Esnaftan köylüye, memurdan işçiye bir çok kesimin bir kurtarıcı beklediği süreçte yerel seçimlere girilmişti... Büyükşehir ile birlikte 3 merkez ilçeyle girilen seçimlerde, taban siyasi krizin tüm Türkiye’yi sarmasını unutmuş; bütün dikkatler Akdeniz Belediyesi’nde oldukça iddialı olan, o zamanki adı ile HADEP’in adayı Fazıl Türk’e çevrilmişti...



Öyle ya; Doğu’dan yoğun bir göç alan Akdeniz, bir ideoloji partisi olan HADEP’in batıda kazanacağı ilk ve tek yer olma özelliğini taşıyordu. Akdeniz’de yaşanan bu özellik, il sınırlarını aşmış, neredeyse Türkiye’nin bir çok yerinde konuşulmaya başlanmış ve kafalarda bir çok soru işaretini de beraberinde getirmişti. Bu gergin bekleyiş seçim sayımlarına da yansımış, bomba ihbarları ile sarsılmıştı Türkiye... 6 gün süren sayımların ardından artık Akdeniz Belediyesi’nin yeni Başkanı Fazıl Türk olmuştu. Akdeniz Belediyesi’nin o zamanki Başkanı Muzaffer Şahin, HADEP’e kaptırdığı belediyenin devir teslimini bile yapmamıştı.


Süreçle birlikte sislenen o atmosfer, kafalarda ’Şimdi ne olacak’ sorusunu ve korkusunu bırakmıştı. Elbette tüm bu önyargıların kırılması kolay olmadı. O dönemden bu yana, cevaplanmamış soruları, sürecin etkilerini birebir yaşayan Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk’e sorduk. Haberci Gazetesi’nden Meltem Ahatoğlu ile Fatin Rüştü Şahin’in ’dev röportajının’ ilk bölümünü bugün sizlerle paylaşıyoruz.


Meltem AHATOĞLU: İlk belediye başkanı seçildiğiniz dönemde, kentte bir takım ön yargılar vardı. ‘Gerginliğin artacağı’  algısı yayılmıştı. Fakat ilerleyen süreçte belediyecilik anlayışınız ve insani yaklaşımınızla bu önyargıları kırdığınıza dair bir kanı oluştu. O süreci siz nasıl yorumladınız, neler yaşadınız?

Fazıl TÜRK: Aslında ön yargıların bu kadar yoğun olacağını tahmin etmiyorduk. Personelden tutun da esnafa, yurttaşlara varıncaya kadar herkeste bir ön yargı vardı. Aslında meseleye bütüncül bakmak lazım. Bu ülkede yaşayan herkes bu ülkenin vatandaşıdır. Mersin’de yaşıyorsa, Mersin’in havasını teneffüs ediyorsa, Mersin’de kazanıyorsa herkes Mersin’lidir. Bizi aynı zeminde buluşturan değer ise insan olmamızdır. Partimiz, insanların din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın eşit hizmet almaya hakkı bulunduğu anlayışını benimser. Biz de bu anlayışla, ilk göreve geldiğimizde herkese eşit hizmet götürdük, eşit mesafeyle yaklaştık.Bu önyargıların kırılmasının ana etkeninin bu anlayış olduğunu düşünüyorum.Hatırlarsanız 1999’da biz seçildiğimizde, ANAP’lı belediye başkanı Muzaffer Şahin makamı teslim etmemişti. Sonra kendisini ziyaret ettim. Onun da ön yargılarının kırıldığını gördüm. İnsan odaklı hiçbir yaklaşımın geri çevrileceğini, ön yargı engeline takılacağını düşünmüyorum. Biz de bu sorunları böylelikle aştık. Göreve gelir gelmez halk günlerini başlattık. Hizmet binamız yetersizdi, hemen bir hizmet binası için kollarımızı sıvadık. Halkla birlikte, katılımcı bir anlayış sergiledik. İlk görev süremizi tamamladık. Ancak özellikle altını çizmeliyim ki, ben belediye başkanlığına adaylığımı koymadığım sonraki süreçte Mersin’de yürüyemez hale gelmiştim. Yurttaşların ilgisi öyle yoğundu ki, adım başı insan seliyle karşılaşıyordum. Bu da nereden nereye geldiğimizin en somut göstergesidir.

