İnsanların gönüllü kapandıkları dünyalar ve zaman sömüren prangalarımız!
Sabah saatlerinden itibaren başlayıp geceye kadar devam eden yaşamımızın bir parçası haline gelen o küçük teknoloji harikası.
Hayatımızı bir çok yönden saniyeler içinde kolaylaştıran iletişimden tutunda, banka hesaplarımızda,
yolumuza yön vermede, evimizde oturduğumuz yerden yapabildiğimiz alışverişlerimizde ve öğrenmek amaçlı olan hemen
hemen her konuda yaşam alanlarımızın içinde olan telefonlarımız.
İnsanların, kolay ulasabildikleri alíşagelmişlikle birlikte dùşünme yetisini tembelleştirdiği ve bu kolaylığın da bir bedeli
olduğunu düşünüyorum.
Zaman sömüren ve hiç acımadan devam edilen bu yaşam biçimini sorgulamanın zamanı geldi hatta geçiyor bile. Bunun
suçlusu kim bizler mi yoksa bu alana bizi iten sebepler mi?
Özellikle Corona salgınından sonra insanlar arasında kör bir bağ oluşturmaya başlayıp devam etmekte olan bunun
devamında gelecek olan gençliğin de gömüldüğü dipsiz kuyuyu görmek ve önüne geçmek gerekiyor.
Yetişkinlerin örnek olması açısından daha çok iletişiim kurmayı amaçlayıp aktivetelere yönelmenin bir nebze de olsa örnek teşkil edeceğine inanıyorum.
Birbirimize sadece teknolojinin teknikleri ile değil insani duygularımız ile ulaşalım ki duygularımızı da tekniklere kaptırmayalım.
Konunun özetine gelince;
Bizi diğer canlılardan ayrı tutan özelliğimiz akıl ve düşünceyi geliştirme yerine hazırcılığa ve tụ̈keticilğe giden
Prangalarımız diye adlandırdığım telefonlar normal bir iletişim aracı olmaktan çıkıp, insanlığın duygularını, hislerinin bir çoğuna sahip oldu.
Bunu yine değiştirebilecek olan bizler kendimizi keşif yolculuğuna hazır mıyız?