Mersin’in Tarsus ilçesine bağlı Günyurdu Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan Tuz Madeni Çözelti İşletmeciliği Projesi, Tarsus Belediye Meclisi’nde gündemin önemli başlıklarından biri oldu.
Kıvanç Maden AŞ tarafından planlanan ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde olumlu karar verilen projeyle ilgili meclis üyeleri, özellikle bölgedeki tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki olası etkilerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini savundu.
Günyurdu’nda vatandaşların endişesi gündeme geldi
CHP’li Meclis Üyesi Hüseyin Ak, proje kapsamında yaklaşık 1800 dekarlık bir alanın etkilenmesinin öngörüldüğünü belirterek Günyurdu Mahallesi’ndeki vatandaşların projeye ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Bölge halkıyla yaptığı görüşmelerden söz eden Ak, vatandaşların su kaynaklarını ve tarım arazilerini kaybetme endişesi taşıdığını söyledi.
Narenciye ve sert çekirdekli meyve üretiminin bölgede önemli bir geçim kaynağı olduğunu belirten Ak, olası çevresel etkilerin yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmayabileceğine dikkat çekti.
Başkan Boltaç: “Bize görüş sorulmadı”
Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç da projenin belediye sınırları içerisinde bulunmasına rağmen süreçte belediyenin görüşünün alınmadığını ifade etti.
Proje hakkında kendilerine herhangi bir görüş sunulmadığını belirten Boltaç, konunun doğrudan bakanlık onayıyla ilerlediğini söyledi.
Boltaç, belediye olarak projeyi araştıracaklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını belirterek özellikle madenin ihtiyaç duyacağı su miktarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Projenin 71 yıl boyunca faaliyet göstermesinin öngörüldüğünü hatırlatan Boltaç, bu kadar uzun bir işletme döneminin bölge üzerindeki çevresel etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Başkan Boltaç, bölgede yaşayan vatandaşların ve yerel yönetimin karar süreçlerinde dikkate alınmasının önemine işaret etti.
“İtirazımız madenciliğe değil”
CHP’li Meclis Üyesi Şerif Durmaz ise tartışmanın yalnızca bir maden projesine karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Günyurdu’nun yaklaşık 2 bin 400 kişinin yaşadığı ve ekonomisinin büyük ölçüde tarım ile narenciye üretimine dayandığını belirten Durmaz, projede 71 yıllık işletme süresi ve 120 kuyu açılmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Durmaz, itirazlarının madenciliğin kendisine yönelik olmadığını belirterek projenin bilimsel veriler, kamu yararı ve ekolojik dengeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Su kullanımı tartışmanın merkezinde
Meclis toplantısında projenin su ihtiyacına ilişkin rakamlar da gündeme geldi.
Durmaz’ın aktardığı proje dosyasındaki verilere göre işletmede günlük yaklaşık 5 bin 376 metreküp yeraltı suyu kullanılması öngörülüyor. Bu miktarın yıllık yaklaşık 2 milyon metreküp su kullanımına karşılık geldiği belirtildi.
Durmaz, proje için saniyede yaklaşık 60 litre su ihtiyacı öngörülürken bölgedeki güvenli yeraltı suyu çekim kapasitesinin saniyede yaklaşık 25 litre olarak değerlendirildiğini savundu.
Bu rakamlar üzerinden bölgedeki tarımsal üretimin geleceğine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirten Durmaz, uzun yıllar boyunca gerçekleştirilecek su çekiminin çiftçilerin kuyuları ve narenciye bahçeleri üzerindeki etkisinin bilimsel olarak ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Tuzlanma ve çökme riski gündemde
Projenin yalnızca su kullanımı açısından değil, olası tuzlanma ve yeraltında meydana gelebilecek boşluklar bakımından da değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Durmaz, yüksek yoğunluktaki tuzlu suyun taşınacağı hatlarda meydana gelebilecek olası sızıntıların tarım arazileri açısından risk oluşturabileceğini savundu.
Ayrıca 120 kuyu açılmasıyla yer altında oluşabilecek boşlukların çökme ve göçme gibi risklere yol açıp açmayacağının bilimsel çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini belirtti.
18 kişilik istihdam tartışması
Projeyle sağlanması öngörülen istihdam da mecliste tartışılan başlıklardan biri oldu.
Durmaz, işletme döneminde yaklaşık 18 kişilik istihdam öngörüldüğünü belirterek ekonomik katkının çevresel risklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Projenin ekonomik getirisi ile bölgedeki su, tarım ve yaşam alanlarının korunması arasında sağlıklı bir denge kurulması gerektiğini savunan Durmaz, Günyurdu halkının karar sürecinin dışında bırakılmaması çağrısında bulundu.
“Günyurdu halkı sürecin öznesi olmalı”
ÇED dosyasında farklı kamu kurumlarının görüşlerinin bulunduğuna dikkat çekilirken, bu görüşlerin projenin bütün yönleriyle koşulsuz biçimde onaylandığı anlamına gelmediği yönünde değerlendirmeler de yapıldı.
Durmaz, özellikle tarım dışı kullanım izni ve su tahsisi gibi süreçlerin durumunun kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Projenin geleceğiyle ilgili en önemli unsurlardan birinin bölge halkının görüşlerinin alınması olduğunu belirten Durmaz, Günyurdu’nda yaşayan vatandaşların sürecin dışında tutulmaması gerektiğini söyledi.
Tarsus Belediye Meclisi’nde yapılan değerlendirmelerle birlikte Günyurdu’ndaki tuz madeni projesi; su kaynakları, tarımsal üretim, çevresel etkiler, istihdam ve bölge halkının sürece katılımı başlıkları üzerinden tartışılmaya devam edecek.




