Küresel iklim değişikliği ve artan gıda güvenliği riskleri, bakliyat sektörünü uluslararası gündemin ön sıralarına taşırken, Mersin bu alandaki deneyimiyle dikkat çekmeye devam ediyor. FAO öncülüğünde Türkiye'ye gelen Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan'dan oluşan heyet, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nda (MTSO) sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
Toplantıda sürdürülebilir tarım, gıda arz güvenliği, üretim planlaması ve uluslararası ticaret başlıklarında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.
"Mersin Bölgesel Gıda Üssü Olabilir"
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin'in yalnızca Türkiye'nin değil, Doğu Akdeniz'in de en önemli bakliyat merkezlerinden biri olduğunu belirterek kentin sahip olduğu lojistik avantajlara dikkat çekti.
Çakır, liman altyapısı, kara, demir ve hava yolu bağlantıları sayesinde Mersin'in olası küresel krizlerde FAO'nun bölgesel gıda tedarik ve dağıtım merkezi olabilecek güçlü adaylardan biri olduğunu ifade etti.
Bakliyatın geleceğin stratejik ürünlerinden biri olduğunu belirten Çakır, iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklı üretim modellerinin bugünden planlanması gerektiğini söyledi.
Türk Cumhuriyetlerinden Mersin'e Yakın İş Birliği Mesajı
FAO heyetinde yer alan sektör temsilcileri ise Mersin'in bakliyat alanındaki bilgi birikimi, işleme teknolojileri ve ihracat deneyiminin ülkeleri için önemli bir örnek oluşturduğunu dile getirdi.
Heyet üyeleri, Mersinli firmalarla ortak projeler geliştirmek, üretim teknolojilerini paylaşmak ve uluslararası standartlarda üretim kapasitesini artırmak amacıyla iş birliğini güçlendirmek istediklerini ifade etti.
Ayrıca Mersinli yatırımcılar ve sektör temsilcileri, teknoloji transferi ve ortak üretim modelleri geliştirmek üzere Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan'a davet edildi.
Bakliyatta Küresel Merkez Hedefi
Toplantıda, bakliyatın iklim değişikliğine karşı dayanıklı ürünler arasında yer aldığına dikkat çekilirken, üretimin artırılması kadar işleme, depolama ve lojistik altyapısının da güçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı.
Mersin'in güçlü sanayi altyapısı, uluslararası liman bağlantıları ve sektör tecrübesiyle yalnızca Türkiye'nin değil, bölge ülkelerinin de üretim ve ticaret merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğu değerlendirmesi yapıldı.




