Mersin, kıyı kentlerinin geleceğini şekillendirecek önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye Belediyeler Birliği ile Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı”, yalnızca çevre ve kıyı planlamasını değil, Türkiye’nin geleceğine dair kritik başlıkları da gündeme taşıdı.

“Ülkenin Kıyısından Yönetimin Odağına” mottosuyla gerçekleştirilen çalıştayda, kıyı kentlerinin karşı karşıya olduğu temel sorunlar ve çözüm arayışları masaya yatırıldı. Deniz ve kıyı ilişkisi, atık su yönetimi, liman ve marina faaliyetleri, sulak alanlar, kıyı planlaması, altyapı ve çevre yönetimi gibi birçok başlık, alanında uzman isimlerin katılımıyla değerlendirildi.

Mersin Mezitli'ye 38 Bin Metrekarelik Kent Meydanı! Çalışmalar Sürüyor
Mersin Mezitli'ye 38 Bin Metrekarelik Kent Meydanı! Çalışmalar Sürüyor
İçeriği Görüntüle

Toplantıda konuşan Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kıyı kentlerinin yalnızca coğrafi birer bölge olmadığını, aynı zamanda medeniyetlerin, ticaretin, kültürlerin ve toplumların buluşma alanı olduğunu söyledi. Kıyı bölgelerinin ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan taşıdığı öneme dikkat çeken Seçer, bu alanların aynı zamanda en kırılgan ekosistemlerden biri olduğunu vurguladı.

Türkiye’de kıyı belediyelerinin sayısına ve bu bölgelerde yaşayan nüfusa dikkat çeken Seçer, kıyı kentlerinin ülke geleceği açısından belirleyici bir yerde durduğunu ifade etti. Kıyı alanlarının, turizmden lojistiğe, balıkçılıktan sanayiye kadar çok sayıda ekonomik faaliyeti aynı anda taşıdığına işaret eden Seçer, bu yoğunluğun zaman zaman çevresel baskı ve planlama sorunlarını da beraberinde getirdiğini söyledi.

Mersin’in bu çok katmanlı yapının en net örneklerinden biri olduğunu dile getiren Seçer, kentin liman faaliyetleri, enerji yatırımları, turizm potansiyeli ve güçlü lojistik yapısıyla öne çıktığını belirtti. Türkiye’de lojistik filosu güçlü iki ilden birinin Mersin olduğunu vurgulayan Seçer, kıyı kentlerinin yalnızca bugünün değil, geleceğin stratejik merkezleri arasında yer aldığını dile getirdi.

Çalıştayda iklim değişikliğinin kıyı kentleri üzerindeki etkileri de önemli bir başlık olarak öne çıktı. Deniz seviyesindeki değişim, kıyı erozyonu, aşırı hava olayları, sel ve olası tsunami risklerine dikkat çeken Seçer, Mersin’in coğrafi yapısı nedeniyle bu tehditleri doğrudan hisseden kentlerden biri olduğunu söyledi.

Seçer, kıyı yönetiminin sadece teknik bir mesele olarak görülemeyeceğini, bunun şehir planlaması, ekonomik kalkınma, afet yönetimi ve sosyal adaletle doğrudan bağlantılı stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Bu nedenle Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan Kıyı Kentleri Komisyonu’nun ilk toplantısının Mersin’den başlamasını da önemli bir adım olarak değerlendirdi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kıyılarla ilgili yürüttüğü projelere de değinen Seçer, 321 kilometrelik sahil şeridinde çevresel koruma, afet direnci, deniz kirliliğinin azaltılması ve iklim uyumu konularında uluslararası iş birlikleriyle çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Elektronik Gemi Denetleme Sistemi’ni kullanan iki belediyeden biri olduklarını hatırlatan Seçer, kıyıların korunmasında teknolojik denetimin caydırıcı gücüne dikkat çekti.

Çalıştayda söz alan Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Suat Yıldız da kıyı alanlarının korunmasının yalnızca çevresel değil, kültürel ve toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti. Türkiye’nin kıyı zenginliğinin kent kimliklerine büyük katkı sunduğunu ifade eden Yıldız, bu alanların doğru planlanması ve gelecek kuşaklara sağlıklı biçimde aktarılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.

Mersin’de ilk adımı atılan çalıştayın, bundan sonraki süreçte Ege ve Marmara bölgelerinde yapılacak toplantılarla genişletilmesi ve sonunda kıyı kentleri için yerel yönetim perspektifini ortaya koyan kapsamlı bir politika belgesine dönüştürülmesi hedefleniyor.