Mersin Limanı’nda son dönemde artan ücretler ve kapasite sıkışıklığı, kent ekonomisinin en kritik başlıklarından biri haline geldi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Mersin Limanı’nda yaşanan yapısal sorunların artık yalnızca sektör temsilcilerini değil, tüm ekonomik zinciri etkileyen ciddi bir baskıya dönüştüğünü dile getirdi.

Mersin’in Türkiye dış ticareti açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Kış, limandaki tarife artışlarının basit bir fiyat güncellemesi olarak görülemeyeceğini söyledi. Mersin Uluslararası Liman İşletmesi’nin 2026 tarifesiyle birlikte dolar bazında ortalama yüzde 5 artış yaptığını hatırlatan Kış, zaten yüksek olan ücretlerin daha da yukarı çekildiğini ve bu yükün doğrudan ithalatçı ile ihracatçının omuzlarına bindirildiğini ifade etti.

Sorunun yalnızca zamlarla sınırlı olmadığını kaydeden Kış, limanda oluşan maliyet yapısının artık tekelleşmiş bir baskı unsuruna dönüştüğünü savundu. Bu durumun Mersin’in rekabet gücünü aşındırdığını belirten Kış, liman hizmetlerinde yaşanan maliyet artışının Türkiye’nin ticaret akışını da olumsuz etkilediğini söyledi.

Konuşmasında özellikle “ücretli yanaşma penceresi” uygulamasına dikkat çeken Kış, bu sistemin dünyada benzeri az görülen bir maliyet kalemi haline geldiğini öne sürdü. 2013 ile 2023 yılları arasında ücretsiz uygulanan yanaşma penceresi sisteminin Ağustos 2023 itibarıyla yeniden ücretli hale getirildiğini hatırlatan Kış, 2026 itibarıyla 20’lik konteyner için 31,5 dolar, 40’lık konteyner için ise 63 dolar ek ücret alındığını belirtti.

Kış’a göre asıl tehlike, bu maliyetlerin liman sahasında kalmaması. Limandaki ek yükün üreticiye, sanayiciye ve ihracatçıya yansıdığını belirten Kış, bu zincirin sonunda faturanın vatandaşa çıktığını söyledi. Bu nedenle meselenin sadece liman işletmeciliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda doğrudan enflasyonu etkileyen ekonomik bir sorun olduğunu vurguladı.

Mersin Limanı’nın mevcut kapasitesinin de ihtiyacı karşılamadığını dile getiren Kış, limanın yoğun şekilde çalışmasına rağmen bunun fiyatlara olumlu yansımadığını ifade etti. Limanın dolu olmasının rekabeti artırmadığını, tam tersine kapasite sıkışıklığı ve alternatif eksikliği nedeniyle maliyetleri daha da yukarı taşıdığını savundu.

Artan giderler nedeniyle gemi trafiğinin alternatif limanlara yönelmeye başladığını söyleyen Kış, bunun Mersin’in stratejik konumunu zayıflatan bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Ticaretin yön değiştirmesinin sadece liman gelirleri açısından değil, kentin ticari geleceği açısından da risk yarattığını belirtti.

Çay atığından üretilen odun sirkesi Mersinli çiftçilerle buluştu
Çay atığından üretilen odun sirkesi Mersinli çiftçilerle buluştu
İçeriği Görüntüle

Çözümün yeni ve güçlü bir altyapı yatırımı olduğunu dile getiren Kış, uzun süredir gündemde olan ana konteyner limanı projesinin artık gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yeni yatırımın Mersin’e yapılmasının şart olduğunu vurgulayan Kış, kentin dış ticaretteki gücünün ancak bu şekilde korunabileceğini ifade etti.