Başkan Vahap Seçer, “Tüketen değil, üreten ülke olalım” çağrısıyla kırsaldan Türkiye’ye kalkınma mesajı verdi.

Toroslar’a bağlı Hamzabeyli Mahallesi’nde açılan “Köyümüz Atölye Yerleşkesi”, sadece bir üretim tesisi değil; kırsalda kalkınmanın, kadın emeğinin ve ortak aklın somut bir adresi oldu. Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer’in katılımıyla açılan proje, bölgedeki üreticiler için yeni bir dönemin kapısını araladı.

Açılış, coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı hasadıyla başladı. Dalından koparılan portakal, aslında projenin simgesiydi: Dalında 1 lira eden ürünün, işlenip markalaşarak 10 liraya ulaşabileceği bir üretim modeli…

Mersin'de Sağanak Hayatı Felç Etti! Cadde ve Sokaklar Sular Altında
Mersin'de Sağanak Hayatı Felç Etti! Cadde ve Sokaklar Sular Altında
İçeriği Görüntüle

“Doğduğumuz Yerde Doymak”
Başkan Vahap Seçer, projeyi “Doğduğumuz yerde doymanın en önemli çalışması” sözleriyle tanımladı. Amaçlarının yalnızca üretimi artırmak olmadığını vurgulayan Seçer, inovasyon, iyi tarım uygulamaları ve dijital pazarlama yöntemleriyle kırsal üretimi güçlendirmek istediklerini söyledi.

“Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz” diyen Seçer, gıdanın küresel krizler çağında stratejik bir değer haline geldiğine dikkat çekti. Pandemi, savaşlar ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte üretimin öneminin daha da arttığını belirten Seçer, “Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz” ifadelerini kullandı.

Atölyede üreticiler; gıda ve ziraat mühendisleri eşliğinde Türk Gıda Kodeksi’ne uygun üretim yapmayı, hijyen kurallarını, ambalajlama tekniklerini ve dijital pazarlamayı öğreniyor. Böylece köyde üretilen ürün, yalnızca sofraya değil, zincir market raflarına ve e-ticaret platformlarına da ulaşabilecek.

Kadın Emeği Görünür Oluyor
Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ise projenin özellikle kadın üreticiler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kadınların geleneksel yöntemlerle ürettiği ürünlerin artık standartlara uygun, markalaşmış ve daha geniş pazarlara açılabilir hale geleceğini belirtti.

Atölyede; kan portakalı reçeli, narenciye bazlı ürünler, nar ekşisi, geleneksel tapı ekmeği, kurutma ve tütsü çalışmaları yapılacak. Üretimden etiketlemeye, hijyenden iş sağlığına kadar tüm süreç eğitimlerle desteklenecek.

Meral Seçer, “Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” diyerek projenin nihai hedefinin sürdürülebilir bir kadın kooperatif modeli oluşturmak olduğunu vurguladı. Dünya Gıda Örgütü verilerine atıfta bulunarak, dünyayı doyuranların büyük oranda aile çiftçileri olduğunu hatırlattı ve kırsaldaki kadınların üretimden kopmaması gerektiğini söyledi.

Mersin’den Türkiye’ye Mesaj
Konuşmasında Mersin’in çok kültürlü yapısına da değinen Başkan Seçer, kentin farklı etnik ve inanç gruplarını bir arada barındıran yapısını “Küçük Türkiye” olarak tanımladı. “Mersin’de dostluk ve kardeşlik var” diyen Seçer, kalkınmanın ancak birlik ve beraberlikle mümkün olacağını ifade etti.

Hamzabeyli’de kurulan atölye, yalnızca bir mahalleye değil; Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı gibi çevre yerleşimlere de hizmet verecek. Ortak kullanım alanı olarak tasarlanan yerleşkede kadın üreticiler haftanın belirli günlerinde belediyeye ait ekipmanları teknik personel desteğiyle kullanabilecek.

Kırsalda Yeni Model
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin 2020’de başlattığı “Köyümüz Atölye” modeli, farklı bölgelerde niş ürünlere odaklanarak yaygınlaştırılıyor. Coğrafi işaret tescilleri, markalaşma süreçleri ve eğitim destekleriyle yerel ürünlerin ekonomik değeri artırılıyor.

Hamzabeyli’de atılan bu adım, kırsaldan kente göçü azaltmayı; gençlere ve kadınlara doğdukları yerde geçim imkânı sunmayı hedefliyor. Üretim, eğitim ve dayanışmanın aynı çatı altında buluştuğu proje, Mersin’in tarım potansiyelini katma değerli ürüne dönüştürerek Türkiye’ye örnek olmayı amaçlıyor.

Kan portakalının kokusu, narın bereketi ve kadın emeğinin gücüyle Hamzabeyli’de başlayan bu dönüşüm; kırsalda sessiz ama güçlü bir kalkınma hikâyesi yazıyor.