GÜNDEM

Mersin Tabip Odası: Okullardaki şiddet artık halk sağlığı alarmı

Mersin Tabip Odası, peş peşe yaşanan okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, şiddetin yalnızca güvenlik değil doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, eğitimden sağlığa kadar tüm kamusal alanlarda güvenli ortamların hızla oluşturulması gerektiği vurgulandı.

Mersin Tabip Odası, son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin yaptığı açıklamayla dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Oda yönetimi, eğitim kurumlarında yaşanan saldırıların artık münferit olaylar olarak görülemeyeceğini belirterek, şiddetin toplumun tüm alanlarını kuşatan derin bir kriz haline dönüştüğünü vurguladı.

Açıklamada, sağlık alanında uzun yıllardır yaşanan ve çok sayıda sağlık çalışanının hayatına mal olan şiddetin bugün eğitim alanına da yayıldığına işaret edildi. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta yaşanan saldırıların, öğrenciler ve öğretmenler açısından ağır sonuçlar doğurduğu hatırlatılırken, bu tablonun toplumdaki şiddet sarmalının ulaştığı noktayı açık biçimde gösterdiği ifade edildi.

Mersin Tabip Odası, şiddetin yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını, bunun aynı zamanda siyasal, ekonomik ve sosyal koşullarla şekillenen toplumsal bir sorun olduğunu dile getirdi. Bu nedenle çözümün de sadece cezaya dayalı dar yaklaşımlarla değil, güçlü, kapsayıcı ve bütünlüklü kamu politikalarıyla mümkün olabileceği kaydedildi.

Yapılan açıklamada, toplumsal gerilimi artıran, kutuplaşmayı büyüten ve şiddeti olağanlaştıran dil ile politikalara son verilmesi çağrısı yapıldı. Şiddeti besleyen söylemlerin terk edilmesi gerektiği belirtilirken, eğitimden sağlığa kadar hayatın her alanında koruyucu, destekleyici ve güvenli ortamların oluşturulmasının zorunlu olduğu vurgulandı.

Özellikle eğitim kurumları ve sağlık kuruluşları başta olmak üzere tüm kamusal alanlarda hem çalışanların hem de hizmet alan yurttaşların güvenliğinin öncelik haline getirilmesi istendi. Bu çerçevede Mersin Tabip Odası, eğitim emekçilerinin şiddete karşı yürüttüğü mücadeleyi, iş bırakma eylemlerini ve Ankara’da sürdürülen yaşam nöbetini desteklediğini açıkladı.

Açıklamada ayrıca 17 Nisan’ın, görev başında katledilen Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıl dönümü ve aynı zamanda Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü olduğuna dikkat çekildi. Bu tarihin yalnızca sağlıkta şiddeti değil, toplumun tamamına yayılan şiddet olgusunu sorgulamak ve çözüm üretmek için güçlü bir hatırlatma olduğu ifade edildi.