Mersin’de son dönemde art arda gündeme gelen madencilik ve taş ocağı projeleri, özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların tepkisini büyütüyor. Kent genelinde yeni proje başvurularının ve onay süreçlerinin hız kazanması, doğa, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkiler konusunda kaygıları da beraberinde getiriyor. Son olarak Çukurkeşlik ve Hacgediği bölgelerinde planlanan taş ocakları, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Bölge halkı, söz konusu projelerin yalnızca bugünü değil, köylerin geleceğini de etkileyebileceğini savunuyor. Taş ocaklarının insan sağlığı, doğal yaşam ve kırsal yaşam düzeni üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini düşünen yurttaşlar, verilen onayların kolaylaşmasının ciddi bir endişe yarattığını dile getiriyor. Özellikle köylüler arasında, projelerin her geçen gün daha geniş alanlara yayılabileceği yönünde kaygı hakim.
Yenişehir ilçesine bağlı Çukurkeşlik Mahallesi’nde uzun süredir gündemde olan taş ocağı girişimi, yeniden öne çıkan başlıklardan biri oldu. Daha önce köylülerin tepkisiyle karşı karşıya kalan projenin ÇED onayı alması, tartışmaları yeniden alevlendirdi. Proje dosyasında yer alan bazı teknik değerlendirmelerin de dikkat çektiği belirtilirken, alanın orman niteliği taşıması ve patlatmaların çevredeki bazı projeler üzerindeki olası etkileri kamuoyunda soru işaretleri yarattı.
Öte yandan projeye ilişkin dosyalarda istihdam vurgusu da yer aldı. Ancak sağlanacağı belirtilen istihdam sayısının sınırlı kalması, “çevresel maliyet ile ekonomik katkı arasında nasıl bir denge kurulacağı” sorusunu da beraberinde getirdi. Bu nedenle eleştiriler yalnızca çevre boyutuyla sınırlı kalmadı; kamu yararı tartışması da yeniden gündeme taşındı.
Toroslar ilçesi Kayrakeşli Mahallesi Hacgediği mevkiinde planlanan taş ocağı için yapılan revizyonların ardından sürecin ilerlemesi de bölgedeki tepkileri artırdı. Projede, bazı koruma bantları ve mesafe düzenlemeleri yapıldığı ifade edilse de, etki alanında bulunan köyler nedeniyle endişelerin tam olarak giderilemediği görülüyor. Bölge sakinleri, resmi düzenlemelerin yeterli olup olmadığının şeffaf biçimde ortaya konulmasını istiyor.