Arap Alevi Kültür Derneği, son günlerde kamuoyuna yansıyan ve Aleviler ile Nusayrileri hedef aldığı belirtilen açıklamalara tepki gösterdi. Mersin Özgür Çocuk Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında, inanç ve mezhep üzerinden ayrıştırıcı söylemlerin toplumsal barış açısından ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı.

Dernek adına açıklama yapan Başkan Kemal Tuncer, farklı inanç ve kimliklere yönelik dışlayıcı ve şiddeti çağrıştıran ifadelerin kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Toplumsal huzuru hedef alan tehlikeli bir dil”

Tuncer, son dönemde televizyon ekranlarında ve siyasi platformlarda kullanılan bazı ifadelerin tarihsel acıları yeniden gündeme taşıdığını belirterek, nefret söyleminin normalleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Alevi yurttaşları ve farklı kimlikleri hedef alan, katliam ve kıyım imaları taşıyan sözlerin münferit birer söylem olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Tuncer, bu ifadelerin toplumsal huzuru ve bir arada yaşama iradesini zedelediğini dile getirdi.

“Tarih bu acıların şahididir”

Maraş, Çorum ve Sivas-Madımak gibi Türkiye tarihinde derin izler bırakan olayları hatırlatan Tuncer, geçmişte yaşanan acıların toplumsal hafızada hâlâ canlı olduğunu söyledi.

Suriye’deki gelişmeler üzerinden Nusayriler hakkında kullanılan ve dernek tarafından hedef gösterici olarak değerlendirilen ifadeleri de eleştiren Tuncer, herhangi bir siyasi yapının veya rejimin gerçekleştirdiği eylemlerin bir halkın ya da inanç grubunun tamamına mal edilemeyeceğini vurguladı.

Tuncer, Nusayri/Arap Alevi toplumunun herhangi bir siyasi iktidarın veya rejimin eylemlerinden topluca sorumlu tutulamayacağını belirtti.

“Aleviliğin ölçüsü başkasının onayı değildir”

Açıklamada, kamuoyuna yansıyan bazı değerlendirmelerde Alevileri tanımlamak için kullanılan “Ali’siz Aleviler”, “siyasal Aleviler” ve benzeri ifadeler de eleştirildi.

Aleviliğin tek bir siyasi düşünceye, yaşam biçimine veya yoruma indirgenemeyeceğini belirten Tuncer, bireylerin kendi inanç ve kimliklerini tanımlama hakkına sahip olduğunu söyledi.

Tuncer, bir kişinin Alevi olup olmadığına başka bir kişi ya da grubun karar veremeyeceğini ifade ederek, toplum içerisindeki farklı inanç ve düşünce yorumlarının doğal bir çeşitlilik olduğunu dile getirdi.

“Alevilerin kendi inançlarını, kültürlerini, ibadetlerini, yaşam biçimlerini ve siyasi düşüncelerini belirleme hakkı vardır. Bir insanın Alevi olup olmadığına başka bir kişinin veya grubun karar verme yetkisi yoktur.”

MESKİ'den Mersin'e Acil Uyarı! Zorunlu Olmadıkça Evden Çıkmayın
MESKİ'den Mersin'e Acil Uyarı! Zorunlu Olmadıkça Evden Çıkmayın
İçeriği Görüntüle

“Biz bu ülkenin yurttaşlarıyız”

Arap Alevilerinin başta Mersin, Hatay ve Adana olmak üzere Türkiye’nin sosyal, kültürel ve tarihsel dokusunun bir parçası olduğunu belirten Tuncer, kimliklerinden ve eşit yurttaşlık taleplerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Tuncer, ayrımcı ve nefret içerikli söylemler karşısında sessiz kalmayacaklarını belirterek, farklı kimliklerin bir arada ve barış içerisinde yaşayabilmesinin önemine dikkat çekti.

Yetkili kurumlara soruşturma çağrısı

Dernek, açıklamasının sonunda medya kuruluşlarında nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı gerekli denetimlerin yapılmasını istedi.

Alevi ve Nusayri toplumunu topluca hedef alan, şiddeti çağrıştıran veya halkı kin ve düşmanlığa yönlendirdiği değerlendirilen ifadelerin incelenmesini talep eden dernek, Cumhuriyet savcıları, RTÜK ve ilgili denetim kurumlarını göreve çağırdı.

Açıklamada ayrıca, inanç ve mezhep temelli ayrımcılığa karşı etkili mekanizmaların işletilmesi gerektiği vurgulandı.

Dernek Başkanı Kemal Tuncer, mesajlarını eşit yurttaşlık, laiklik, demokrasi ve toplumsal barış vurgusuyla tamamladı.