Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil hücre kan kurtarma cihazını sağlık hizmetlerine kazandırdı. Ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyen ve yeniden hastaya verilmesini sağlayan cihaz, özellikle yoğun kan kaybı riski bulunan operasyonlarda önemli avantaj sağlayacak.
Travma, kardiyovasküler cerrahi, ortopedik ameliyatlar ve jinekolojik operasyonlar gibi kritik müdahalelerde kullanılacak cihaz sayesinde, hastaların bağışçı kanına olan ihtiyacının azaltılması amaçlanıyor.
“Hastanın kendi kanı yeniden kullanılabiliyor”
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın yüksek riskli ameliyatlarda büyük önem taşıdığını belirtti.
Birbiçer, kanamalı bölgede toplanan kanın steril bir sistemle filtrelendiğini ve hastaya tekrar verilebildiğini ifade ederek, yeni nesil teknolojinin önceki cihazlara göre daha nitelikli kan kazanımı sağladığını söyledi.
Pıhtılaşmaya da destek oluyor
Cihazın önemli farklarından birinin pıhtılaşmayı sağlayan trombosit hücrelerini de toplayabilmesi olduğunu belirten Birbiçer, bunun ameliyat sonrası kanama riskinin azaltılmasına katkı sunduğunu vurguladı.
Bu yöntemle fazla kan transfüzyonundan kaçınıldığını ifade eden Birbiçer, bağışçı kanına bağlı gelişebilecek bazı reaksiyonların ve komplikasyonların da azaltılabileceğini dile getirdi.
Yoğun bakım ve yatış süresi kısalabilir
Kan transfüzyonunun bazı riskler taşıdığına dikkat çeken Birbiçer, hastaya verilen bağışçı kanı miktarının azalmasının yoğun bakım ihtiyacını ve hastanede kalış süresini düşürebileceğini belirtti.
Cihazın acil vakalarda da zaman kazandırdığını ifade eden Birbiçer, kan temin edilene kadar hastanın kendi kanının yeniden kullanılabilmesinin kritik durumlarda hayati avantaj sağlayabileceğini söyledi.