Fatin Rüştü ŞAHİN: Gün geldi MHP’li Toroslar Belediye Başkanı Mustafa Demirci ile kol kola girip halay çektiniz. Şehit cenazelerine katıldınız. Beş yıl boyunca Kürt, Türk, Arap demeden herkesin düğününe, cenazesine koştunuz. Siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin sevgisini kazanmanın sırrı bunlarda mıydı?

 
Fazıl TÜRK: Sır deyince, sizinle hiç unutmadığım bir anımı paylaşayım. İktidarı, muhalefeti, milletvekili, kent protokolü, hepsi bir açılıştalar. Ben de gittim. Herkes tek tek anons ediliyor, alkışlanıyor. Sonra beni anons ettiler. Salonda yer yerinden oynadı. O açılış beni çok duygulandıran, hiç unutmadığım bir etkinlik oldu. Milletvekilleri de, MHP’li belediyeler de, iktidar ve muhalefet partisinin temsilcileri de bana o gün aynı soruyu sordular. ‘Bunun sırrı nedir? Neden bu kadar çok seviliyorsun’ dediler. Çok duygulanmıştım. Ben inanıyorum ki, herkes niyetinin, hizmetinin karşılığını alır. Biz ‘insan sevgisi’ paydasında, ‘eşit hizmet, eşit mesafe’ temelinde yaklaşım sergiledik. Belediye başkanlığı yaptığım ilk dönemimde ana muhalefet ve muhalefet partili belediyeler onların sorunlarını çözmeyeceğimizi sandılar. Ben bu güne kadar belediyeye gelip bizden destek isteyen, hizmet isteyen hiçbir kişinin partisine, dinine, diline, ırkına bakmadım. MHP’lisi de, CHP’lisi de, AKP’lisi de benim için eşit mesafededir. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun ayrım yapmaksızın belediyemiz yetkileri çerçevesinde her yere, herkese hizmet götürdük.

Meltem AHATOĞLU: İlk döneminizde yapmak isteyip de yapamadığınız, bir proje ya da ‘Hayalim’ deyip de hayata geçiremediğiniz bir çalışma var mı?

Fazıl TÜRK: Çok dilli, çok kültürlü bir Kültür Merkezi projesini hayata geçirmek istedim. Ancak ilk dönemimizde kısmet olmadı. Bu dönemde yapmak istiyoruz. Mersin Türkiye’nin 81 ilinden göç alan bir kent. Yani 81 kentin sosyo kültürel yansıması var. Özünde Karadeniz’den tutun Trakya’ya, İç Anadolu’dan tutun Ege’ye, Marmara’dan Güneydoğu’ya ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne kadar, her esin kendini rahat ifade edebileceği, aynı zamanda Arabı Kürdü, Yörüğü, Ermenisi ve inanç anlamında aynı yansımanın olduğu bir merkez en büyük hayalimdir.


Meltem AHATOĞLU: 2009 seçimlerinde yeniden göreve geldiğinizde neler hissettiniz?

Fazıl TÜRK: Duygu yoğunluğu yaşadım. Aday olmadığım süreç içerisinde halkımızın ilgisi ve sevgisi beni çok mutlu etmişti, bu ilgi ve sevgi sandığa da yansıdı ki; halkımızın desteğiyle yeniden Akdeniz Belediyesi yönetimine getirildik. Benim için en büyük ödül bu sevgidir, bu destektir.

Fatin Rüştü ŞAHİN: Yeni dönemde nasıl bir Akdeniz buldunuz?

