Mersin’in Akdeniz ilçesinde, İsa Öner Anadolu Lisesi’nde yaşanan ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) uygulamasıyla ilgili açılan davada ilk duruşma görüldü. Eğitim-İş Sendikası, öğrencilerin ders saatinde ve veli izni olmadan etkinliğe götürüldüğü gerekçesiyle itiraz ettikleri için iki öğretmene verilen maaş kesme cezasının iptali istemiyle Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı. Davanın ilk duruşmasında tarafların savunmaları dinlendi.
“Konferans salonunda topladılar, izin sorulmadı”
Duruşmada söz alan öğretmen A.D., olay günü dersler sürerken kendilerini “müftülükten geldiklerini” söyleyen kişilerin öğrencileri konferans salonunda topladığını anlattı. Aynı okulda okuyan 9. sınıf öğrencisi oğlunun da salona götürüldüğünü belirten A.D., durumu fark edince salona gidip oğlunu dışarı çıkardığını ve kendisine herhangi bir izin sorulmadığı için itiraz ettiğini söyledi. A.D., bazı velilerin de kendisine ulaştığını, öğrenci katılımı için mutlaka veli izni alınması gerektiğini hatırlattığını ifade etti.
Eğitim-İş: “Çelişkili süreç yürütülüyor”
Duruşma sonrası açıklama yapan Eğitim-İş Mersin Şube Başkanı Yakup Tekin, kamuoyunda “ÇEDES soruşturması” olarak bilinen süreçte çelişkili bir tablo oluştuğunu savundu. Tekin, öğretmenlerin “dini eğitimi engellemek” suçlamasıyla cezalandırılmasını eleştirerek, ÇEDES’in gerçekten “çevre ve değerler eğitimi” mi, yoksa fiilen “dini eğitim” niteliği mi taşıdığı sorusunu gündeme taşıdı.
Tekin ayrıca, projenin gönüllülük esasına göre yürütüldüğünün söylendiğini ancak iddiaya göre veli izni olmadan ve pedagojik yeterliliği tartışmalı kişilerle uygulanmaya çalışıldığını dile getirerek, “ÇEDES çevre ve değerler eğitimi midir, dini eğitim midir?” sorusuna mahkemenin vereceği kararın önemli olduğunu vurguladı.
Karar 15 gün içinde bekleniyor
Mahkemenin, ilk duruşmada savunmaları aldıktan sonra dosyayı değerlendirmeye geçmesiyle birlikte kararın 15 gün içinde açıklanmasının beklendiği öğrenildi.




