GÜNDEM

Mersin'de Okul Bahçesinde Öğrenciler Topraksız Serada Yeleceği Yetiştiriyor

Mersin Yenişehir’de bir lise bahçesi, klasik okul anlayışının dışına çıkarak adeta geleceğin tarım laboratuvarına dönüştü. Hidroponik sera, solucan gübresi üretimi ve sıfır atık modeliyle öğrenciler hem bilim öğreniyor hem de kendi ürünlerini yetiştiriyor.

Mersin’de eğitim ile çevre bilincini aynı potada eriten örnek bir proje hayata geçirildi. Yenişehir Belediyesi ile Yahya Akel Fen Lisesi’nin iş birliğinde kurulan BioFarmLab, okul bahçesini öğrencilerin hem ürettiği hem öğrendiği canlı bir tarım merkezine dönüştürdü. Topraksız tarım, sıfır atık ve organik üretim anlayışıyla şekillenen proje, gençleri geleceğin tarım teknolojileriyle bugünden buluşturuyor.

“Topraksız tarım, sıfır atık, sonsuz bilim” sloganıyla yürütülen çalışma kapsamında okul bünyesinde hidroponik tarım serası ile vermikompost üretim alanı oluşturuldu. Kurulan sistem sayesinde öğrenciler yalnızca teorik bilgiyle yetinmiyor; üretimin tam merkezine girerek doğrudan uygulama yapıyor. Okul bahçesindeki serada domates, marul, çilek ve salatalık yetiştiren öğrenciler, bir yandan da 100 bin solucanla organik gübre üretim sürecini yakından takip ediyor.

Projeyle birlikte derslikten çıkan eğitim anlayışı, doğrudan toprağa, üretime ve sürdürülebilir yaşama taşınmış oldu. Öğrenciler burada bitkilerin gelişimini gözlemliyor, gerekli ölçümleri yapıyor ve geri dönüşümün doğaya nasıl katkı sunduğunu günlük uygulamalarla deneyimliyor. Böylece okul bahçesi, sadece tarımsal üretim alanı değil; aynı zamanda çevre farkındalığı ve bilimsel düşüncenin geliştiği bir öğrenme sahasına dönüşüyor.

Proje Koordinatörü Biyoloji Öğretmeni Neslihan Mençek, BioFarmLab’ın yalnızca bugüne değil, geleceğe yatırım yapan bir model olduğuna dikkat çekti. Seranın bilimsel araştırmalar ve proje geliştirme çalışmaları için de önemli bir merkez olacağını vurgulayan Mençek, öğrencilerin burada kazandıkları deneyimleri TÜBİTAK ve Teknofest gibi platformlara taşıyabileceklerini belirtti. Mençek, amaçlarının öğrencilerin tarımsal üretim teknolojilerine dair bilinç kazanmalarını sağlamak ve onları yenilikçi çözümler üretmeye teşvik etmek olduğunu ifade etti.

Kısa sürede öğrencilerde gözle görülür değişimler yaşandığını belirten Mençek, özellikle sorumluluk duygusunun güçlendiğini söyledi. Seraya düzenli olarak gelen öğrencilerin üretim sürecine birebir dahil olduklarını kaydeden Mençek, küçük bir alanın nasıl verimli hale geldiğini ve geri dönüşümün pratikte nasıl bir fayda oluşturduğunu öğrencilerin yaşayarak öğrendiğini dile getirdi. Projede ilerleyen dönemde ürün çeşitliliğinin daha da artırılması hedefleniyor.

BioFarmLab’ın bir başka önemli hedefi ise okul sınırlarını aşan bir etki oluşturmak. Projeyle, her evde temel sebzelerin yetiştirilebileceği küçük ölçekli sistemlerin yaygınlaşmasına öncülük edilmesi amaçlanıyor. Böylece hem kent yaşamında üretim kültürünün güçlenmesi hem de ailelerin sağlıklı gıdaya erişim konusunda teşvik edilmesi hedefleniyor.

Projeye teknik destek veren Yenişehir Belediyesi de sürdürülebilirlik ayağında önemli katkılar sunuyor. Yenişehir Belediyesi’nde Ziraat Yüksek Mühendisi olarak görev yapan Güven Murat Davşanoğlu, okul yönetiminin girişimiyle kurulan hidroponik seranın çocukların gelişimi ve becerilerinin artırılması açısından son derece kıymetli olduğunu söyledi. Belediye olarak teknik anlamda eğitim sürecine destek verdiklerini belirten Davşanoğlu, dönüşüm ve organik üretim konusunda da projeye katkı sunduklarını ifade etti.

Davşanoğlu, belediyenin geri dönüşüm çalışmalarına büyük önem verdiğini vurgulayarak, kompost ve solucan gübresi üretimi alanında da projeye destek sağladıklarını anlattı. Kurulan solucan yatağında 100 bin solucanın bulunduğunu belirten Davşanoğlu, organik üretimin yanı sıra katı atıkların yeniden doğaya kazandırılmasının da proje açısından kritik önemde olduğunu söyledi.