Fazıl TÜRK:  29 Mart 2009 yerel seçimleri sonrasında belediyeyi 40 milyon TL’yi aşan bir borçla devraldık. 8 belde belediyesinin Akdeniz İlçesi’ne bağlanmasıyla da belediyenin yüzölçümü, 2 bin 400 hektardan 22 bin hektara yükseldi. Bu kadar yükseliş hiç bir belediyede olmadı. Ayrıca kapanan belde belediyelerinin katılımı bakımından da en fazla belediye bağlanan ilçe bizim ilçemiz. Görev ve sorumluluk sahası 25 mahalleden 56 mahalleye çıktı. Elbette; yüzölçümü 10 kat artan belediyemize bağlanan; kapanarak mahalleye dönüşen beldeler mevcut borçları ve sorunlarıyla geldi. Ancak bütün bu sorunlar hizmet üretmemize engel olsa da; biz bunu ’engel’ olarak görmedik. Hizmet vermemiz noktasında bir engel olarak görmekten çok, mevcut tüm imkânlarımızı zorlayarak, katılımcı, demokratik, şeffaf ve adil bir yönetim anlayışının neleri başardığını göstermeyi amaçladık. Borcumuzu belirli bir program dahilinde ödüyoruz. Şu anda borçla bütçe eşit durumda.


Meltem AHATOĞLU: Akdeniz; turizm, ticaret, sanayi ve kültür-sanat potansiyeli ile Mersin’in en zengin ilçesi değil mi? Sanayi tesisleri Akdeniz’de, Liman Akdeniz’de, turizm tesisleri, oteller, tarım alanları, ticaret merkezleri... Bütün bu zenginliğe rağmen nasıl bu kadar ekonomik sıkıntı yaşıyorsunuz?

Fazıl TÜRK: Evet, Akdeniz gerçekten de çok zengin bir ilçedir. Ancak bu saydıklarınızın gelirleri Büyükşehir Belediyesi’ne gidiyor, Akdeniz’e değil. Ayrıca Akdeniz’de ciddi bir arsa sıkıntısı yaşanıyor. Akdeniz imara kapalı bir ilçe.  Toroslar arsa zengini, Mezitli imarla ilgili sıkıntıları aştı, Yenişehir’in de ciddi bir arsa potansiyeli var. Bizde yok. Toroslar’ın 4 bin dönüm arsası var, bizde 100 dönüm dahi yok.


Meltem AHATOĞLU: Akdeniz’in imara kapalı olması aynı zamanda yatırıma da kapalı olması anlamına gelmiyor mu? Yani yatırımcı, Akdeniz’de yatırım yapmak istediğinde,  gösterecek yeriniz yok mu şu anda?


Fazıl TÜRK: Ne yazık ki yok. İmar planlarının bir an önce hazırlanması gerekiyor. Hatırlarsanız, sadece Yenişehir ilçesinin planı hazırlanıp Büyükşehir Belediye Meclisine gelmiş, ancak tüm ilçelerin planlarının bir arada meclise gelmesi kararı alındığı için süreç uzamıştı. Biz de bekliyoruz. Ancak Mersin’in bu anlamda en az 2-3 yıl kaybettiğini söylemeliyim.


Fatin Rüştü ŞAHİN: Peki bu durumda Akdeniz’in ekonomisi nasıl planlanacak?


Fazıl TÜRK: Akdeniz’in ekonomisinin canlanması için turistik ve tarihi yerlerin restorasyonu, yeniden kazanımı önemli. Mersin’in kruvaziyer turizmindeki iddiasını ortaya koyduğu böyle bir dönemde biz de turizmden umutluyuz.


Meltem AHATOĞLU: Mersin’e kurulması planlanan lojistik ihtisas OSB ile ilgili seçilen 4 alternatif alanın dördünün de tarım arazisi olduğuna dair yer seçimi uzmanlarının onayına takılan bir süreç yaşandı. Gelinen nokta nedir? Akdeniz Belediyesi bu proje ile ilgili nerede duruyor?


