasını önerdi.

Meclis konuşmasında yalnızca sosyal güvence değil, bakım hizmetlerinin niteliği de gündeme geldi. Ekmen, Türkiye’de ev içi bakım hizmetlerinin profesyonelleştirilmesi gerektiğini savunarak, bu alanda ciddi bir eğitim ve sertifikalandırma açığı bulunduğuna dikkat çekti. Bugün birçok ailenin yaşlı ya da hasta bakımı için belirsiz eğitim geçmişine sahip kişilere yönelmek zorunda kaldığını belirten Ekmen, bunun yerine kadınların bu alanda eğitim alarak uzmanlaşmasının hem aileler hem ekonomi açısından önemli bir kazanım sağlayacağını söyledi.

Kadınların verdikleri bakım hizmetinin yalnızca aile içinde değil, mahalle ve toplum ölçeğinde de değerlendirilebileceğini ifade eden Ekmen, bu emeğin görünür hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ona göre, eğitim almış ve sertifikalandırılmış bakım veren kadınlar, ihtiyaç halinde başka ailelere de profesyonel destek sunabilecek bir yapının parçası olabilir.

Ekmen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na da açık çağrıda bulunarak, kadınların eğitimi, sertifikalandırılması, bireysel sosyal güvenceye kavuşturulması ve emeklilik hakkının güvence altına alınmasının artık ertelenemez olduğunu kaydetti. Mahalle ölçekli gündüz bakımevleriyle desteklenecek kapsamlı bir sistemin kurulmasının hem kadınların hayatını kolaylaştıracağını hem de toplumsal bakım yükünü daha adil hale getireceğini söyledi.