Mersin’de taşımacılık sektörünün bel kemiğini oluşturan şoför esnafı, artan maliyetler karşısında ayakta kalma savaşı veriyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenleyen DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, sahadan aldığı izlenimlerle nakliyecilerin içinde bulunduğu tabloyu gündeme taşıdı.

Mersin Nakliyeciler Sitesi’nde şoför esnafıyla bir araya geldiğini belirten Ekmen, özellikle küçük aile işletmelerinin çok ağır ekonomik baskı altında olduğunu söyledi. Nakliyeci denildiğinde büyük lojistik şirketlerinden çok, tüm birikimini bir kamyona ya da tıra yatırarak geçimini sağlamaya çalışan esnafın anlaşılması gerektiğini vurgulayan Ekmen, sektörün görünenden daha derin bir kriz yaşadığını ifade etti.

Şoför esnafının en büyük sıkıntılarının başında mazot, lastik ve yedek parça fiyatlarındaki sert artış geliyor. Bunun yanında yüksek geçiş ücretleri, trafik cezaları ve zorunlu belge maliyetleri de taşımacıların yükünü daha da artırıyor. Ekmen, birçok şoförün artık Bağ-Kur primini bile ödeyemediğini, gelir-gider dengesinin tamamen bozulduğunu ve bu nedenle iflas riskinin her geçen gün büyüdüğünü aktardı.

Nakliyecilerin taleplerinin de net olduğunu belirten Ekmen, trafik cezalarındaki dengesiz artışın gözden geçirilmesi, K belgesi ve psikoteknik gibi zorunlu evrakların harçlarında indirim yapılması ve en önemlisi kilometre ile tonaj başına taban fiyat uygulamasının getirilmesi gerektiğini söyledi. Bu taleplerin doğrudan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a iletilmesini istediklerini ifade etti.

Yaşanan sıkıntıların artık sessizce taşınamayacak noktaya geldiğini belirten Ekmen, Tarsus Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Duran Şen ile birlikte yapılan eylemin de bunun göstergesi olduğunu söyledi. Nakliye sektöründe özellikle küçük esnafın korunması gerektiğini dile getiren Ekmen, Mersin’de yaşanan bu tablonun aslında Türkiye genelindeki taşımacıların ortak sorunu haline geldiğine dikkat çekti.

Basın toplantısında yalnızca nakliyecilerin değil, Mersin’in farklı bölgelerinde yaşanan çevre ve tarım sorunlarının da gündeme geldiği görüldü. Ekmen, Tarsus’un Sanlıca bölgesinde planlanan çimento fabrikasına karşı yükselen itirazları hatırlatarak, verimli tarım arazilerinin sanayi baskısıyla daha fazla zarar görmemesi gerektiğini söyledi.

Mersin’de eğitim çalışanlarından özlük hakkı çağrısı: “Görmezden gelinemez”
Mersin’de eğitim çalışanlarından özlük hakkı çağrısı: “Görmezden gelinemez”
İçeriği Görüntüle

Yeşilovacık’ta planlanan maden atık depolama tesisine ilişkin çevresel kaygılara da değinen Ekmen, zeytinlikleri, orman dokusu, arıcılığı ve turizm potansiyeliyle öne çıkan bu bölgenin korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti. Konuya ilişkin verdiği soru önergesine yasal sürede yanıt verilmemesini de eleştirdi.

Tarım sektöründeki sorunlara da dikkat çeken Ekmen, geçtiğimiz yıl yaşanan don, kuraklık ve fırtına gibi afetlerin Mersinli üreticiyi ağır şekilde etkilediğini söyledi. Bu yıl yağışların artmasına rağmen su yönetimindeki eksiklikler ve aşırı hava olaylarının Silifke, Erdemli ve Tarsus’ta çok sayıda sera ile üretim alanını kullanılmaz hale getirdiğini belirtti.

TARSİM primlerinin yüksekliği nedeniyle pek çok çiftçinin sigorta yaptıramadığını ya da zararını karşılayamadığını dile getiren Ekmen, primlerin makul seviyeye çekilmesi ve sigorta dışında kalan üreticiler için yeni bir destek mekanizması kurulması gerektiğini savundu.