Fazıl TÜRK: Ülkenin ve şehrin menfaatleri ne ise onu yapmak gerekir. Elbette tarım alanları can damarlarıdır. Tüm dünya tarıma dönüyor. Bunun için de bu alanları korumak lazım. Sadece belediyelerin değil, tüm insanların bu alanlara sahip çıkması gerekmektedir. Bakın İsrail bir karış toprak arıyor. Tarıma bu kadar önem veriyorlar. Bahsettiğiniz süreçte yer seçimiyle ilgili yaşanan sıkıntılar bize yansımadı. Şu anda çalışmaların devam ettiği, bakanlık nezdinde görüşmelerin sürdüğü bilgisine sahibiz. Tarım alanlarının korunması gerektiğinin bir kez daha altını çizerken, ülke ve şehrin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, onun yapılması gerektiğini de vurgulamakta yarar görüyorum.


Fatin Rüştü ŞAHİN: Kazanlı’ya kurulması planlanan ’Sülfürik asit tesisi’ ile ilgili tartışmalı geçen bir dönemi geride bıraktık. Bakanlık ÇED onayı vermedi. Sizin ve Kent Konseyinin karşı duruşu bu süreçte etkili oldu mu?


Fazıl TÜRK: Sülfürik asit tesisinin Kazanlı’ya kurulmasının önüne geçmek için elimizden geleni yaptık. Kurulmak istenen sülfürik asit tesisisin teknik ekibi bize geldiklerinde ‘Bölgeye, insana ve çevreye tehlike getiren ne varsa biz bu işte yokuz’ dedik. Halkın sağlığına olumsuz etki edecek her türlü tesisin karşısında olduğumuzu söyledik. Kazanı’da halkla birlikte toplantılar düzenledik, tepkimizi dile getirdik. Bizden istenen raporda da olumsuz görüş bildirdik. Tesisin yapılmamasında payımız varsa ne mutlu bize...


Meltem AHATOĞLU: Akdeniz Kent Konseyi’nin Kromsan’e bir ziyaret gerçekleştirdiği ve bu ziyaretin ardından Kromsan’ın atıklarla ilgili konsey üyelerini ikna ettiği iddia edildi. Bu iddialar gerçeği yansıtıyor mu? Akdeniz Kent Konseyi, Kromsan’ı ve atıklarını görmezden gelmek için ikna oldu mu?


Fazıl TÜRK: Akdeniz Kent Konseyi, belediyemizden bağımsız çalışan bir konseydir. Konseyi, diğer konseylerden ayıran en önemli özelliği belediyeden bağımsız olmasıdır. Bahsedilen ziyaret farklı yansıtılmıştır. Akdeniz Kent Konseyi, bütün fabrika ve tesisleri ziyaret eder, bilgi alır, inceleme yapar. Kromsan’a da bir ziyaret olmuş. Ben katılmadım. Kendilerine brifing verilmiş, diğer fabrika ve tesislerde olduğu gibi... Cam Sanayii’ne de gidip, orada da incelemeler yapıldı. Ancak hiç bir konsey üyesinin ’Kromsan hakkında ikna oldum’ gibi bir şey söylediğini işitmedim.


Fatin Rüştü ŞAHİN: En önemli projeleriniz neler?


Fazıl TÜRK: Sosyal projelerimize çok önem veriyoruz. Eğitim ve meslek edindirme projelerimiz en önemsediğim konuların başında geliyor. Şu anda 500 ihtiyaç sahibi kişiye yönelik eğitim çalışmamız var. Van’dan gelen depremzede öğrenciler için 50 sınıf açtık. 41 çocuğu da özel dershanelere ücretsiz yerleştirdik. İlköğretime hazırlık olarak 240 çocuğa eğitim veriyoruz. Üniversite hayali kuran gençlere eğitimde fırsat eşitliği yaratmayı amaçladık. Geçen dönem 96 öğrencimiz üniversite sınavını kazanarak hayallerine ulaştılar. Sosyal belediyecilik anlayışı gereği, işsizliğe karşı meslek kursları açarak, yüzlerce kişinin meslek sahibi olmasını, böylece aile bütçelerine katkı sunmalarını sağladık. Kadın dayanışma evleri gibi sosyal yapılarla kadın ve gençlerin yanında olduk. Çocuk şenliklerimiz, sanat kurslarımız devam edecek. Kadın Merkezi’nde de önemli çalışmalar yapıldı. İştar Kadın Danışmanlık Merkezi’nde bir yıllık çalışmalar sonucunda bin 500’ün üzerinde kadın ve 307 çocuğa ücretsiz hizmet verildi. Mersin’e göç eden Vanlı ailelere, özellikle de küçük çocuklara yönelik bir dizi etkinlik başlattık. Akdeniz Belediyesi’nin de bileşeni olduğu ve Mersin’e göçle gelen, dezavantajlı durumda olan 90 gence aşçılık ve servis hizmetleri kursu verilerek turizm sektörüne kazandırmayı amaçlayan 170 bin lira bütçeli ‘Turizmde Hedef 2013 Projesi’ni çok önemsiyoruz. Tarsus-Kazanlı Turizm Yatırım Projesi’nin hayata geçmesiyle çok sayıda aşçı ve servis elemanı ihtiyacı doğacağını düşünüyoruz. Bu proje sayesinde yetişecek insanlar evlerine, çocuklarına ekmek götürebileceklerdir. Ayrıca 7 farklı hizmet binasının 7 odası, çiftçilere eğitim verecek ziraat mühendisi ve veterinerlere ofis olarak tahsis edildi. Kentte faaliyet yürüten meslek örgütleri, üreticiler ve halk yararına hizmet veren kamu ve sivil toplum örgütlerine yönelik mekân tahsislerine yenilerini eklemeyi sürdüreceğiz.


Meltem AHATOĞLU: Akdeniz Belediyesi’nin de proje ortağı olduğu ‘Mersin tarihe gülümsüyor’ projesinde siz neler yapacaksınız?


Fazıl TÜRK: Mersin Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kentsel Tasarım Projesi, Akdeniz İlçe sınırları içerisinde yapılacak. Mersin Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı imar planı kapsamında, yaklaşık 40 hektarlık alanda yapılacak olan Kentsel Tasarım Projesi ile İstasyondan Kültür Merkezine kadar olan alanın mevzii koruma imar plan tadilatı çalışmalarını Akdeniz Belediyesi olarak biz yürüteceğiz. Ancak söz konusu kentsel tasarım projesinin toplam maliyetinin, belediyemiz tarafından karşılanması mümkün değildir. Bu nedenle, Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmeliğin 7. Maddesi çerçevesinde İl Özel İdaresi ile ortaklaşa yapılmasını talep ettik. Katkı payı talebimizin onaylanması halinde, kalan miktarı belediyemiz bütçesinden karşılayacağız.


Fatin Rüştü ŞAHİN: Tarihi Mersin evleri ile ilgili restorasyon çalışmaları ne aşamada?


Fazıl TÜRK: Belediyemiz tarafından kamulaştırılan tarihi Mersin evlerinin restorasyonu tamamlanmıştır. Ayrıca, tarihi Hadra Hamamı’nın restorasyon projesinde son aşamaya gelindi. Ancak belediye mali olanaklarıyla sayıları 200’ü bulan eski Mersin evini kamulaştırmamız mümkün değildir. Belediyemiz sınırları içerisinde özel mülkiyet olan tarihi Mersin evlerinin restorasyonu sürecinde de bina sahiplerine proje ve teknik konularda destek vermeye devam ediyoruz.


Meltem AHATOĞLU: Akdeniz Oyunları, Mersin’de neleri değiştirecek?


Fazıl TÜRK: Akdeniz Oyunları Mersin için bir büyük kazançtır. Mersin’e ciddi artıları olacaktır. Tesislerin yapımı ile birlikte ekonomi, spor ve turizm aktiviteleri de hızlanacaktır. Oyunlar kapsamında Akdeniz ilçesine herhangi bir tesis yapılmasını ön görmediler. Bizim belediyemiz bünyesinde gösterebileceğimiz bir yer yok ama Hazine’nin yeri var. En azından yüzme havuzu, spor sahası yapılsın istedik ama tesis planlamasında Akdeniz’e yer verilmedi. Fakat biz Akdeniz Belediyesi olarak Akdeniz Oyunları’nın layıkıyla kentimizde yapılması için elimizden ne geliyorsa yapacak, her türlü desteği vereceğiz.